Uzaktan çalışanların yüzde 68’i tükenmişlik hissi yaşıyor

Araştırmalara göre pandemi sürecinde pek çok şirketin kalıcı olarak benimsediği uzaktan çalışma yöntemi, çalışanlarda tükenmişlik hissine neden oluyor.

Uzaktan çalışanların yüzde 68’i tükenmişlik hissi yaşıyor

Geride bıraktığımız 2020 yılının başından bu yana tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını, özellikle profesyonel yaşamda dengelerin değişmesine neden oldu.

Pandemi öncesinde kimi şirketler tarafından tercihen uygulanan uzaktan çalışma yöntemi artık pek çok şirket için kalıcı hale geldi.

Bu durumun şirket içi motivasyona olan etkileri, çalışan dünyasının temel sorunları arasında yer aldığını söyleyen Fatih Elibol, “Fishbowl’un pandemi sırasında evden çalışan 16 binden fazla kişi üzerinde yaptığı bir anket çalışmasına göre katılımcıların yüzde 68'i bu süreçte tükenmişlik hissiyle mücadele ettiği görüldü. Bu oranın erkek çalışanlarda yüzde 67, kadın çalışanlarda ise yüzde 70 olduğu dikkat çekti. Uzaktan çalışanlardaki tükenmişlik hissinin nedenleri arasında, özellikle çocuğu olan çalışanlarda özel hayat ve iş hayatı ayrımının zorlaşması, bireysel aktivitelere yeteri kadar vakit ayıramama, online toplantıların kim zaman tüm gün kamera önünde olmayı gerektirmesi, belirsizlikler, alışkanlıkları yaşayamama, adaptasyon sorunu ve kaybetme korkusu gibi gerekçeler yer aldı" dedi.

“TÜKENMİŞLİĞİ ORTADAN KALDIRMAK İÇİN İHTİYAÇLARI BİLMEK GEREKİYOR”

Dünyanın önde gelen liderlerine koçluk desteği veren Fatih Elibol, konuya ilişkin değerlendirmede bulunarak, “Tükenmişliği ortadan kaldırmak, yöneticilerin çalışanlarının neye ihtiyacı olduğunu anlayabilmelerinden geçiyor. Bu da ancak çalışanlarıyla sağlıklı bir iletişim kurmakla mümkün oluyor. Koçluk ise bu noktada en büyük yardımcı. Söz konusu destek, kariyer sahibi yöneticilerden iş hayatına yeni atılmış genç bireylere, kişisel gelişimi odağına alan herkese, profesyonel ve bireysel hayat kalitesini artırmak için fark etmeleri gerekenleri sorularla karşılarına çıkarıyor. Şirketlerde çalışan her kademedeki personelin tüm iş süreçlerini katma değerli yapmalarını sağlıyor ve kurum vizyonu ile çalışanların iş vizyonunu ortak bir noktada buluşturuyor. Bir diğer deyişle, bireyler her ne kadar yaşamlarında belirli bir yolu kat etmiş olsalar da pandemi sürecinde de şahit olduğumuz gibi yaşamın değişen şartları bireyleri sürekli olarak değişime zorluyor. Bir koçun profesyonel bilgi ve becerileri kapsamındaki yaklaşımı ise bireylerin yenilenen hayatlarında ileriye doğru nasıl hedefler belirleyecekleri hakkında farkındalığını artırmaya yardımcı oluyor” diye konuştu.

"ÖNEMLİ OLAN KİŞİNİN KENDİNİ VE MEVCUT DURUMUNU FARK ETMESİ"

Bireylerin fark oluşturmaları ve güç sahibi olmalarının hem iş hem de özel yaşamlarında verimlilik açısından önem taşıdığına dikkat çeken Elibol, Türkiye’de önemli ölçüde bir farkındalık oluştuğunu da söyledi.

Elibol, “Yapılan seanslarda “Fark et, Algıla, Hakim ol, Başar!'' mottosu ile ilerliyor ve katılımcılara kendilerini fark ettirip algılarını açarak, öz potansiyellerini ortaya çıkarmalarına yardımcı oluyoruz. Böylece çevrelerini analiz etmelerini, iletişim becerilerini güçlendirmelerini ve her alanda bilinçli başarılar elde edebilmelerini sağlıyoruz. Türkiye’de pandemi sürecinin de etkisiyle daha da önemsendiğini ve ihtiyacın arttığını görüyoruz” ifadelerini kullandı.

"TÜRKİYE'DE KOÇLARA OLAN İLGİ HER GEÇEN GÜN ARTIYOR"

Pandeminin hem profesyonel hem de bireysel yaşamda meydana getirdiği değişikliklere paralel olarak koçlardan destek almak isteyenlerin sayısının arttığına da değinen Elibol, koçluk eğitimleri adıyla sunulan eğitimlere karşı da şu uyarılarda bulundu:

“Koçlardan destek almak isteyenlerin Uluslararası Koçluk Federasyonu ICF'den onaylı, akredite koçlara çalışmalarını ve koçluk eğitimlerine başlayacaklar ise ICF onaylı, akredite eğitimlere yönelmelerini öneriyorum. ICF, koçluk faaliyetlerinin belirli etik değerler ve kurallar dahilinde gerçekleştirilmesine önderlik eden kuruluştur. Kuruluşun temel amacı, küresel alanda, koçluğun, sürdürülebilir bir şekilde uygulanması ve bu sürecin etik, sosyal ve insani değerler ile ilintili olmasını sağlamaktır. ICF’nin koçları unvanlama süreci de bu kriterlere dayanır. Aksi takdirde koçluk sürecinin, koçluk yapılan bireylere olan yararı tartışmalı hale gelir. Bugün ise dünyada 12.202 ACC, 10.251 PCC, 1.187 MCC unvanlı koç bulunuyor. 276’sı Türk olan bu koçların 103’ü ACC, 140’ı PCC ve 33’ü ise MCC unvanına sahip. Mesleğimde 21 yılımı 8 Ocak 2021 tarihi itibarıyla dünyadaki 33. MCC unvanı ile taçlandırmış olmanın mutluluğunu yaşıyorum. MCC ünvanlı Türk koç olarak faaliyetlerime devam ederek, bireylerin kendilerini keşif yolculuğuna eşlik etmeyi sürdürüyorum.”