Çocuğa işkencede polislerin bırakılma gerekçesi şaşırttı... Mahkeme: Polisler Urfalı, Kürtlere küfrettirmeleri olağan hayata aykırı

Polis tarafından kaçırılarak işkence edilen 14 yaşındaki Y.D.'nin davasında üç polis hakkındaki tahliye kararında Şanlıurfalı olmaları dolayısıyla Kürt oldukları, Kürtlere küfretmeyecekleri gerekçe gösterildi.

Çocuğa işkencede polislerin bırakılma gerekçesi şaşırttı... Mahkeme: Polisler Urfalı, Kürtlere küfrettirmeleri olağan hayata aykırı

Diyarbakır'ın Lice ilçesinde 22 Mart akşamı bir arkadaşıyla evine dönerken polis tarafından kaçırılarak işkence edilen 14 yaşındaki Y.D.'nin davasında üç polis hakkında tahliye kararı verildi.

Tahliye kararındaki gerekçe ise tüm sanık polislerin Şanlıurfa doğumlu olması sebebiyle Kürt olması ve “çocuğu Kürtlere küfrettirmeye zorlamış olmalarının hayatın olağan akışına aykırı olması” gösterildi.

İŞKENCE SUÇUNUN UNSURLARI OLUŞMAMIŞ…

14 yaşındaki Y.D.'nin davasında ilk etapta 'Kasten Silahla ve Kamu Görevlisinin Sahip Olduğu Nüfus Kötüye Kullanılmak Suretiyle Yaralama' ve aynı suçun çocuğa karşı cebir kullanarak hürriyeti yoksun kılma suçlarından beş polis de mahkemeye sevk edilmişti.

Polislerin üçü tutuklanmış, ikisi ise adli kontrol talebi ile serbest bırakılmıştı. Lice Asliye Ceza Mahkemesi, 14 yaşındaki çocuğa yönelik fiillerini İşkence Suçu” kapsamında olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilen tutuklu polislerin itirazı üzerine, Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesi işkence suçunun unsurları oluşmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararını kaldırdığı gibi tutuklu üç polis memurunun oy çokluğuyla tahliyesine karar verdi.

Gerçek Gündem’e konuşan Avukat Ramazan Karaalp, ”H. Ç. ve A. U. tüm suçlar yönünden serbest bırakılmış ve adli kontrol uygulanmıştı. Geriye kalan üç polis ise sadece kasten yaralama ve nüfusu kötüye kullanmakla suretiyle yaralama suçundan tutuklanmıştı. Beş polis de görevinden uzaklaştırılmıştı” dedi.

Üç polisin de diğer suçlar yönünden serbest bırakılmasına karar verildi. Polislerin, “Hürriyeti yoksun kılma” suçundan serbest bırakılma kararında gerekçe ise hepsinin Şanlıurfa doğumlu olması sebebiyle Kürt asıllı olması ve bu sebeple Kürtlere hakaret ettirmeyecekleri gösterildi.

MAHKEME: 'POLİSLER KÜRT, TANIK BEYANLARI İNANDIRICI DEĞİL'

Kararda tüm polisler için aynı ifadeler yer aldı:

“… şüphelinin Şanlıurfa doğumlu olması ve kendi beyanına göre Kürt asıllı olduğunu beyan etmesi yine mağdurun beyanlarında geçirdiği gibi şüphelinin Kürtler'e küfredilmesine zorlamış olmasının hayatın olağan akışına uygun olmaması hususları ile birlikte değerlendirildiğinde mağdur ve tanık beyanlarının inandırıcılığı Hakimliğimiz nazarında azalmakla beraber bu atılı suç yönünden herhangi bir toplumsal olayda polis ekiplerinin toplumsal olaya katılan şahısları araçlarına bindirmek suretiyle haklarında işlem yapmaları hayatın olağan akışına daha uygun olduğundan şüphelinin ilk etapta hürriyeti tahdit kastinin bulunmadığı fakat hakkında işlem yapmak için araca bindirilen herhangi bir şahıs hakkında işlem yapmaksızın serbest bırakılmasının Türk Ceza Kanununa başkaca suçu oluşturma ihtimalini bulundurduğu bu sebeple atılı suç yönünden suçun vasıf ve mahiyetinin şüpheli lehine değişme durumunun bulunması sebebiyle şüpheliye atılı "Silahla, Birden Fazla Kişi tarafından birlikte, Kamu Görevini Sağladığı Nüfus Kötüye Kullanılmak Suretiyle Cebren Çocuğa Karşı Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kalma" suçu yönünden tutuklama talebinin REDDİNE, Şüphelinin diğer suçtan tutuklanması sebebiyle bu suç yönünden verilebilecek adli kontrol kararından hukuki yarar sağlanamayacağı sebebiyle…”

Avukat Karaalp, bu durumu skandal olarak değerlendirdi ve polislerin yargılandığı ilk mahkemede de iki polis sanık için bu gerekçenin kullanıldığını hatırlattı:

“Lice Sulh Ceza Mahkemesi’nde çıktıkları mahkemede ilk dosya açıldığı zaman bu iki sanığın serbest bırakılması hususunda sanıklardan biri için hâkimin gerekçesi aynı olmuştu. Şahsın beyanına göre Urfalı olduğu, Urfalı olduğundan ötürü Kürt asıllı olduğu ve bu sebeple Kürtlere küfretmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğundan tahliyesine diye bir karar verilmişti. Şimdi diğer polislerde de bu gerekçe kullanıldı.”

‘SABAHA KADAR GENÇLİĞE HİTABE’Yİ EZBERLEYECEKSİN’

Avukat Ramazan Karaalp, 22 Mart akşamı polisler tarafından çocuğa yapılan işkenceyi şu sözlerle anlattı:

“Newroz ateşi yakan gençlerin yakınlarında olan müvekkilimi zorla yerde sürükleyerek araca bindiriyorlar. İki görgü tanığımız devlet memuru olmak istiyoruz diyerek tanıklık yapmayı reddettiler. Polisler, çocuğu araca aldıktan sonra araç içerisinde silah kabzası ile vuruyorlar. Bu bahsettiğim uzun namlulu silahlar. Araç içinde önce plastik kelepçe ile ellerini bağlıyorlar. Sonra çöplük gibi bir yerde indirip, dövmeye devam ediyorlar. ‘Kürtlere küfür edeceksin, Türkleri öveceksin’ gibi söylemlerde bulunuyorlar. Çocuk, Kürtlere küfür etmediği için tekrar saldırıyorlar. El ve ayaklarını bağlayıp, sabaha kadar İstiklal Marşı’nı, Gençliğe Hitabeyi ezberleyeceksin yoksa sabah gelir burada kafana sıkarız diyorlar. Tshirtünün arkasına bir şey bırakıyorlar, çocuğa bunun takip cihazı olduğunu söylüyorlar, birine anlatırsan, gelir seni bulur, aileni de öldürürüz tarzında müvekkili tenha yerde bırakıp, olay yerinden uzaklaşıyorlar. Şans eseri oradan geçmekte olan bir çoban kardeşimiz çocuğu buluyor. Ailesini de tanıdığı için çocuğu sırtlayıp, hastaneye götürüyor. Ayrıca müvekkilimin telefonu da alıyorlar. Oradan dolayı nitelikli yağma suçu da söz konusu.”

‘BEYAZ TOROsLAR GÜN YÜZÜNE ÇIKSIN İSTİYORSUNUZ’

Avukat Karaalp, çocuğun babasının hastaneye gittikten sonra polislerin kendisine “Siz istiyorsunuz, beyaz Toroslar gün yüzüne çıksın” dediğini aktardı.

Karaalp, son olarak “Lice Asliye Ceza Mahkemesi’ni takdir etmek gerekir. Dosya kendilerine geldikten ilk hafta sonra görevsizlik kararı verdi. Bu olayda nitelikli yağma ve işkence suçu vardır dedi. Ancak buna karşın sanıkların avukatları itirazda bulundu. Dosya, Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne geldi. Mahkeme anlamadığımız bir şekilde görevsizlik kararını yerinde bulmayıp, kararı kaldırdı. Tekrar dosyayı Lice’ye gönderdi” ifadelerini kullandı.

NE OLMUŞTU?

Newroz günü 14 yaşındaki çocuğun hukuk dışı alıkonulmak suretiyle işkence edilmesine dair, Lice Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 3’ü tutuklu 5 polis memuru hakkında yürütülen soruşturma neticesinde “Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçu” kapsamında iddianame hazırlanmıştı.

Üç polis memuru tutuklanmış, iki polis ise adli kontrolle serbest bırakılmıştı.

Kaynak: Gerçek Gündem

Etiketler
Diyarbakır Nevruz İşkence Mahkeme Polis Kürt