Son dönem Batı’yla Ankara arasında gerilim tırmanırken AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın partisinin kongrelerinde Avrupa ve ABD’ye yönelik mesajları dikkat çekti. Erdoğan "Geleceğimizi Avrupa ile kurmayı tasavvur ediyoruz" mesajı verirken Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’dan da benzer açıklamalar geldi.

12. Halifax Uluslararası Güvenlik Forumu’na video konferans yoluyla katılan Akar, "Türkiye ve ABD, köklü ve stratejik öneme sahip ilişkiler içerisinde, 70 yıla yakın bir süredir de iki ülke birbiri için değişmez birer müttefiktir" dedi.

Akar, “İlişkilerimizde inişler ve çıkışlar olmasına ve hatta bazen çok net fikir ayrılıkları içerisine düşmemize rağmen, unutmayalım ki uzun zamandır bir işbirliğimiz ve diyalog aracılığıyla sorunların üstünden gelebilme yetimiz var” ifadelerini kullandı.

SIKIŞAN ERDOĞAN BİR ÇIKIŞ ARAYIŞINDA

Erdoğan cephesinin Batı’ya verdiği mesaj siyaset arenasında konuşulurken, iktidarın dümeni AB’ye kırması tartışmalara neden oldu.

Konuya ilişkin BirGün'den Meral Danyıldız'a konuşan Profesör Dr. İlhan Uzgel, Erdoğan’ın iç politikada, ekonomide, yerelde, siyasette ve dış politikada çok sıkıştığının altını çizerek, bir süredir bir açılım yapmak istediğini, bir çıkış bulmaya çalıştığını vurguladı.

EKONOMİYE ETKİSİ OLACAĞINI DÜŞÜNDÜ

Erdoğan’ın aradığı çıkış yollarından birinin ekonomiye de etkisi olacağını düşündüğü Batı’yla ilişkilerin yeniden onarılması olduğunu belirten Uzgel, “İçerde samimiyeti çok şüpheli olan, kozmetik, göz boyamaya yönelik bir hukuk reformu yapmak ve böylelikle sermayeye güvence vermek istiyor. Bu konuda ekonomi anlamında, finans konusunda bazı değişiklikler yaptı. Dolayısıyla bunu dış politikaya yansıtmak istedi” ifadelerini kullandı.

SINIRLARI İTTİFAK ORTAĞI BAHÇELİ ÇİZİYOR

Erdoğan’ın bu açılımda iktidar ortağı MHP Lideri Devlet Bahçeli’yle yeterince uzlaşamadığının altını çizen Uzgel sözlerini şöyle sürdürdü: “Ancak burada bir sorun var. Fark ettiğimiz gibi ittifak ilişkisi kurduğu MHP ile devletin derinlikleriyle uzlaşamadı. Siyaseten bir tür çelişkili, birbiriyle uyumsuz, birbirini tamamlamayan, yanlışlayan bir sürece girdik. Yeni bir savrulma yaşanıyor. Buradan çıkış bulamadı. Batı’ya yakın olma mesajının altında yatan temel neden, iktisadi olarak Batı sermayesine güvence vermek, Batı’yla yola devam edeceği güvencesini vermek. Ancak bunun sınırlarını kendisi değil ittifak ortağı çiziyor. Sorun da burada yatıyor.”