Bilim Kurulu üyesi: Koronavirüs nedeniyle ölenlerin ayrı mezarlara gömülmesine anlam veremiyoruz

Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Levent Akın, koronavirüs nedeniyle yaşamını yitirenlerin ayrı mezarlara defnedilmesinin yanlış olduğunu, uygulamaya anlam veremediklerini söyledi.

Bilim Kurulu üyesi: Koronavirüs nedeniyle ölenlerin ayrı mezarlara gömülmesine anlam veremiyoruz

Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Levent Akın, koronavirüs nedeniyle yaşamını yitirenlerin ayrı mezarlara defnedilmesinin yanlış olduğunu, uygulamaya anlam veremediklerini söyledi.

Akın, "Mezar ayırmak doğru değil, çünkü defin sonrası topraktan virüsün yayılması imkansız" dedi.

Habertürk yazarı Muharrem Sarıkaya, bugünkü 'Covid-19 mezarları yanlış uygulama' başlıklı köşe yazısında Bilim Kurulu üyelerinden Prof. Akın'la yaptığı görüşmeyi aktardı.

Sarıkaya'nın yazısı şöyle:

"Türkiye Covid-19’a karşı cuma gününden bu yana yeni bir zemin üzerinde mücadelesini yürütüyor. Bu yeni zemin tedbirlere uyuma göre önlemlerin sertleşmesini hedefliyor.

Amaç virüsün yayılımının engellenmesi, hastaneye gitmeden vakanın önlenmesi. Bu kapsamda İl Pandemi Kurulları oluşturulurken, önleyici tıbbın en önemli birimi halk sağlığı hekimleri de daha aktif hale getirildi.

İyi de oldu çünkü salgın hastalıkla mücadeleyi en iyi bilen onlar olduğu için, Covid-19 vakalarına yönelik baştan alınan yanlış tedbirlerin kaldırılmasını da sağlayacaklar.

Bunun başında da birçok insanda ruhani ve vicdani rahatsızlığa yol açan koronavirüs nedeniyle ölenlerin ayrı mezarlara defni geliyor.

'Ayrı mezar uygulaması yanlış'

Koronavirüs Bilim Kurulu’nun halk sağlığı alanındaki tek hekim üyesi, alanında tanınmış isim Prof. Dr. Levent Akın ile dün sohbet ederken bu konuyu açtım.

'Bilim Kurulu’nun böyle bir kararı yok; biz de anlam veremedik' dedi ve uygulamanın yanlış olduğunu söyledi. İl Pandemi Kurullarının uygulamayı kaldıracağına inandığını da sözlerine ekledi.

'Gassalların dikkat etmesi lazım'

'Mezar ayırmak doğru değil, çünkü defin sonrası topraktan virüsün yayılması imkansız' deyip ekledi:

'Önemli olan ölenin vücut salgılarıyla muhatap olmamak, bulaşmasını engellemek... Buna gassalların (ölü yıkayıcı) dikkat etmesi lazım. Kefenlendikten sonra ölen kişiden vücut salgısı dışarı çıkmıyorsa bulaşma olmaz. Zaten virüs canlı bedende yaşar, hücre öldükten sonra kısa süre içinde yok olur. Bir başka yere geçmesi, toprağa akıp oradan başka taraflara sızması söz konusu değil ki böyle bir önleme ihtiyaç duyulsun…'

Defin kayıtlarında sayı farklılığı

Bir diğer konu Covid-19’dan ölenlerin resmi sayısı ile belediyelerin defin belgelerindeki sayıların uyumsuzluğu.

Prof. Dr. Akın, benzer sorunla 2009’daki kuş gribi salgınında da karşılaştıklarını belirtip devam etti:

'Yaşadığım bir olaydı; ölen kişi H1N1 virüsü kapmış, yani kişi gribe yakalanmış ama ölüm nedeni apandisit patlaması nedeniyle zehirlenmeydi. Bu vakayı da kuş gribi diye girmişler, sonra hepsinin belgesini gerçek ölüm nedenleriyle değiştirdik…'

İl Pandemi Kurulları'nın il sağlık müdürlüklerini uyararak bu gibi sorunların önüne geçeceklerini de kayda geçirdi. Nitekim İstanbul Büyükşehir Mezarlık Müdürlüğü de dün verilerini düzeltti.

Kümelenmiş vakalar

Prof. Dr. Levent Akın, hastalığın yayılımında karşılaştıkları yeni bir durumu da 'kümelenmiş vakalar' diye isimlendirdi.

Aktardığına göre hiç temas olmamasına karşın bazı mahallelerde, sokaklarda vakalarla karşılaşılmış.

Prof. Dr. Levent Akın, 'TC kimlik numaraları üzerinden kayda aldığımız için, adrese dayalı kimlik sorgulamaları ile bunları hemen tespit edip, o bölgede karantinaya gidebiliyoruz' dedi.

Anladığım kadarıyla virüs taşımasına rağmen, hastalık semptomları görülmeyen bir kişiden mahalleye virüs yayılabiliyor. Araştırmalar da hasta olmasına rağmen rahatsızlanmayan bu kesimi yüzde 30 içinde gösteriyor; asıl riskli grubu da bunlar oluşturuyor.

'Türkiye'de vakaya rastlanmayan yer yok'

Prof. Dr. Akın’a göre şu an Türkiye’de vakaya rastlanmayan herhangi bir yer bulunmuyor.

En çok kaygılandıkları ise kalabalık ailede yaşayanlar; '2013’te kızamığın yayılmasına neden oldular' dediği Suriyeli sığınmacılar… Bir de sosyal yaşamdan vazgeçmeyen semtler...

Prof. Dr. Akın’a göre yakın zamanda aşı bulunacağı iddiaları da gerçeği yansıtmıyor. Beklentisi bu yılın sonu veya 2021’de aşının bulunma ihtimali. O nedenle Mayıs’ta aşının uygulanmasını olası görmüyor.

Prof. Dr. Akın bir noktaya daha dikkat çekti, sokağa çıkma yasağının bakıma, tedaviye veya yardıma ihtiyaç duyan kişileri yalnızlaştıracağını anımsattı. Bundan dolayı kontrollü sokağa çıkma uygulamasından yana olduğunu belirtti."

Etiketler
Koronavirüs Türkiye Bilim Kurulu Sağlık Bakanlığı Uygulama