'Şaibe' davasında Dokuz Eylül Üniversitesi'nin delilleri değiştirdiği iddia edildi!

Dokuz Eylül Üniversitesi, Kamu Hukuku Yüksek Lisans Programı için düzenlene yazılı sınavda şaibe olduğu iddiaları hakkında açıklan davada üniversitenin delil niteliğindeki evrakları değiştirdiği iddia edildi.

'Şaibe' davasında Dokuz Eylül Üniversitesi'nin delilleri değiştirdiği iddia edildi!

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Hukuk Fakültesi, 23 Eylül 2020’de Kamu Hukuku Yüksek Lisans Programı için bir bilim sınavı düzenledi.

Birgün'den Atacan Ak'ın haberine göre, 400 adayın girdiği yazılı sınavın sonuçları iki gün sonra açıklandı. Sınav sonucunda ise kimin kaç puan aldığı yazmazken sadece ‘yerleşmedi’ ifadesi kullanıldı.

Avukat Buse Arıs da sınava giren yüzlerce adaydan biriydi. Arıs’ın ifadelerine göre, bir arkadaşı da ‘yerleşmedi’ sonucuna rağmen özel olarak aranıp kayda çağrıldı. Ayrıca yine Arıs’ın iddiasına göre 25 kişi alınacağı belirtilen Kamu Hukuku Yüksek Lisans programına 34 kişi kabul edildi. Arıs bunun üzerine konuyu yargıya taşıdı.

Sınava ilişkin dava İzmir 3. İdare Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. 4 Aralık’ta mahkeme ilk ara kararında, üniversiteden sınavı kazanan tüm adayların kâğıtlarını talep etti ve 30 günlük süre verdi. Süre doldu, üniversite akademik yoğunluğu gerekçe göstererek talep edilen delilleri sunmadı. Mahkeme heyeti, 7 Ocak 2021’de bu kez 15 günlük ek süre verdi. Üniversite bu süre içinde de belgeleri göndermedi. Toplamda 45 günlük sürenin ardından, DEÜ sınava ilişkin olarak her birinin bir sayfada yer aldığı üç soruyu gönderdi. Yüksek lisansa yerleşenlerin ise cevaplarını göndermedi. Buradan itibaren Avukat Buse Arıs’a kulak verelim: “Vergi hukukuyla ilgili olan ilk soruda, bizden sayabildiğimiz tüm vergilendirme ilkelerini saymamız istenmişti ve ben de oldukça tatmin edici bir yanıt yazmıştım. Oysa mahkemeye sunulan halinde sadece en önemlileri saymamız yeterliymiş gibi soru değiştirilerek verdiğim cevapla kazanan adayların cevapları arasında bir fark yaratması engelleniyor.”

Arıs’ın iddiasına göre tek şey sadeleştirilen ilk soru değil. Yine kendisinden dinleyelim: “Sınav anında her sorunun yanında, puansal değeri, soruyu hazırlayan ve cevabı değerlendirecek akademisyenin ismi bulunuyordu. Ancak mahkemeye gönderilirken bu değiştirilmiş ve sınav yönetmeliklerine göre olması gereken puana ve akademisyene dair bilgi çıkarılmış ve cevap bölümü eklenmiş. Oysa sınav anında ıslak imzaladığımız cevap kâğıtları dağıtılmıştı. Diğer iki soruda puansal ve akadamisyene ilişkin bilgiler mevcuttu ve üzerinde ‘Sınav bitiminde soru ve cevap kâğıtlarını birlikte teslim ediniz’ yazıyordu, yönetmeliğe uygundu yani. Yargı süreci şu an devam ettiği ve sorular da delil niteliği taşıdığı için bunları maalesef paylaşamıyorum. Üniversite yönetimi cevapları da sunduğu zaman bu durum zaten kendiliğinden anlaşılacaktır.”

Arıs son olarak şunları söylüyor: “Mahkeme bir an önce gerekli evrakları kurumdan temin etmezse, davanın görülmeye devam etmesinde benim için bir hukuki yarar yoktur. Zira delillerimin çoğu davalının elindedir, ve belli ki davalı resmi evrak değiştirmektedir.”

Etiketler
Dokuz Eylül Üniversitesi Üniversite