İşte emekçinin tek 'lüksü'

İşte kamu çalışanı gerçeği: Borçlu, yoksul, mobbing var, sosyal yaşam sıfır.

İşte emekçinin tek 'lüksü'

Mustafa Çakır/CUMHURİYET- Birleşik Kamu-İş Konfederas-yonu’nun araştırması kamu çalışanlarının içinde bulundukları durumu net olarak ortaya koydu.

1577 emekçinin katılımıyla yapılan “ Kamu Emekçileri Gerçeği: Çalışma ve Toplumsal Yaşam Deneyimleri” başlıklı araştırmada ortaya çıkan sonuçlar özetle şöyle:

-Her 10 çalışandan 7’si yaşamlarının bir döneminde işsiz kalmış. Çalışanların neredeyse tümünün maaşı 5 bin TL’nin altında. (Yüzde 90.6). Neredeyse yarısının (yüzde 49.2) aylık hane geliri 4 bin ile 7 bin 500 TL arasında. Maaş dışında aylık gelir kaynakları yok denecek kadar az. Yalnızca yüzde 10’u kira gelirine sahip. Her 3 emekçi ailesinden biri yoksulluk sınırının altında yaşıyor.

-2 kamu personelinin çalıştığı evlerde bile yoksulluk var. Evli ve eşi kamu personeli olduğu halde aylık hane geliri yoksulluk sınırının altında olanların oranı yüzde 13.7. Her 4 kamu emekçisinden 3’ü maddi ihtiyaç nedeniyle ek iş yapma gereksinimi duyduğunu söylüyor.

-3 kamu emekçisinden 1’i kiracı. Çalışanların yarısından fazlası (yüzde 57.2) kendi evinde yaşarken, kirada oturanların oranı yüzde 28.2. Ailesinin evinde oturanların oranı da yüzde 12.5. Lojmanlarda oturanların oranı ise yalnızca yüzde 2.2.

-Emekçilerin yalnızca yüzde 25’i tasarruf yapabiliyor. 10 kamu emekçisinden en az 8’i borçlu. Konut ya da araba gibi ihtiyaçlar için değil, gündelik yaşamın devamı için borçlanmak durumunda kaldıklarını söylüyorlar. Emekçiler için temel borçlanma kanalı ise yüzde 86.8’lik oranla bankalar.

-Çalışanların kredi kullanım oranları oldukça yüksek (yüzde 82.6). Kredide ilk seçenek yüzde 70.4 ile ihtiyaç kredisi. Konut kredisi kullananların oranı yüzde 40.7.

-Çalışanların neredeyse tamamı kredi kartı kullanıyor (yüzde 95). Ancak sadece yüzde 66’sı kredi kartı borcunu son ödeme tarihine kadar ödeyebiliyor. 4 emekçiden 1’i ise kredi kartının sadece asgari borcunu ödeyebiliyor. Kredi kartı borcu nedeniyle mahkemelik olan çalışanların oranı da yüzde 1.4.

-Emekçilerin yüzde 90’ı borç ödemelerinde zorlandığını söylüyor. Yüzde 74’ü yaşam düzeylerinin son 5 yıl içinde kötüye gittiğini ifade ediyor.

-10 çalışandan 9’u kurumunun öğle yemeği, çay, su gibi gündelik ihtiyaçlarını karşılamadığını belirtiyor (yüzde 88.5).

- Kamu emekçisi psikolojik şiddete uğruyor. Önemli bir kısım (yüzde 50) ruhsal sağlığını rahatsız/tehdit edici davranışlara maruz kaldığını belirtiyor. Zaman baskısı ve ağır iş yükü altında olduğunu belirtenlerin (yüzde 28.7) yanı sıra ruhsal sağlığını etkileyen şiddet ve şiddet eğilimi (yüzde 12.5) de öne çıkıyor.

-10 kamu emekçisinden 8’i geleceği için kaygılı. Gelecek kaygısının oldukça yüksek olduğu gözlemleniyor. (yüzde 82.8)

‘Siyasal baskı kaygıyı artırıyor’

-Gelecek kaygısının nedenleri arasında güvencesizlik ilk sıralarda. “Siyasal baskı” da kaygı nedenleri arasında yer alıyor. Özelleştirmeyle işlerini kaybedebileceklerini düşünenler de var.

- Kamu emekçileri gündelik hayatlarında kafe, lokanta, kahvehane ve AVM’ye gidiyor. Spor ve sinema salonlarının da çoğunlukla AVM’lerde olduğu düşünüldüğünde emekçilerin sosyal hayatlarının çok büyük kısmının AVM’de geçtiği anlaşılıyor. Hiçbir sosyal faaliyeti olmadığını belirten kamu çalışanlarının oranı da yüzde 14.

-Çalışanların büyük bir kısmı kamuda işe girme süreçlerinin adil işlemediğini düşünüyor (yüzde 89.6).

-Emekçilere göre Türkiye’nin karşı karşıya olduğu en temel sorun “hukukun siyasallaşması.” (yüzde 57).

Etiketler
Lüks