8 Temmuz 2018’de Çorlu’nun Sarılar Mahallesi mevkiinde 25 kişinin hayatını yitirdiği, 300’den fazla kişinin de yaralandığı tren katliamının ikinci duruşması bugün Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Sanık Kurt, “Yol bekçileri hattın hafızalarıdır. Onlar nerede ne olacağını çok iyi bilirler. Bir sorun olduğunda hemen sorumluları ikaz ederlerdi. 2001 yılında bu kadrodan vazgeçildi" diye konuştu.

DURUŞMADAN GELİŞMELER

İkinci duruşmada da birinci duruşma öncesinde olduğu gibi gerginlik yaşandı. Ailelerin avukatları soruşturmanın genişletilmesini talep etti. Avukatların talepleri reddedildi. 

Hayatını kaybedenlerin aileleri ve yaralılarla dayanışmak üzere  Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Ali Şeker, Sezgin Tanrıkulu, Candan Yüceer, İlhami Özcan Aygun, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Ahmet Şık ve Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile işine son verilen Veli Saçılık da duruşmada bulundu. 

Aileler duruşma öncesinde adalet istemek için yürüyüş düzenlendi. Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde, 25 kişinin öldüğü, 328 kişinin yaralandığı tren kazasıyla ilgili açılan davanın ikinci duruşması bugün Çorlu Halk Eğitim Merkezi’nde görülüyor.

KİMLİK KONTROLÜ YAPILMAK İSTENDİ

Hayatını kaybedenlerin yakınları ve yaralılar duruşma salonuna alınırken kimlik tespiti yapılmak istendi. Avukatlar, müştekilerin bir kısmının adının iddianamede yer almadığını belirterek itiraz etti. 

Mahkeme başkanının müştekilere yönelik "İçeri almıyoruz, girmeyen kendi bilir" dediği öğrenilirken, bu keyfi ve hukuksuz uygulama karşısında avukatlar heyetle görüşmek, karşılıklı talepleri konuşmak istiyor.

HEYET MÜŞTEKİLERİ AVUKATLARIN İTİRAZI İLE SALONA ALDI

Avukatların, hayatını kaybedenlerin yakınlarının ve yaralıların tamamının içeri alınmadan duruşmanın başlayamayacağını söylemesi üzerine, müştekiler duruşma salonuna alınmaya başladı.

Çorlu tren katliamı davasında yurttaşlar duruşma salonuna alındı, mağdur ve müştekilerin isimleri okunuyor. TCDD personeli olan sanıklar Turgut Kurt, Özkan Polat, Celaleddin Çabuk ve Çetin Yıldırım da duruşma salonunda bulunuyor.

BAROLARIN DAVAYA MÜDAHİLLİK TALEBİ KABUL EDİLDİ

İddianamenin kabulu okundu. Duruşmanın yürütülmesi ilişkin avukatlar talepte bulundu. Öte yandan, baroların davaya müdahillik talepleri kabul edildi.

Avukat Hayrettin Çil, iddianamede ismi olmayan müştekilerin tespit edilmesini istedi.

Avukat Can Atalay, verilen tensip-i itiraz dilekçelerinin işleme konulmasını isteyerek "Ailelerin acıları etrafında örgütlenmesi suç değildir, her aileye 3 avukat sınırlaması 149/2 ‘e aykırıdır ve bu karardan rücu edilmelidir” dedi. Atalay, Çorlu emniyet müdürü başta olmak üzere ilk duruşmada ailelere saldıran polisler hakkında işlem yapılmadığını belirtti.

Avukat Mürsel Çoban iddianamenin iade edilmesi gerektiğini düşündüğünü söyleyerek, gerekçeleri özetle şu şekilde sıraladı: Katliamdaki ihmaller, soruşturma sürencindeki aksaklıklar, bilirkişilerin kanuna aykırı atanması, sanıklara yöneltilen suç isnadı, yargılanmayan üst düzey bürokratlar...

MAHKEME TALEPLERİ REDDETTİ

Mahkeme heyeti talepleri değerlendirmek için duruşmaya ara verdi.  Aranın ardından heyet kararını açıkladı. Avukatların, iddianamede ismi yazılmayan müştekilerin kimlik tespitinin yapılmasına yönelik talebi tarafların çokluğu gerekçe gösterilerek reddedildi. 

Avukatların, iddianamede ismi yazılmayan müştekilerin kimlik tespitinin yapılmasına yönelik talebi tarafların çokluğu gerekçe gösterilerek reddedildi. 

Vekil sayısının sınırlandırılmasına ilişkin talep, mağdur ve müşteki sayıları, yetki belgelerinde adı geçen avukatların dayanak gösterdiği vekaletnemeler, vekil sayısı göz önüne alınarak kabul edildi.

İlk duruşmadaki olaylarla ilgili suç duyurusu da celse önü olması gerekçesiyle reddedildi.

Duruşmanın SEGBİS ile kayıt altına alınma talebi altyapı yetersizliği gerekçe gösterilerek reddedildi.

Mahkeme heyeti tarafından iddianamenin iadesine yönelik talep hakkında, iddianamelerin mahkemece daha önce kabul edilmiş olması ve 15 günlük iade hakkının geçmesi nedeniyle karar verilmesine gerek olmadığı aktarıldı.

Taleplere yönelik kararların okunmasının ardından sanıkların kimlik tespitine geçildi. Kimlik tespitinin ardından hakim iddianameyi açıkladı.

"YÖNELTİLEN TÜM SUÇLAMALARI REDDEDİYORUM, GÖREVİMİ YAPTIM"

Çorlu tren katliamının meydana geldiği dönemde Demiryolu Bakım Müdürü olan sanık Turgut Kurt'un savunmasına geçildi.

Kurt savunma yaptığı esnada başında polisin beklemesine Av. Gökmen Yeşil itiraz etti. Mahkeme heyeti, Yeşil'in itirazını reddetti.

Turgut Kurt'un ifadesinden satır başları şu şekilde:

"Halkalı-Muratlı arasında görevliyim. Benim görevim 7 bakım onarım şefliğindeki koordinatı sağlamaktır. Olay günü evimdeydim. Olay yeriyle aramızda 130 km vardı. Haydarpaşa lojmanlarında oturuyorum. Yağışla ilgili bana bir ihbar yapılmadı. Ben de bir işlem yapamazdım, olay sırasında Haydarpaşa gar lojmanındaydım. Yol bakım ve onarım şefimiz Çerkezköy'de görev başındaydı. Onlara bir yağış ihbarı yapıldığında benden habersiz müdahale hakları vardır. Ancak onlara da bir yağış ihbarı gelmemiştir. Bana yöneltilen tüm suçlamaları reddediyorum, görevimi yaptım. Bana yöneltilen suçlamalar asılsızdır.

Bölgemizde görev yapması gereken kontrol memuru sayısı ikidir ancak bu kadrolar boştur. Bu kadro yıllardır boş duruyor. Ben yıllarca yazı yazdım ancak bilirsiniz bizde bu konularla ilgili yazı yazmak hoş karşılanmaz. Yol bekçisi olsaydı o kaza olur muydu olmaz mıydı bilemiyorum. Zamanında 9 yol bekçisi vardı şimdi ne yazık ki yok. Ek önlemler alınmadı. Teknolojik destek verilmedi. Uyarıcı sinyaller konulmadı. Herhangi bir çalışma yapılmadı. Bununla ilgili çalışma yapacak genel müdürlüktür. Ben sadece bakım personeliyim."

Sanık Turgut Kurt, kazadan sonra kontrol ekibi talep ettiği zaman Bakım Daire Başkanı Fahrettin Yıldırım’ın “Nasıl böyle bir şey istersiniz" diye yanıt verdiğini söyledi. Kurt, bu talebinin üzerine TCDD 1. Bölge Müdürlüğü (Haydarpaşa) Demiryolu Bakım Servis Müdürlüğü'nde Servis Müdürü Vekili olarak görev yapan Mümin Karasu'dan, sonra da Fahrettin Yıldırım’dan fırça yediğini söyledi.

Kurt, savunmasına "Yeni yapılan menfezler eskilerden daha dayanıksız ve bunlara danışmanlık yapan Mustafa Karaşahin bilirkişilik yapıyor" diyerek devam etti.

‘Gözle gördüklerimizi onarıyoruz’

Ayda iki kere oto ile bir kezde tren ile yolu kontroller yaptığını aktaran Kurt, “Orda sorun varsa anında müdahalesi yapılır. O tarihe kadar bütün turnelerimi yaptım. Herhangi bir problem görmedim. Biz gözlem yapıyoruz. Gözle gördüklerimizi onarıyoruz. Yol ölçüm aletlerimiz var. Bölge müdürlüğünün emri ile sene de 2 defa gelir elektrik ölçüm yaparlar. Kaza yerindeki son kontrolü yaptığımızda herhangi bir sorun görmedim” dedi.

‘Beraatimi talep ediyorum’

“Yol bekçileri hattın hafızalarıdır” diyen Kurt, “Onlar nerede ne olacağını çok iyi bilirler. Bir sorun olduğunda hemen sorumluları ikaz ederlerdi. 2001 yılında bu kadrodan vazgeçildi. İddianamede hakkımda yer alan iddiaları kabul etmiyorum. Beraatimi talep ediyorum” ifadelerini kullandı.

Sanık Özkan Polat'ın savunmasına geçildi;

"Akşam 17.15 civarı bilgi aldım olaydan. Kuruluşa ait bir araçla olay yerine gittim. Olay yerinde AFAD ekipleri çalışıyordu. Menfez muayenelerini ilkbahar ve sonbaharda kısım şefiyle yaparız  Söz konusu menfezin açık olduğunu gördüm. Kazalı menfezde hiç tıkanıklık tespit etmedim. 

Mayıs 2018'deki senelik umumi muayene raporunu Çetin Yıldırım ile birlikte yaptık. Çetin Yıldırım evrakları Bölge Müdürlüğü'ne götürür. Turgut Kurt'un bu raporları görüp görmediğinden emin değilim. 

"Balast tutucu duvar yapılsaydı kaza gerçekleşmeyebilirdi"

Meteoroloji ve DSİ ile yağış mevsimlerinde hiçbir irtibatımız olmadı. Biz ihbar üzerine çalışırız. Olaydan sonra kısa mesaj almaya başladık. Yağış durumunu yakinen takip ediyoruz. Mesaj meteorolojiden geliyor. Kazadan önceki hat bakım kontrolleri halen aynı usulle devam ediyor. Kazanın olduğu menfezde bir problem yoktu. Olayın olduğu menfeze balast tutucu talep ettik ancak yapılmadı. Balast tutucu duvar yapılsaydı kaza gerçekleşmeyebilirdi"

Çapraz sorguda sorulan sorulara sanık Özkan Polat tarafından verilen lakayıt cevaplara müşteki avukatları tepki gösterdi. Çorlu tren katliamı sanığı Polat, skandal bir itirafta bulunarak "Olaydan sonra olayın gerçekleştiği menfeze usulüne uygun dolgu yapılmadı ve burada trafik devam etti" dedi.

Avukat Taşçı'nın "Neden bu kadar hızlı sürede hat açıldı" sorusu üzerine Polat "Demiryolunun ihtiyacı nedeniyle çünkü Türkiye’de bulunan yabancı vagonlar, ülkede kaldığı sürece TCDD ödeme yapmak zorundadır. Bunun için hattın açılması gerekiyordu" dedi.

Polat'ın ardından söz alan sanık müdafii ise "Müvekkilim tüm kontrolleri yapıp, gereken raporları da hazırlayıp, göndermiştir" dedi.

Sanık Celalettin Çabuk savunma yaptı. Savunmasında, "Özkan Polat'tan emir alıyorum. TCCD'nin en alt kademesinde çalışan memurum. Olayın ardından saat 02.00 gibi olay yerine gittik. İşçilerle birlikte balast malzemesi götürdük. Yolu temizlemeden dolguyu yapamadık. Sabah işlemi yapabildik. Turgut Kurt'tan hiç talimat almadım. Özkan Polat'tan emir alırım. Özkan Polat bana görev vermeden hat üzerinde kontrol yapma yetkim yok" dedi.

Celaleddin Çabuk'un çapraz sorgusuna geçildi. Müşteki vekili Çabuk'a ilkyardım bilip bilmediğini sordu. Çabuk bilmiyorum dedi. 

Sanık müdafisi söz aldı. Müdafi, "TCDD'nin en alt kademe çalışanıdır müvekkilim. Hiçbir yetkisi yoktur ve sadece emir alır. Bilirkişi raporlarına dayanan bu iddianame asıl suçluyu saklayan ve suçlu yaratmaya dönük bir iddianamedir" dedi.

Celaleddin çabukun savunma ve çapraz sorgusunun ardından Sanık Çetin Yıldırım savunma yaptı. Çetin Yıldırım iddianamede kendisine atılı suçlarla ilgili savunmasında "Benim görev tanımım arasında bunlar yok" dedi. Çorlu Tren Katliamı sanığı Çetin Yıldırım, "736 kilometreden tek başıma sorumluyum" ifadelerini kullandı.