Sakarya’nın Hendek ilçesinde Yukarıçalıca mevkiinde bulunan 160 dönümlük bir arazide kurulu Coşkunlar Havai Fişek Fabrikası’nda büyük bir patlama meydana geldi. Patlama sesi yaklaşık 50 kilometre uzaklıktaki kentin birçok noktasından duyuldu. Gün boyu süren havai fişek patlamalarıyla yayılan yangın nedeniyle patlayıcıların depolandığı 15 bina harabeye döndü.

Olay yerinde incelemelerde bulunan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “7 kişilik kaybımız var, 4’ü vefat. 3’ünün arama çalışmaları sürüyor. Bu fabrikada çalışanlar listesine göre tespit ettiğimiz. Bazen misafir olarak bulunma, dışarıdan gelme olabilir” dedi.

Mart ayında bu fabrika ile ilgili bir denetim gerçekleştirildiğini söyleyen Soylu “Bu yerlerle ilgili denetimler sıklıkla yapılmaktadır. Bununla ilgili bir prosedürü vardır. Bu aksamaksızın devam eder” dedi.

22 KİŞİNİN TEDAVİSİ SÜRÜYOR

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca toplam 114 kişinin yaralandığını açıkladı. Koca, “92 kişi taburcu edildi. Şu an 22 kişinin tedavileri devam ediyor. 20 kişinin işe gelmediğini, 15-20 kişinin sahadan erken dönemde ayrıldığını biliyoruz” diye konuştu.

Fabrikada 186 çalışanın olduğunun tespit edildiği söyleyen Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk ise, “Ziyaretçiler olabilir. O ziyaretçilerin kimliklerini tespit etmeye çalışıyoruz. Fabrikada senelik rutin denetimlerimiz var” şeklinde konuştu. CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç ise patlamanın ardından yaptığı ilk açıklamada 58 kişinin içeride olduğu bilgisini aldıklarını öne sürdü.

‘BOMBA DÜŞTÜ SANDIK’

Yaralı işçilere ilk müdahaleyi arkadaşları yaptı. Yaralıların büyük bir bölümü arkadaşlarının yardımıyla fabrika bölgesinden çıkarılarak hastaneye kaldırıldı. Bölgeye giden kurtarma ekipleri, gün boyu süren patlamalar nedeniyle uzun süre olaya müdahale edemedi. Hendek Belediye Başkanı Turgut Babaoğlu, patlamanın şiddetini “Çok güçlü bir patlamaydı. Tüm kentte duyuldu. Çevre illerde de duyuldu. Bomba düşmüş sandık” ifadeleriyle anlattı.

BAKAN KOCA: GAZLARA DİKKAT

Bölgede incelemelerde bulunan 3 bakanın düzenlediği ortak basın toplantısında konuşan Sağlık Bakanı Koca, havai fişekte karbondioksit, karbonmonoksit ve sülfürdioksit gibi gazların bulunduğunu, bunun özellikle tansiyon, solunum sıkıntısı ve benzeri hastalar için önemli olduğunu söyledi. “Meteorolojik tahminlere göre, özellikle yakın bölgenin ilk 12 saatinin önemli olduğunu, bu anlamda maskeli olunmasını, mümkün mertebe dışarı çıkılmamasını, evin kapı ve pencerelerinin biraz daha kontrollü açılmasını öneriyoruz” dedi.

 

‘OĞLUMA NE DİYEYİM?’

Patlama sırasında içeride kalan eşi Alba Çelik’ten (55) haber almaya çalışan Salih Çelik, gözyaşlarına boğularak eşinin kurtarılmasını bekledi. Saat 11.00’den beri haber almaya çalıştığını dile getiren Çelik, “Kimse bizi düşünmüyor, tek kelime etmiyor. Oğlum şu an askerde, sürekli arayıp soruyor. Ne yapayım ne diyeyim” dedi.

İZİNLİ OLMASAYDIM...

Kalp ve şeker hastası olan ve salgın sürecinde izne çıkarılan Mehmet Ali Aktaş (53), “40 bin kişi buradan ekmek yiyordu. Bir hata sonucu böyle oldu. Hatanın tam olarak neden kaynaklandığını bilmiyoruz. Korona süreci olmasaydı ben de onların yanında olurdum” diye konuştu.

İŞÇİ YARALI GELDİ

Olay sırasında bir işçi, fabrikanın alt bölümündeki fındık bahçesinden yüzünde ve vücudunda yanıklarla geldi. “Yardım edin” diye bağıran işçi, daha sonra yere yığıldı. İşçi hastaneye kaldırıldı. Öte yandan patlamada yaralanan işçi Enes Dilber, yanık tedavisi için ambulans helikopterle Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne getirildi. Yara ve yanık merkezine kaldırıldı.

110 TON PATLAYICI

Sakarya Valisi Oktay Kaldırım, “Fabrika deposunda 110 ton patlayıcı, havai fişek olduğunu değerlendiriyoruz” dedi.

GERİYE BETON BLOKLAR KALDI

Söndürülen yangının ardından fabrika küle döndü. Fabrikadan geriye beton bloklarının kaldığı gözlemlendi. Fabrikanın yemekhane kısmı ise patlamanın etkisi ile adeta savaş alanına döndü. Patlama, çevre köylerdeki evlerde hasar oluşturdu. Sakarya merkezden ve komşu il Düzce’den de duyulan patlama nedeniyle halk büyük korku yaşadı.

İŞÇİLERİ SUÇLAMIŞLAR

İSİG’in açıklamasına göre 2009’da meydana gelen patlamaya dair açıklama yapan fabrika müdürü Yaşar Coşkun, patlamanın işçilerin ünitede fazla mal biriktirdikleri için meydana geldiğini iddia etmiş. Coşkun, ayrıca “O bölümde de koruyucu kıyafet vardı ama giymemişler. ‘Hava sıcak, bilmem ne’ diyerek kıyafet giymiyorlar. Bu fabrika Avrupa’nın en güvenli fabrikası’” ifadelerini kullanmış.

İTFAİYEYİ İÇERİ ALMAMIŞLAR

İSİG’in açıklamasına göre 2011’de meydana gelen patlamanın hemen ardından Coşkun’un, olay yerine gelen büyükşehir belediyesi itfaiye ekibi ve 112 ekibini içeri almadığı, itfaiyeyi neden almadıklarını ise “Yangın yoktu. Bu nedenle almadık” diyerek savunduğu belirtildi.

10 METRE FIRLADIM

Patlamada yaralanan işçi Recep Ersoy, “Yemekhanenin içindeydim. Patlama ilk vurduğu zaman beni 10 metre fırlattı. Ondan sonra kalktım, yanımdaki kadınları tezgâhın altına yönlendirdim. Şimdi ağlayasım geliyor duyduğum zaman. Ondan sonra camdan dışarı atladım. Dışarı çıktım ama geriden 3-4 sefer daha patladığını duydum. Ondan sonra da zaten ormandan baktığımda fabrika yerinde yoktu. Sadece patlıyordu” dedi.

Patlama anında fabrikanın fitil makinesi bölümünde çalışan Neziha Hamzaoğlu (42), “Güm diye bir ses duymamızla beraber her yer toz duman oldu. Benim bölümde 7 kişi çalışıyorduk. Birbirimize kenetlendik. Göz gözü görmüyordu. Dışarıya çıktık” diye konuştu.

‘GEREKLİ ÖNLEMLER ALINMADIĞI İÇİN’

DİSK Başkanı Arzu Çerkezoğlu, ailelerle konuştuktan sonra yaptığı açıklamada, “Daha önce burada yine patlama olmuş. Gerekli tedbirlerin alındığı söylenerek faaliyete devam edilmiş. Bu gibi işyerlerinde önlemlerin denetimlerin çok sık alınması, yapılması gerekiyor. Buradaki arkadaşlarımız sendikalı olsaydı işyerinin denetimi anlamında çok daha sağlıklı olurdu. Ama ne yazık ki burada gerekli önlemler alınmadığı için böyle bir faciayla karşı karşıyayız” dedi.