TBMM'de, salı günü Genel Kurul gündemine AKP'li milletvekillerinin imzasını taşıyan, 'Bankacılık Kanunu'nda değişiklik öngören yasa teklifi ele alınacak.

CHP tarafından teklife ilişkin hazırlanan muhalefet şerhinde, hükümete ciddi eleştiriler ve uyarılarda bulunuldu.

GÜNÜ BİRLİK, PERSPEKTİFİ OLMAYAN ÇÖZÜMLER

Muhalefet şerhine göre, yaklaşık 20 aydır uygulanan Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi, Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik krizden çıkması için gerekli olan düzenlemeler yerine günü birlik, uzun vadeli perspektifi olmayan çözümler peşinde koşuyor.

TEK ADAM REJİMİ KUTSALLAŞTIRMAYA ÇALIŞILIYOR

Üretim darboğazında bulunan küçük ve orta ölçekli İşletmelerin, kredi darboğazında bulunan firmaların, ödeme güçlüğü içerisinde bulunan ve çarşı-Pazar enflasyonu altında ezilen küçük memur, esnaf, işçi, tarım üreticisinin, artan işsizlik neticesinde işlerini kaybeden emekçilerin sorunlarını çözmek ve daha kalıcı adımlar atmak, yargı bağımsızlığının sağlanması, olağanüstü hal hukukundan arınma, düşünce suçuna son verme ve demokratik hukuk devleti gerekleri doğrultusunda bir anayasal düzenleme yapma yerine Devletin şahsiyetinde parti ve tek adam iktidarını kutsallaştırmaya çalışan bir yaklaşım sergileniyor.

Kanun teklifindeki bazı düzenlemelerle, mevcut iktidarın kendi çıkardığı ekonomik krizi çözmek için daha da çok finansallaşan daha da çok kredi peşinde koşan bir çare arayışı içerisine girdiği belirtiliyor. “Bu durum mevcut düzenin devamını sağlayacaktır, krizi çözmeyecektir, krizi daha da derinleştirecektir. Mevcut iktidar algı yönetimi de uygulamak suretiyle kamu bankaları aracılığıyla aynı anda hem düşük faiz hem de düşük kur baskılamasıyla ekonomik sorunların çözümünü ertelemekte, ekonomik bunalımın daha da derinleşmesine aynı zamanda güven erozyonuna da neden olmaktadır” deniliyor.

FİNANS PİYASALARININ GÜNLÜK İŞLEYİŞİNE CİDDİ ŞEKİLDE MÜDAHALE EDİLİYOR

CHP, finans piyasalarının günlük işleyişine ciddi müdahaleler olduğuna vurgu yaparken, şu uyarılarda bulunuluyor:

“Ekonomiye ve Merkez Bankası gibi ekonominin önemli kurumlarına iktidar tarafından yapılan rasyonellikten uzak müdahalelerin döviz piyasalarında ve diğer finansal göstergelerde daha da kötüleşmeye yol açacağı açıktır. Kanun teklifi metnindeki bazı düzenlemeler bağımsız idari otoriteler üzerinden iktidarın finans piyasaları üzerindeki baskı ve müdahale eğiliminin artarak devam edeceğini göstermektedir.

Finans piyasaları için güçlü düzenleyici ve denetleyici çerçevenin var olması şarttır. Ancak bağımsız kurulların iktidar tarafından sürekli baskılanmaya başlanması finans piyasalarında sistemik riski önlemeye değil, sistemik riskin daha da fazla tetiklenmesine neden olacaktır. Emir ve komuta ile işleyen bir piyasa ekonomisi Türkiye’nin mevcut durumunu yansıtmaktadır.”

VARLIK FONU BORÇLANMA LİMİTİNİN KALDIRILMASI SAKINCALI

Kanun teklifinde, Türkiye Varlık Fonu ve bu fona bağlı alt fonlar ve şirketler açısından borçlanma limitlerinin kaldırılmasına yönelik hükümlerin yerleştirilmesinin ülke ekonomisinin içerisinde bulunduğu mevcut durum ve mali disiplin sağlanması açısından oldukça yanlış ve sakıncalı olduğu belirtilirken, “ Kurulduğu günden beri “paralel hazine” mantığıyla işletilen Türkiye Varlık Fonu’na yasal borçlanma limitlerine tabi olmadan kaynak sağlama adı altında borçlanma olanağı getirilmesi yanlıştır, bu durum aynı zamanda kamu maliyesinde şeffaflığı da ortadan kaldırmaktadır” deniliyor.

DÜŞÜNCE ACIKLAMA ÖZGÜRLÜĞÜ KISITLANIYOR

CHP muhalefet şerhinde, itiraz ve eleştirinin demokrasinin temeli olduğunun altını çizerken,” Kanun teklifindeki bazı düzenlemeler ekonomideki uygulamaları eleştiren, bazı uygulamalara itiraz eden herkesi manipülatif ve spekülatif hareketle suçlayabilecek, düşünce açıklama özgürlüğünü kısıtlayabileyecek niteliktedir. Oysa, şiddet içermeyen her türlü düşünce -iktidarın hoşuna gitsin ya da gitmesin- özgür olmalıdır” ifadelerine yer veriliyor.

İŞSİZLİK, İNTİHARLAR, YANDAŞ ŞİRKET KURTARMA OPERASYONLARIN ÜSTÜ KAPATILMAYA ÇALIŞILIYOR

Kanun teklifi ile hükümetin teknik düzenlemeler kılıfı adı altında, iktidarın düşürülemeyen işsizlik, yoksulluk yüzünden yaşanan intiharlar, bir türlü belini doğrultamayan ülke ekonomisi, kamu bankalarının yandaş şirketleri kurtarma operasyonları ve Varlık Fonu’nun gizlenen işlemleri gibi devasa sorunlar hakkında gerçeklerin söylenmesinin önüne geçmeyi planladığı belirtilerek, “Kanun teklifindeki bazı düzenlemelerle ekonomi alanında farklı sesleri bastırmak ve zarar etmesi neredeyse kesin olan akıl ve bilim dışı projelere vatandaşı ve baskı altında tutulan finans kuruluşlarını zorla ortak etmenin yolları yasallaştırılmaya çalışılmaktadır” tespitine yer veriliyor.

BDDK’NIN YETKİLERİNİN ARTTIRILMASI ELEŞTİRİLİYOR

CHP, finansal piyasalarda gerçeğe aykırı veya yanıltıcı bilgilerin yayılmasına ilişkin düzenlemelerin yer aldığı teklifin 11. Maddesi de eleştiriliyor.

Söz konusu düzenlemelerin uluslararası standartlara göre bankacılık açısından tartışmalı düzenlemeler içerdiği kaydedilerek, “ Hem cezanın ağırlığı hem de hangi işlemlerin suç sayılacağının BDDK’nın öznel değerlendirmesine bırakılması, sektör açısından sakıncalı sonuçlar doğurabilecektir” deniliyor.

FİNANS SİSTEMİNDE RİSK YARATAN DÜZENLEMELER YER ALIYOR

Teklifin 34. Maddesine ilişkin ise finans sektörü açısından proje finansmanı proje finansman fonu ve projeye dayalı menkul kıymet kavramları yeni finansal araçlar olarak mevzuata girmesinin sakıncalarından bahsedilirken, Finans sektöründe hükümetin müdahaleleri nedeniyle kuralsızlık, kurumsuzluk ve keyfilik düzeni yaratılılarak, bu durumun güvensizlk ve güvencesizlik ortamın doğmasına zemin hazırladığının altı çiziliyor.

İHLAS ZEDELERİN MAĞDURİYETİNE DİKKAT ÇEKİLDİ

CHP muhalefet şerhinde İhlas mağdurlarına ilişkin tespitlerde de bulunulurken, ihlas zedelerin mağduriyetinin giderilmesi amacıyla verdikleri önergenin hükümet ve MHP tarafından reddedildiğinin de altı çizildi.

ANAYASA’YA AYKIRI DÜZENLEMELER YER ALIYOR

CHP’nin muhalefet şerhinde ayrıca teklifin 1, 10,11,14 ve 26. Maddelerinin Anayasa’ya aykırı düzenlemeler olduğu da öne sürülerek, “Bankacılık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin bu şekliyle kanunlaşmasına karşı oldukları bildiriliyor.