İstanbul’da yaşayan 5 çocuklu aile, kiralarını ödeyemedikleri için ev sahibi tarafından evden atılınca Fatih ilçesi Ayvansaray’daki Hazreti Kab Camisi'nin bahçesinde yaşam mücadelesi vermeye başladı.

En büyüğü 14, en küçüğü 4 yaşında olan 5 çocukla Cami bahçesinde yaşayan anne Nurdan Karabıyık ile baba Murat Noin, seslerinin duyulmasını ve kendilerine yardım edilmesini istedi.

“BİR ANNE OLARAK BU BENİM GÜCÜME GİDİYOR"

ANKA Haber Ajansı’ndan Fahrettin Öztürk'e konuşan 5 çocuk annesi Nurdan Karabıyık, sesinin duyulmasını istediğini söyleyerek şunları söyledi:

“Şu anda 5 evladımla bu caminin içinde 3 aydan beri yaşamaya devam ediyorum. Bir anne olarak bu benim çok gücüme gidiyor. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyız. Bir an önce çocuklarımın da eğitim almasını istiyorum. Hiçbir şeyden geri kalıp da cahil olmasınlar. Her şeyden önce bizi çok korkuttular. Sosyal hizmetlerden, çocuklarımı elimden almak istediler yuvaya falan. Ama ben bunu bir anne olarak kabul etmedim. Etseydim zaten bu şekilde onlarla bir hayat sürmezdim. Her ne olursa olsun benim çocuklarım yanımda kalsın dedim.

GECE OLDUĞU ZAMAN EŞİMLE GÖZÜMÜZE UYKU GİRMİYOR

Türkiye'ye sesleniyorum. Bana Allah rızası için ne olur bir ev istiyorum. Çocuklarımın eğitim almasını istiyorum. Eşime güzel, temiz bir iş istiyorum. Yani sesimi nasıl duyurabileceğim bilmiyorum. Çok ağırıma gidiyor, gece olduğu zaman eşimin, benim gözümüze uyku girmiyor. Eşim ne zamana kadar su satıp da geçindirecek? Hiçbir yerden destek yok. Yani bir çaresiz kaldım. Türkiye'ye sesleniyorum. Ne olursunuz Allah rızası için elinizi vicdanınıza koyun. Sizler de annesiniz, sizler de babasınız. Benim için ve çocuklarım için temiz, güzel bir hayat istiyorum.

KİRA ÖDEYECEK HALDE DEĞİLİM. DEVLETİMİZDEN DESTEK İSTİYORUM

Kiralarımı ödeyecek bir halde değilim. Eşim işsiz, mahkûm. Daha 3 sene 4 ayı var. Pandemi iznine geldi. Bir seneden beri burada. O gittikten sonra ben bir anne olarak 5 çocukla nasıl yaşayacağım? Kiralar uçmuş gidiyor. 4 bin, 5 bin, 6 bin. Bunu veremiyoruz. Bir anne olarak sesimi Türkiye'ye duyurmak istiyorum. Bir an önce eşime temiz bir iş, çocuklarımın eğitim almasını istiyorum. Her yerden ne şekilde olursa olsun devletimizden destek istiyorum.

ÇOCUKLARIM MİKROP KAPTI, YARA BERE İÇİNDELER: 

Mikrop kaptı çocuklarım bu bahçenin içinde. Hepsinin vücutları kabarık, iltihaplanma var çocuklarda. Çocuklarımın durumu berbat. Çünkü burada banyo yapılmıyor, çamaşır yıkamak çok zor. Çocukların tedavi olmasını istiyorum. Yani bir doktora, bir yere çıksın. Bunlar böyle olmaz, çoluk çocuğum yara bere içindeler. Bugüne kadar bizden ayrı kalmasınlar diye hiçbir şey istemedim bugüne kadar. Ama artık yeter, pes dedim. Türkiye beni duysun. Allah için beni duysun. Bir anne olarak benim çok büyük istediğim bir şey yok. Herkesin olduğu gibi normal bir yaşantımız olsun, evimiz, yerimiz olsun.”

“BİR BABA OLARAK KIRIK VE VİRANIM”

Sokağa atılan ailenin babası Murat Noin ise trafikte su satarak ailesinin geçimini sağlamaya çalıştığını söyleyerek şöyle konuştu:

“Silivri Cezaevi'nde mahkumum, izne çıktım. İzne çıktıktan sonra eve gittim. Bir baktım ki kiralar, faturalar birikmiş. Ev sahibiyle tartıştık, söz dinlemeden dışarı attı eşyalarımızı. Biz de 3 aydan beri buradayız. Bir baba olarak yıkık ve viranım. Yani çocuklarımın bu şekilde yaşamasını istemiyorum. Allah rızası için yardım istiyoruz yani. Bize yardımcı olun. Çocuklarımızla burada çok zulüm gibi bir hayat yaşıyoruz. Çocuklarımın her tarafı yara oldu, hiçbir çare yok. Yardım istiyoruz. Bir belediye geldi otele yerleştirdiler, 25 gün sonra tekrar buraya getirdiler. Aynı yerdeyiz, başladığımız yere geri döndük. Çaresiziz. Ben de bir baba olarak şaşırdım ne yapacağımı şaşırdım. Su satarak, şu ışıklarda su satıyorum anca gırtlağa yani. Başka bir şey yok.”

4 YAŞINDAKİ EMİR AYAZ EVİNİN OLMASINI İSTİYOR

Annesinin kucağında oturan 4 yaşındaki Emir Ayaz Karabıyık ise “Ev istiyorum. Hem de ışıklı olmasını istiyorum inşallah” dedi.