AKP’li Melih Bulu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör olarak atamasına tepkiler sürerken üniversitede açılan sergide Kabe fotoğrafının kullanılması bahane edilerek gözaltına alınan öğrencilerden 2’si tutuklandı.

2’si hakkında adli kontrol tedbiri olarak ev hapsi kararı verilirken biri de serbest bırakıldı. Güney kampusta yapılan sergi nedeniyle ‘halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılamak’ suçlamasıyla gözaltına alınan öğrenciler hakkındaki suçlama, daha sonra ‘halkı kin ve düşmanlığa sevk etmek’ olarak değiştirildi.

KRİMİNALİZE ETME ÇABASI

Birgün'den Dilan Esen'in haberine göre, öğrencilerin müdafiliğini üstlenen avukatlardan Ayşe Özdemir soruşturma, gözaltı ve tutuklamaya ilişkin süreci anlattı. Tutuklama yasağını delmek için suçlamanın değiştirildiğini düşündüklerini söyleyen Özdemir, sulh ceza hâkimliğinin savcılığın istemine göre hareket ettiğini vurguladı. Soruşturmanın baştan aşağı usulsüz bir şekilde yürütüldüğünü belirten Özdemir, şunları dile getirdi: “Öğrencilerin hedef gösterilmesi ve protestoların kriminalize edilme çabasıyla bu soruşturma başlatıldı. Öğrenciler ifadeye kendileri gitmesine rağmen kaçacakları şüphesi tutuklama nedeni yapıldı. Kriminalize etme çabası çok açık. İtirazlarımızı yapacağız.”

KELEPÇE ÖĞRENCİLERİN BİLEĞİNDE

Eğitim Sen İstanbul 6 No’lu Üniversiteler Şubesi Başkanı Beyzade Sayın ise iktidarın atanmış rektör Bulu’yu ‘gelenek ve inançla’ meşrulaştırmak istediğine işaret etti. Boğaziçi’nin uzun süredir iktidarın ve yandaş medyanın hedefinde olduğunu hatırlatan Sayın, şunları kaydetti: “İktidar, yandaşlar ve kayyum rektör tarafından nefret suçu işlenerek, öğrenciler hedef gösterilerek üniversite bileşenlerinin direnişi kırılmaya çalışıldı. Kayyum krizini aşmak için bütün argümanları tükenince ‘gelenek ve inanç’ ipine sarılmayı denediler. İktidar yandaşlar ve kayyum rektör tarafından nefret suçu işleyerek öğrencileri hedef gösterilerek üniversite bileşenlerinin direnişi kırılmaya çalışıldı. Üniversitenin kapısına vurulan o kelepçe şimdi hükümet yetkilileri, kayyum rektörün ve havuz medyasının hedef göstermesiyle öğrencilerin bileğine vuruldu.”

Boğaziçi Mezunları demokratik yönetim istiyor

Boğaziçi Üniversitesi Mezunu, New York Üniversitesi’nde akademisyen Dr. Didem Türkoğlu’nun bin 131 Boğaziçi Üniversitesi mezunu ile yaptığı anketin sonuçları, rektör atamalarına karşı tavrı gözler önüne serdi. 22-80 yas arasındaki Boğaziçi mezunlarının katılımıyla yapılan araştırmaya göre mezunların yüzde 99.02’si ’üniversitelerde rektörlerin belirlenmesinde üniversite içi mekanizmaların devreye girmesi’ gerektiğini düşünüyor. Bunlar içerisinde en ağırlıklı görüş yüzde 54 ile ‘üniversitelerde rektörlerin tüm bileşenlerin seçimiyle göreve gelmesi’ gerektiği. Mezunların yüzde 34’ü ise ’akademik personelin rektörleri seçmesi’ni istiyor.

Haklı direnişin yanındayız

Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri, bugün saat 17.00’de Güney Kapı önünde, arkadaşlarının tutuklanmasına ve tüm antidemokratik uygulamalara karşı eylem yapacak. Öte yandan çok sayıda siyasi parti ve demokratik kitle örgütü Boğaziçililerin tutuklanmasına tepki gösterdi.

Boğaziçi Dayanışması tarafından yapılan açıklamada, arkadaşlarının açıkça hedef gösterildiğine vurgu yapılarak şöyle denildi: “Tutuklanan arkadaşlarımız serbest bırakılsın, ev hapsi kaldırılsın. Polis kampus ve çevresini terk etsin, kayyum rektörler istifa etsin.”

SOL Parti tarafından yapılan açıklamada ise “Boğaziçi bileşenlerinin bu saldırılar karşısında boyun eğmeyeceğini biliyor, bir kez daha onların yanında olduğumuzu ilan ediyoruz” denildi. Kamu adına yurttaşların soy, kimlik, kültür gibi anayasal haklarını koruma sorumluluğu bulunan İçişleri Bakanı’nın linç korosuna önderlik etmesinin iktidarın halka karşı takındığı düşmanca tutumun göstergesi olduğu vurgulanan açıklamada ayrıca şu ifadeler yer aldı: “Kimi muhalefet sözcülerini de yersiz suçlamalara destek vermekten, tıpkı Gezi Direnişi’nde olduğu gibi haklı tepkileri kriminalize etmek için uydurulan yersiz gerekçeleri sahiplenmekten vazgeçmeye çağırıyoruz.”