GERÇEK GÜNDEM/ Türkiye Barolar Birliği (TBB) 1969’da kuruldu. Yarım asrı geride bırakan kurumun bugüne kadar sekiz başkanı oldu. 11 yıl görev yapan kurucu başkan Faruk Erem’den sonra en çok görevde kalan ikinci isim 2001-2010 arasında başkanlığı üstlenen Özdemir Özok’tu.

Halihazırda Atilla Sav, Teoman Evren, Önder Sav, Eralp Özgen ve Vedat Ahsen Coşar’dan daha uzun süre TBB Başkanı olan Metin Feyzioğlu bugün de sandıktan çıkarsa görev süresini 8 yıldan 12 yıla çıkararak en uzun süre başkanlık yapan isim unvanını alacak.

Peki iktidar desteğini arkasına alan Metin Feyzioğlu’na bu yetecek mi? Genel Kurul'daki manzara bunun mümkün olmadığını gösteriyor. İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Adana, Antalya, Gaziantep gibi barolar son düzenleme ile kolları kanatları kırılsa da delege sayıları budansa da hala nispeten güçlüler ve dahası Ankara Barosu Başkanı ve TBB Başkan Adayı Erinç Sağkan’ın arkasındalar.

Salondaki hava da Sağkan’ın Genel Kurul'daki desteğini gözler önüne seriyor. Özellikle dün İstanbul İki No’lu Barosu adına yapılan konuşmada salonun boşalması ve yine aynı baro delegesi Satılmış Şahin’e gösterilen tepki bu izlenimi pekiştiriyor.

İSMİNİ AÇIKLAMAK İSTEMEYEN BİR AVUKAT: SALONUN ENERJİSİNE BAKILIRSA SAĞKAN ÖNDE

Yıllardır bir büyük kent barosunun genel kurul delegeleri arasında yer alan bir avukat, Genel Kurul'daki havayı Gerçek Gündem’e şöyle tanımladı:

"Dün İstanbul 2 No’lu Baro temsilcisi konuşurken salonun boşalmasına, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu konuşurken alkış olmamasına ve dahası dün gün boyu salonun enerjisine bakınca Ankara Barosu Başkanı Erinç Sağkan çok önde gibi. Ancak başka faktörler de var. Seçmeni az olan seçimlerde bire bir ilişkiler her zaman çok önemli oluyor. Elbette delege yapısının değiştirilmesi Feyzioğlu'nun elini biraz olsun güçlendirdi. Eski delege yapısıyla kazanma şansını bırakın aday olma şansı dahi yoktu. Ancak bugüne kadar Metin Feyzioğlu’ndan fayda sağlamış ya da olası bir yeni zaferde menfaat sağlayacak barolar ya da delegeler oyunu belli etmekten çekiniyor. Bir de açık söylemek gerekirse doğu illerindeki baroların delege yapıları çok karışık. Bu nedenle oy oranını tahmin etmek zor. Ancak görünen 30-40 oy Erinç Sağkan önde."

'ERİNÇ SAĞKAN BİR ADIM ÖNDE, TÜM BAROLARIN DERDİ LİSTEYE GİRMEK'

Bir başka avukat ise bu genel kurulda avukatların sorunları ya hukukun sorunlarının konuşulmadığını ve seçimin her şeyin önüne geçtiğini ifade etti.

‘‘Tüm baroların derdi listelere girmek. Sonuçta yönetim kurulu 10 kişiden, disiplin kurulu 7 kişiden, denetleme kurulu ise 3 kişiden oluşuyor. Türkiye’de 81 ilde baro var. Ve tüm baroların temsil edilmesi imkansız. Ama TBB Genel Kurulu ağırlıklı olarak liste pazarlıklarına sahne oluyor. Elbette herkesi hepimizi kast etmiyorum ama bunun bir kısım insan için merkezde olması hoş değil. Elbette Barolar Birliği’nde siyaset olacak ama bunun mümkün olduğu kadar ilkeli olması iyi olur. Tam da bu nedenle birçok delege renk vermiyor. Ortada kalanların nereye meyledeceği önemli. Erinç Sağkan bir adım önde olsa da seçim at başı görünüyor.’’

AVUKAT AYTAÇ: TBB'NİN GEÇMİŞİ GERİDE BIRAKARAK YENİ BİR BAŞLANGIÇ YAPMASINI BEKLİYORUM

Cumhuriyet gazetesinden avukatlar Akın Atalay, Mustafa Kemal Güngör ve Bülent Utku’nun tutuklanmasının ardından 6 Nisan 2017’de başlatılan ve 85 hafta devam eden Adalet Nöbeti’nin mimarı Kemal Aytaç da bu seçimin tarihi bir seçim olduğunu söyledi.

Gerçek Gündem’in sorularını yanıtlayan Aytaç, "Bu delege pazarlıklarını anlamak mümkün değil. Hukukun bunca sorunu varken kimileri basit tutum içindeler. Delege yapısı hukuksuz bir şekilde değiştirildi. Buna Ankara Barosu’nun eski başkanı olan TBB Başkanı Metin Feyzioğlu sesini çıkarmadı. Düşünebiliyor musunuz; 235 üyesi olan Amasya’nın da üç üyesi varken 4 bin 192 üyesi olan Bursa’nın da üç delegesi var. Türkiye’de 143 bin avukat var; bunların 50 bini İstanbul’da. Bu üçte bire tekabül ediyor. Peki İstanbul Barosu’nun kaç üyesi var? Sadece 13. 263 delegenin sadece 13’ü İstanbul Barosu’ndan burada adaletten bahsedilebilir mi? Bundan böyle Barolar Birliği’nin iktidarın dümen suyundan çıkan bir döneme girmesi gerekir. Ancak bence seçim hala ortada. Umarım kazanan ilke, haysiyet ve adalet olur. Ve umarım üçkağıtçılık kaybeder. Türkiye Barolar Birliği’nin geçmişi geride bırakarak yeni bir başlangıç yapmasını bekliyorum. Avukatlar onurlu davranacaktır’’ dedi.