Türkiye ekonomisinin 3 yıldır süren bunalımı artık bir sosyal krize dönüşmüş durumda.

Ekonomik durgunluk nedeniyle turizm gelirlerine duyulan ihtiyacın şiddetlendiği ülkede yetkili isimler artık halkın onurunu kıracak siyasi gaflarla gündem olabiliyor. Son olarak Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu “Turistlerin gördüğü herkesi aşılayacağız” diyerek tepki çekmişti.

Alanya’da turistlerin eğlenirken çektiği görüntüler de halkın onurunu zedelemişti.

Birgün'den Ozan Gündoğdu'nun haberine göre; tam kapanma adı verilen sürecin 10’uncu gününde AFP fotoğrafçısı Bülent Kılıç’ın deklanşöründen çıkan bir fotoğraf ülkenin durumunu özetler nitelikteydi.

Yurttaşların evlere kapatıldığı ancak turistlerin özgürce gezebildiği buna karşın yine 12 milyon ücretli çalışanın sağlıklarını da riske atarak çalışmaya zorlandığı bugünlerde fotoğraf ülkenin durumunu tek karede gözler önüne serdi.

Fotoğrafın sağ tarafında bir grup Ukraynalı turist eğlenirken görünüyor, sol tarafında ise bir temizlik işçisi mahcup bir ifadeyle yerleri temizliyor. Temizlik işçisinin Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı olduğu, turistlerin ise yabancı olduğu anlaşılıyor.

Öte yandan arka planda İstanbul’un sembolik yapıları, surlar ve boğaz göze çarpıyor. Çatışmalarla dolu bu fotoğrafı çeken Bülent Kılıç fotoğrafın hikayesini anlattı. 

Kız arkadaşı Fransa’da yayımlanan Liberation Gazetesi için çalışan Bülent Kılıç, fotoğrafın çekildiği restorana da kız arkadaşına eşlik ederken gitmiş. Aslında orada bulunmaları da Kılıç’ın kız arkadaşının Türkiye’deki içki yasakları ve turistlerin serbestçe dolaşması hakkında yazdığı haberden kaynaklanıyormuş. ( Liberation Gazetesi’nde çıkan haber için buraya tıklayabilirsizniz. )

Bülent Kılıç'ın açıklamaları şöyle oldu:

“Restorana girdiğimizde turistlerin bir yandan yemek yiyip eğlendiğini, bir yandan martılara balık verdiklerini gördük. Etrafa bakarken, fotoğraftaki temizlik işçisinin Ukraynalı turist grubunun yanında belirdiğini fark ettim. Yanılmıyorsam yere dökülen balıkları temizlemek için gelmişti. Onu görür görmez fotoğraf makinemi çıkarıp alelacele 1-2 fotoğraf çektim. O fotoğraflardan biri de bu oldu”.

Öte yandan Kılıç’ın fotoğrafında herkesin gördüğü şey aynı değil. Fotoğrafa bakan kimileri Türk ve yabancı çatışması görüyor ve sosyal medya paylaşımlarından anlaşıldığı kadarıyla milliyetçi refleksler gösteriyor.

Kimileriyse çalışmak zorunda olan ile olmayan arasındaki çatışmayı görüyor. İktidar partilerine sempati besleyenler ise fotoğrafın anlattıklarını duymama, gösterdiklerini görmeme eğilimindeler. Peki Kılıç’ı etkileyen neydi?

“Vicdanı olan herkes buradaki sınıfsal çatışmayı görür. İşgal altında İstanbul gibi söylemler var. Bunları yanlış buluyorum. Eğlenenlerin kimlerinin önemi olduğunu düşünmüyorum. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının evlere kapatıldığı, nefes alamadığı bir ortamda turistlerin özgür bir biçimde dolaşması insanları doğal olarak rahatsız edecektir. Ama çalışmak zorunda olanların onurunun incindiği bir durum yaşanıyor”.

Bu haliyle Kılıç’ın fotoğrafı ilerleyen yıllarda, Türkiye’nin bugününü hatırlamak için dönüp bakılması gereken daha şimdiden arşivlik bir görsel olmuş durumda.