Sakarya Hendek’te 4 işçiye mezar olan 3 işçinin de kayıp olduğu havai fişek fabrikasındaki patlamanın göz göre göre geldiği ortaya çıktı.

Patlamanın nasıl olduğunu anlatan işçiler, olaydaki ihmali de gözler önüne serdi.

Cumhuriyet Gazetesi'nden Zehra Özdilek ve Kübra Köklü'nin haberine göre; İşçilerden Nuray Cihangir, patlamanın arka depoda meydana geldiğini belirterek “Patlama üretim sırasında olmadı. Depolara konulan mallar aşırı ısındıkları için patlama meydana geldi. Malların dışına kâğıttan bir jelatin sarılır. O jelatin mallara ısınma yapmış. 4 gündür söylüyordum ve yanımdaki işçileri de uyarıyordum. Malları dışarı serdim. Benim bölümümde ölüm yok. Bütün bölümleri uyarıyordum, kapının önüne karton bir şey koymayın da her an kaçabilelim” diye konuştu.

‘BASKI YAPTILAR’

13 yıllık çalışan Kesiban Yolcu da “Malları ısınma yapıyor diye dışarı sermişler. Bunlar patladı diyorlar ama patlasa dün patlardı. Üretim bölümünden çıktığını tahmin ediyorum. Isınma olmaması gereken bir şey, uyardık ama dinlemediler” dedi. Sendikaları olmadığına dikkat çeken Yolcu, “Siparişlerin yetişmesi için çok baskı yapıyorlardı” dedi. Patlamada yaralanan Güllü Aslan da Sebahattin Tepeçınar’ın (47) yaralıları kurtarmak isterken ikinci patlamada yaşamını yitirdiğini anlattı.

‘GÜNLÜK KIYAFETLEYDİLER’

Kocaeli İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi Yürütme Kurulu üyesi Selçuk Karstarlı, işçilerin günlük kıyafetlerle çalıştıklarını gördüklerini belirterek “Kıyafetleri ve ayakkabıları özel olmalı. Fabrikanın ürettiği maddeye uygun elektrik tesisatı yok. Arazi daha önce tavuk çiftliği idi. Dönüşümde iyileştirme yapıldı mı? Dokümanların, belgelerin ve bilgisayarların kaçırıldığını duyuyoruz. Yaşar Coşkun ceza alması gerekirken MÜSİAD Sakarya Şube Başkanı olmuş. Cezasızlık yeni faicaların önünü açıyor” dedi.

ÖZKOÇ: MESAFE AZ

Bölgeye giden CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, Genel Başkan Yardımcısı Tuncay Özkan, Meclis Başkanvekili Haydar Akar ve Yüksek Disiplin Kurulu Başkanı Uğur Bayraktutan yaralanan işçileri hastanede ziyaret etti. Cumhuriyet’in sorularını yanıtlayan Özkoç, ihmal iddialarıyla ilgili “Normal olarak binaların patlayıcı madde imal eden yerlerin içtüzük gereği 50 metre uzaklıkta olması gerekiyor, burası sanki 22 metre civarı gibi. Yaralı kurtulanlar olması gerekenden daha çok mal stoku yapıldığını, bunun da ısınmaya neden olduğunu ve müdürlerini uyardıklarını söylediler” dedi.

ÇERKEZOĞLU: KORKUNÇTU

Patlamadan 5 saat sonra bölgeye giden DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu izlenimlerini anlattı. “Hâlâ patlamalar devam ediyordu. Korkunçtu... Tehlikeli bir işyerinde gerekli önlemlerin alınmadığı, denetimlerin yapılmadığını gösteren bir tablo vardı” diyen Çer-kezoğlu, bu tür facilara engel olması için çıkarılan İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası’nın da alanı “piyasaya açtığını, taşeronlaştırdığını” vurguladı. Çerkezoğlu, fabrikada sendika olmadığına da işaret ederek örgütlenmenin önündeki engellerin bir an önce kaldırılmasını istedi.

BİLGİSAYAR KASASINI GÖTÜRECEKLERDİ

Patlama sonrası enkaz alanından bilgisayar kasası çıkarmaya çalışan bir kişiyi jandarma durdurdu.

NTV’nin haberine göre, fabrika sahibinin yakını olduğu belirlenen şüpheliler daha sonra bölgeden ayrıldı. İçinde işçilerin belgeleri ve bazı kamera kayıtlarının olduğu öğrenilen bilgisayar incelemeye götürüldü.

KAYIP 3 KİŞİ ARANIYOR

Enkaz kaldırma çalışmaları ve kayıp 3 işçiyi arama çalışmaları sürerken hastane morgunda bulunan ve tamamen yandığı belirtilen 2 cenazenin kimliği henüz belirlenemedi. Kimlikleri belirlemek için kayıp olduğu belirtilen Muhammet Seyfi Çanakçı, Muhammet Aygün ve Halis Yılmaz’ın (26) yakınlarından DNA örneği alındığı öğrenildi.

3 KİŞİ GÖZALTINDA

Soruşturma kapsamında sorumlu müdür ile 2 ustabaşı hakkında gözaltı kararı verildi. İçişleri Bakanlığı ise 1 mülkiye başmüfettişi, 1 polis başmüfettişi, 1 jandarma müfettişi görevlendirdi.

‘CENAZE Mİ KAÇIRIYORSUNUZ?’

Patlamada dayısını kaybeden avukat Gülşen Uzuner, Cumhuriyet’e yaptığı açıklamada aileden DNA testi için örnek verildiğini belirterek sonuç henüz çıkmadan muhtar ve fabrikadan yetkili bir isimin kendilerini arayarak “Cenazeniz yolda geliyor” dediğini söyledi. Uzuner, “Dün zaten bize başka kanaldan başsağlığı dilenmişti. Patron kanalından. 3 çocuğu var. Devlet bilmiyor, patron nereden biliyor? Cenaze mi kaçırıyorsunuz?” dedi.

‘GÖZ BOYAMAK İÇİN’

İşçi yakını Mehmet Can Yılmaz, iş güvenliği için komisyonlar kurulduğunu ama işçilerin düşünülmediğini dile getirerek “Göz boyama amaçlı birkaç işlem yapılsa da bunlar iş cinayetlerini önlemiyor. Bir fabrikada 3 yılda bir patlama oluyorsa bu önlem alınmadığının en açık göstergesi” dedi.