İzmir Ödemiş’te 1970’ten beri faaliyet gösteren Bademli Fidancılık Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, hem yıllık 10 milyon civarında meyve fidanı üretimiyle Türkiye’deki meyve ağaçlarının yüzde 35’ini tek başına üretiyor hem de zeytinyağı ve süt üretimiyle dikkat çekiyor.

Cumhuriyet Gazetesi'nden Gamza Bal'ın haberine göre; artan maliyetler altında ezilerek üretim yapan ülke genelindeki tüm çiftçiler gibi, bu kooperatifin üyeleri de üretimlerini güçlükle sürdürmeye çalışıyor.

Bademli Fidancılık Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bilgi hem 49 yıldır kooperatif olmanın getirdiği kazanımla neler başardıklarını hem de ekonomik krizle perçinlenen yanlış tarım politikalarının çiftçiler üzerindeki etkilerini anlattı.

10 MİLYON ADET ÜRETİM

Bilgi, ilk olarak, 1970’te 1 milyon adetle başladıkları meyve fidanı üretiminin, bugün 10 milyon adede yaklaştığını anlatıyor: “Süs bitkisi de üretiyoruz. Ülke genelinde birçok belediye ve çeşitli kurumlara satıyoruz.” Yurtiçindeki pazarın 2010’da daralmaya başlamasıyla ihracata yöneldiklerini belirten Bilgi, “İhracata Türki cumhuriyetler ile başlamıştık, şimdi Kuzey Irak, Afganistan ve İran büyük pazarlarımız. Rusya da hedef pazarımız. Geçen yıl toplam 1.5 milyon dolar olan ihracatımızı, bu yıl 2 milyon dolara çıkarmayı hedefliyoruz” dedi.  

Meyve fidanı, kooperatifin ana geliri olsa da günde 100 ton süt ve yıllık 300 ton civarında zeytinyağı da üretiliyor. Süt, peynir, yoğurt ve zeytinyağı gibi ürünler “Bademli” markasıyla yurtiçinde bilinen büyük marketlerde ve şarküterilerde satılıyor.

KAZANÇ ERİDİ, HEPSİ BORÇLU

Girdi maliyetlerini karşılamanın yanında, bu yıl bir de çiftçilere destek olabilmek için üreticiden aldıkları süt miktarını 70’den 100 tona çıkardıklarını söyleyen Bilgi, “Hayvancılık büyük sekteye uğradığı için kazancımız eridi. Geçen yıl bir kilo sütten 10 kuruş kazanıyorken, bu yıl artan girdilere rağmen 6 kuruş kazanıyoruz. İhraç ettiğimiz meyve fidanının adedi de geçen sene 3-4 dolar iken bu yıl 2 dolara düştü” dedi. 

Bilgi, yaşadıkları sıkıntıları şöyle özetledi: “Enflasyonu baskılayabilmek için ithalatı seçtiler. Ucuzluğu sağlayacağız derken başka ülkelerin kalitesiz ürünlerini Türkiye’ye getirdiler. Tarım yapanları yok ettiler. Bütün köylüler perişan oldu. Kazanç sağlayamayan köylü de şehirlere göç etti. Üretim durdu. İthalat, ithalatı doğurdu ve bir açmaza doğru gidildi. Büyük şehirlere göç edenler kırsala geri döndürülmeli ve kaliteli üretim yapmaya teşvik edilmeli.

Ancak bunun için üreticinin kazanabilmesi lazım. Ne yazık ki, bugün bunu sağlamak mümkün değil. Ekonomik sıkıntılar had safhada. Pazar sorunu çok büyük. Ortaklarımızdan bankaya borçlu olmayan yok. Ayakkabı her geçen gün ayağı biraz daha sıkıyor. Ekonomik göstergeler ayakkabının daha da sıkacağını gösteriyor. 2020 de sıkıntılarla geçecek.”

15 GÜNDE 500 KİLO REÇEL SATIŞI

2017’de işsiz kalıp geçinebilmek için reçel satmaya başlayan kadın girişimci Bedirhan Uslu, haftada 50 TL olan kazancını 3 ayda 30 bin TL’ye çıkardı.

Uslu, İstanbul TÜYAP’ta dün sona eren 11. Flower Show fuarında Bademli Fidancılık Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nin desteğiyle stant açarak reçellerini tanıttı. KOSGEB’den belge alıp imalathanesini açtığını anlatan Uslu, 72 yaşındaki teyzesiyle birlikte çeşitli kahvaltı salonlarına15 günde 500 kilo satış yapıyor.