GERÇEK GÜNDEM

Anadolu Kültür Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kavala, çArşı davasıyla birleştirilerek üçüncü kez açılan Gezi Parkı eylemleri davasının üçüncü duruşması için bugün hakim karşısına çıkacak.

1539 gündür tutuklu olan Kavala, ‘casusluk’, çArşı ve Gezi davalarının birleştirilmesiyle oluşturulan ‘torba dava’da en son 26 Kasım’da hakim karşısına çıkmış ve tutukluluk halinin devamına karar verilmişti.

Son olarak Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Kavala’yla ilgili Türkiye’den savunma istemişti. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) ihlal kararına rağmen hâlâ tutuklu olan Osman Kavala davası nedeniyle Türkiye’ye karşı ihlal prosedürünün başlatılmasını talep eden Komite, Türkiye’den 19 Ocak’a kadar görüş bekliyor.

Onunla birlikte yargılanan kişiler ve avukatları, Kavala'nın bugünkü duruşmada serbest bırakılması gerektiğini düşünüyor.

CAN ATALAY: AKP SEÇKİNLERİ İKİ ŞEYİ AYNI ANDA HEDEFLİYOR

Tutuksuz sanıklardan biri olan Taksim Dayanışma üyesi avukat Can Atalay da duruşma kapsamında savunma yapacak. 

Dün Amerika'nın Sesi'ne konuşan Atalay, "Bu davayla AKP seçkinleri iki şeyi aynı anda hedefliyor" görüşünü dile getirdi. Ardından şunları kaydetti:

"Birincisi başa çıkamadıkları Gezi direnişini hem tarihsel olarak kriminalize etmek bunu yaparken bugün ve gelecek kuşaklar için sokakta itiraz etmeyi suçmuş gibi göstermek istiyorlar. İkincisi de yine AKP seçkinleri özellikle Osman Kavala üzerinden tıpkı geçmiş dönemdeki Fetullahçılar gibi kendi ritmlerine uymayan herkesi belki de ‘dosya düşmana ibret olması’ beklentisiyle cezalandırma işiyle meşguller.

'KAVALA'NIN TUTUKLULUĞU DEVAM ETTİRİLEMEZ'

İlginçtir dava dosyasına Kavala ile ilgili 15 Temmuz iddianamesi de girdi. Siyasi hayatları boyunca emperyalizme derli toplu itiraz edemeyenlerin ya da ‘üst akıl’ deyip emperyalizm diyemeyenlerin hele de Gezi direnişi üzerinden bu ülkenin anti emperyalist geleneğine ve soluna herhangi bir şey söylemeleri kabul edilemez. Kaldı ki 15 Temmuz’un siyasi ayağı ile ilgili hiçbir şey yapılmazken, hiçbir akla yakın delil benim görebildiğim kadarıyla ortaya konmamışken Kavala’nın tutukluğu devam ettirilemez, bu açık."

OSMAN KAVALA: AVRUPA KONSEYİ'NİN YAPTIRIMINDAN BEN UTANIRIM

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, dün Osman Kavala’yı Silivri Cezaevi’nde ziyaret etti ve iş insanının söylediklerini kamuoyu ile paylaştı. 

Buna göre Avrupa Konseyi’nin yaptırım uygulaması halinde bu durumun Türkiye açısından çok vahim olacağını belirten Kavala, "Türkiye’nin kurucusu olduğu bir konsey tarafından cezalandırılmasından ben utanırım. Yaptırım kararından memnun olmam. Bu duruma getirmemeleri lazım. Bu konuyla ilgili Erdoğan ile Çavuşoğlu’nun basına yansıyan yaklaşımları arasında fark var. Avrupa Konseyi’nin yaptırımları dış müdahale olarak yorumlanamaz. Türkiye’nin kurucusu olduğu bir konseyin müdahalesi olarak bakmak lazım” ifadesini kullandı.

‘DIŞ GÜÇ OLARAK BİN BEN KALDIM’

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı işaret ederek, “Amerika’ya, Rusya’ya, Almanya’ya, Fransa’ya bir şey söyleyemiyor. Elde kala kala dış güç olarak bir ben kaldım, bir de Soros kaldı” diyen Kavala sözlerini şöyle sürdürdü:

“Benimle de Sorosla da araları çok iyiydi. Bir hukuk devletinde bir davanın sanığı hakkında ülkeyi yönetenler en az 10 kez olumsuz beyanda bulunamaz. Bu süreçten, mahkemenin etkilenmeyeceği nasıl beklenebilir.”

TUTUKLULUK SÜRECİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Gezi eylemlerinden itibaren ‘Türkiye’nin Soros’u’ diye hedef gösterdiği Kavala, 17 Ekim 2017’de Gaziantep’te gözaltına alınıp İstanbul’a götürüldü.

Gözaltı gerekçesi ilk zamanlarda öğrenilemedi. Soruşturmanın gizli olduğu söylendi.

Kavala, 1 Kasım’da tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderildi. Tutuklamaya iki gerekçe gösterildi: Gezi eylemleri bağlamında ‘hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs’ ve 15 Temmuz darbe girişimi bağlamında ‘anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs.’

İddianame sürecinde dosya ikiye ayrıldı.

Gezi eyemlerine ilişkin iddianame, 19 Şubat 2019’da hazırlandı.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) 10 Aralık 2019’da Kavala’nın derhal salıverilmesi yönünde karar verdi.

‘Hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs’ suçlamasıyla yürütülen davanın 18 Şubat 2020’deki altıncı duruşmasına da tutuklu olarak çıktı. Duruşmada sekiz sanıkla birlikte Kavala da beraat etti ve tahliyesine karar verildi.

Ancak hemen ardından İstanbul Başsavcılığı, Kavala hakkında darbe girişimi bağlamındaki soruşturmada gözaltı kararı bulunduğunu duyurdu. Tahliyesi beklenen işadamı gözaltına alındı.

Oysa Kavala hakkında Ekim 2019’da bu soruşturmada tahliye kararı verilmişti. Buna rağmen Kavala 19 Şubat 2020’de darbe girişimi bağlamında ‘anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs’ suçlamasıyla yürütülen dava kapsamında yeniden tutuklandı. Kavala 9 Mart’ta 2020’de ise aynı soruşturma kapsamında bu kez ‘siyasal veya askeri casusluk’ suçlamasıyla tutuklandı.

Kavala haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle 4 Mayıs 2020’de Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurdu. Başvuru 15 üyeli mahkeme tarafından 29 Aralık 2020’de yediye karşı sekiz oyla reddedildi.

25 Ocak 2021’de AİHM’in bağlı bulunduğu Avrupa Konseyi, ‘Kavala’nın serbest kalması rica değil, bağlayıcı hukukun gereği’ diye Türkiye’ye hatırlatmada bulundu.

5 Şubat’ta e İstanbul 36’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde Kavala ve ABD’li akademisyen Henri Jack Barkey’in ‘anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs’ ve ‘devletin gizli kalması gereken bilgilerini casusluk amacıyla temin etme’ suçlarından yargılandığı davanın ikinci duruşması görüldü.

İddiaları bir kez daha reddeden Kavala, tahliye edilmemesinin daha ağır bir hak ihlaline yol açacağını söyledi. Mahkeme, tutukluluğun devamına karar verdi.

23 Mart’ta AYM’nin gerekçeli kararı açıklandı. Karşı oy verip şerh düşen yedi üye arasında başkan Zühtü Arslan’ın da bulunduğu görüldü.

21 Mayıs’ta Gezi Parkı eylemlerinin üçüncü kez yargılandığı davada Kavala’nın oy çokluğuyla tutukluluk halinin devamına karar verildi. Başkan, karara şerh koyduğunu açıkladı.

8 Ekim’de Kavala dahil 16 hak savunucusu ve Beşiktaş futbol takımı taraftar grubu çArşı’nın 35 üyesi ilk defa birlikte hakim karşısına çıktı. Duruşma sonucunda mahkeme, oy çokluğuyla Kavala’nın tutukluluk halinin devamına karar verdi.

26 Kasım’da görülen ikinci duruşmada da tutukluluk halinin devamına hükmedildi.