İstanbul Beyoğlu ilçesi Okmeydanı Fetihtepe Mahallesi’nde yürütülen kentsel dönüşüm zorbalığı kapsamında elektrik, su, doğalgazın kesilmesine sebep olan tahliye, yıkım ve altyapı hizmetlerinin kesilmesi kararının iptali için açılan 130 dosyanın bulunduğu davaların ilki dün (28 Haziran) görüldü.

BirGün'den Umut Can Fırtına'nın haberine göre, İstanbul 6’ncı Bölge İdare Mahkemesi’nde AKP’li Beyoğlu Belediyesi’ne karşı açılan davalar kapsamında Fetihtepe Mahallesi sakinlerinden Züleyha Çek ve Huri Yıldırım’ın dosyalarının görüldüğü duruşmada, davacılar ile avukatları Onur Cingil hazır bulundu. Belediye’nin mahkeme heyeti tarafların iddialarını ve taleplerini dinledi.

''KARŞI TARAFIN İDDİALARINI ÇÜRÜTTÜK''

Avukat Onur Cingil, duruşmada karşı tarafın iddialarını çürüttüklerini belirtti. AKP’li Belediye’nin Fetihtepe’de uygulananların riskli alan olduğundan dolayı meşru gördüğünü ifade eden Cingil şu ifadeleri kullandı:

"Biz de kanunda silsileyle yani ardı ardına devam eden birtakım işlemler yapmadan bunu yapamayacaklarını söyledik. Örneğin bir proje sunumu, bir teklif, bir sözleşme, 3’te 2 çoğunluğun elde edilmesi, imar planlarının yapılması ve bir projenin ortaya konulması. Bundan sonraki işlemlerde hala hak sahipleri katılmıyorsa pay satışına gidilebilir ya da kanundaki madde çerçevesinde hazine tapusuna el koyabilir. Ama bu işlemlerin hiçbiri geçilmeden, içerde insanlar yaşarken elektrik, su, doğalgazın kesilmesi, bunun tek bir anlamının olduğunu, açık kanuna, hukuka aykırı olduğunu belirttik. Bu hiçbir şeyin belli olmadığı bir süreçte insanları tahliyeye zorlamak ve belediye ve bakanlığın dayattığı şartlara imza atmayı zorlamak."

BELEDİYEDEN İTİRAF

AKP’li Beyoğlu Belediyesi tarafından iki ‘itiraf’ geldiğine dikkat çeken Cingil, yapılan hukuksuzlukları kanıtladıklarının altını çizdi.

Cingil , “Birincisi Belediye bu dava açtığımız kararın bir idari karar değil, bir bildirim olduğunu, dolayısıyla buna dava açılamayacağını ve bu sebeple davanın usulden reddedilmesi gerektiğini söyledi. Ben de kendilerine yanlış duyup duymadığımı sordum. ‘Bu bir idari karar değil mi?’ diye sorduğumuzda idari karar olmadığını söylediler tekrar. Biz de ‘Bu bir idari karar değilse, bu bir bildirimse elektrik, su, doğalgazı neye istinaden kestiniz?’ diye sorduk. Ortada kararsız ve hukuksuz yapılan bir elektrik, su, doğalgaz kesme işlemi var. Bu sorduklarımıza da hiçbir cevapları olmadı. Dava açtığımız ve daha önemlisi elektrik, su, doğalgaz kesilmesi için kullandıkları evrakın aslında bir bildirim olduğunu, bir karar olmadığını, buradan da hareketle enerjinin kesilmesinin hukuksuz olduğunu öğrendik” diye konuştu.

ORTADA DÖNÜŞÜM YOKMUŞ

Cingil ikinci itirafı ise şöyle aktardı: “Belediye 3’te 2 çoğunluğun uygulama yapılan yerlerde arandığı, burada bir uygulama yapılmadığı, bir kentsel dönüşüm projesinin olmadığı ve burada tek yapılan işlemin riskli alan kararı çerçevesinde can ve mal güvenliğinin sağlanması olduğunu söyledi. Ben de tekrar sordum: ‘Burada bir uygulama yoksa bu yaptığınız işlemler neden? Bir şey inşa edilmeyecekse bir şeyi neden yıkıyorsunuz?’ Dolayısıyla herhangi bir dönüşüm yapılmayacağını, bununla ilgili bir uygulama olmadığını da öğrendik.”

Dosyası görülen davacılardan Züleyha Çek’in binasında iskân ruhsatı olduğunu belirten Cingil, binanın sürekli söylenen ‘Burası çürüktür’ söylemine uymadığını ifade ederek “Mahkeme heyetine buradaki binaların düşündükleri gibi gecekondu mahallesi olmadığını söyledik. Burası mühendislik hizmeti almış apartmanların olduğu bir yer. Davacı olarak Züleyha Hanım’ın söylediği çok çarpıcı bir şey vardı. ‘Deprem Beyoğlu Belediyesi kadar bana zarar vermedi, veremez’ dedi. İşin özeti de bu aslında” dedi.

Cingil plansız, projesiz, sözleşmesiz, çoğunluksuz, teklifsiz bir şeyin kabul edilemeyeceğini söyleyerek davamızın kabulünü talep ettiklerini belirtti ve ileriki davalarda savunmalarına devam edeceklerinin altını çizdi.