Prof. Dr. Serhat Erkmen'den dikkat çeken analiz: Kuzey Irak'ta TSK'ya yönelik saldırılar yeni bir çatışmalı dönemin habercisi mi?

Uzunca bir süre devam eden sessizliğin ardından Kuzey Irak üs bölgelerinden gelen şehit haberleri gözlerin tekrar bölgeye çevrilmesine neden oldu. Saldırıların sadece PKK ve ona yönelik mücadele üzerinden okunmaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Serhat Erkmen, 'güç savaşlarına' dikkat çekti.

Prof. Dr. Serhat Erkmen'den dikkat çeken analiz: Kuzey Irak'ta TSK'ya yönelik saldırılar yeni bir çatışmalı dönemin habercisi mi?

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK), Kuzey Irak'taki üs bölgelerine PKK tarafından düzenlenen saldırılarda 23 Aralık 2023'te 12, 12 Ocak 2024'te de 12 asker şehit oldu.

Bu saldırılar ve ölüm haberlerinin bölgedeki uzun bir sessizlik döneminin ardından gelmesi gözlerin tekrar bu bölgeye çevrilmesine neden oldu.

2016'ya kadar Türkiye içinde yaşanan saldırıların ardından AKP iktidarı terörle mücadelede bir konsept değişikliğine gidileceğini duyurmuş ve Kuzey Irak'a yönelik Dicle Kalkanı Harekâtı'nı başlatmıştı. Bu harekat ve arkasından hayata geçirilen Pençe Harekatları ile TSK Kuzey Irak'ta birçok geçici üs bölgesi oluşturdu.

İktidar tarafından amacı, "Terör örgütünün Irak'ın kuzeyindeki hareket kabiliyetlerinin sınırlandırılması ve Türkiye'ye hedef alan eylem arayışlarının kısıtlanması olarak" açıklanan bu üslerin varlığı ile 'Sınırların emniyetini ilerden sağlama ve terörü kaynağında yok etmek' hedefleniyordu.

Bölgedeki üsler Türkiye içindeki saldırı ve çatışmaları büyük oranda engellese de son dönemde çatışma merkezi Irak'ın Kuzeyi haline geldi ve son dönemde PKK'nin saldırıları bu bölgedeki hedeflere yöneldi.

SON ÇIRPINIŞLAR MI, YENİ BİR DÖNEM Mİ?

PKK'nın bölgede artan saldırıları ve son durumu değerlendiren Altınbaş Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serhat Erkmen, gelişmeleri Irak dengeleri ve bölgesel güç mücadelesi üzerinden okumak gerektiğini belirtti.

Prof. Dr. Erkmen, fikirturu.com sitesinde, "İran, KYB, PKK, Kuzey Irak: 90'lara dönüş" başlığıyla yazdığı analizde, bölgedeki TSK güçlerine yönelik saldırılara ilişkin ilk bakışta 'terör örgütünün son çırpınışları' yorumları yapılsa da Ankara'dan yapılan açıklamaların bunun aksi yönünde mesajlar içerdiğine dikkat çekti.

Erkmen, "Fakat Türkiye terör eylemlerinden sonra yaptığı açıklamalarda ısrarla KYB bağlantısına dikkat çekti. Hatta bununla da sınırlı kalmadı. PKK'nın Suriye'deki kanadı PYD'yi de hedef tahtasına oturttu. Bu durum PKK'nın son dönemdeki terör eylemlerinin kötü hava koşullarının ya da saha şartlarının neden olduğu diğer sorunların ötesinde bir boyutu olduğunu gösteriyordu.

Bu nedenle bölgesel koşulların daha detaylı incelenmesi gerektiğini düşündüm. Birkaç gün Kuzey Irak'ta yaptığım görüşmeler, arşiv taramaları ve bir miktar saha gözlemi farklı bir bakış açısı geliştirmeme neden oldu. En azından benim anladığım kadarıyla PKK'nın bu eylemlerini Irak dengeleri ve bölgesel güç mücadelesi üzerinden okumak çok daha anlamlı hale geliyor." değerlendirmesini yaptı.

ABD ve İran'ın bölgedeki rekabetinin önümüzdeki aylarda vekiller üzerinden çok daha sertleşeceğini ve Irak'ın da bu rekabetin en sert alanı haline geleceğini belirten Erkmen, İran'ın Irak'ta Duhok ve Erbil'i de denetim altına almak isteğini bunun için de önce bu bölgelerde Türkiye'nin etkinliğini kırmak zorunda olduğunu kaydetti:

"Çünkü ABD Irak'ta gittikçe küçülürken, (hatta kısa süre içinde çekilmesi gündeme gelmişken) ve ülkedeki varlığını ileri operasyon merkezlerinden oluşan bir "karakol"a çevirirken, Irak'ta geriye Basra'dan Duhok'a kadar ekonomik ve politik etki kurabilecek yegâne ülke olarak Türkiye kaldı. Bu nedenle elindeki tüm imkanları veya lokal iş birliği imkanlarını kullanarak Türkiye'nin müttefiklerinin iradesini kırmaya çalışıyor. Bu nedenle Türkiye'ye yakın Muhammed Halbusi'nin Irak Meclis başkanlığının düşürülmesi, Türkmenlerin mezhep üzerinden bölünmeye çalışılması, KDP'nin iktidarının zayıflatılması gibi süreçlerin hepsi aynı planın parçası. KYB ve PKK da bu süreçte kendi rollerini oynuyorlar.

Özetle, PKK'nın son terör eylemleri 1990'larda Kuzey Irak'ta üstlendiği rolden farklı değil ki, onu birazdan anlatacağım. İşte PKK'nın son eylemleri de bu rolün bir parçasıydı. Bu yüzden ilerleyen süreçte yenilerinin olması da maalesef şaşırtıcı olmayacak."

IRAK, İRAN İÇİN ÇOK ÖNEMLİ BİR SAHA

İran'ın, 2003'ten beri Irak'ta kontrolü eline almak için sürekli bir çaba içinde olduğunu belirten Erkmen, Irak'ın İran için önemini şöyle tarif etti:

"Gazze'deki savaş ile birlikte İran'ın Orta Doğu'daki tüm vekilleri teker teker hedef haline geliyor. Hizbullah, Husiler, Suriye'deki milisler derken İran'ı son yıllarda doğrudan çatışmaya girmeden savaş sahasında aktif kalmasını sağlayan tüm gruplar teker teker hedef olmaya başladı. Bu gruplara son birkaç haftadır Haşdi Şabi de eklendi.

Irak merkezli kurulan ve Suriye'deki İran yanlısı milis grupların da eklenmesiyle büyüyen gruplar ABD'yi hedef aldıkça karşılık görmeye başladılar. Bu nedenle Irak yavaştan ısınmaya başladı. Üstelik ABD'nin son günlerde Suriye'den çekilebileceği senaryolarının yaygınlaşmasıyla birlikte benzer bir durumun Irak için de konuşulması gündeme gelebilir. Bu durumda ilk akla gelen şey şu: Ya ABD, İsrail için, İran'ı vuracak ve bu nedenle önceden küçülmeye gidiyor ya da gerçekten başka ilgi odağı var ve gerçekten çekiliyor. Her iki durumda da İran için Irak sahası çok daha önemli hale gelecek.

Böylesi bir atmosferde İran'ın Irak üzerindeki kontrol girişimini tamamlamasının önündeki tek engel ise Türkiye.

Türkiye'nin Musul ve Kerkük'te etki alanlarını yeniden kurmasını engellemek ve hatta son kalan etki alanı olan Erbil ve Duhok alanını da kaybetmesine neden olmak için İran 1990'larda olduğu gibi KDP'nin üzerine oynamaya başladı. KYB ile PKK arasındaki ilişki ilerledikçe KDP'nin köşeye sıkıştırıldığı bir döneme girdik."

'TÜRKİYE VE KDP AÇIK HEDEF'

Geçtiğimiz yıl, Barzani ailesinin yaşadığı yerlerin yakınına düzenlenen SİHA saldırısı, 15 Ocak'ta KDP'ye yakınlığı ile bilinen bir iş adamına düzenlenen füze saldırısı, Ekim ayında Ankara'da, daha sonra da Kuzey Irak'ta TSK üstlerine yönelik saldırılarının peş peşe gelmesine dikkat çeken Prof. Dr. Erkmen, yazısına şöyle devam etti:

"PKK saldırılarının arkasında yatan neden tam da buradan itibaren anlaşılabiliyor. Birileri açıkça IKBY'de en geç Mayıs ayında yapılması beklenen seçimden önce Türkiye ve KDP'yi açıkça hedef alır hale geldi. PKK'ya Türkiye kamuoyunda infial yaratacak eylemler yaptırarak, Türkiye'nin sadece bu eylemleri gerçekleştiren PKK/PYD'ye değil aynı zamanda son dönemde onların lojistiğinde önemli rol oynayan ve politik desteğini açıkça gösteren KYB'ye sert bir biçimde karşılık vermesini istiyor. Böylece seçimleri manipüle etmek için çok daha iyi bir fırsat geçecek ellerine. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın "KYB, PKK'ya müzahir tutumunu değiştirmezse, daha ileri tedbirler almakta tereddüt etmeyeceğiz" sözleri de bu tabloyu tamamlıyor.

1990'lardaki İran+KYB, Türkiye+KDP durumunun yeniden yaşamaya başlıyoruz gibi. O tarihlerde PKK taşeronluk yapıyordu. Şimdilerde de aynısını yapıyor. Tüm taşeron örgütler gibi sahnede az görünen, rolü küçük etkisi büyük bir oyuncu olarak sahaya sürülmüş durumda. Bu nedenle büyük olasılıkla önümüzdeki birkaç hafta içinde benzer şeyler tekrarlanacak.

Elbette sınır ötesi operasyonlar PKK'yı köşeye sıkıştırıyor. Bu durum PKK'nın son çırpınışları olarak da görülebilir. Fakat PKK daha büyük bir mücadelenin daha küçük ama tetikleyici parçası gibi. Asıl mücadele Irak'a kayıyor bu nedenle son terör eylemlerini Irak ve özelde Kuzey Irak'taki dengeler üzerinden okumak daha anlamlı gibi görünüyor."

Yazının tamamı için

Prof. Dr. Serhat Erkmen'den dikkat çeken analiz: Kuzey Irak'ta TSK'ya yönelik saldırılar yeni bir çatışmalı dönemin habercisi mi? - Resim : 1

SERHAT ERKMEN KİMDİR?

Prof. Dr. Serhat Erkmen, Altınbaş Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi. Doktorasını Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde tamamladı. Çeşitli düşünce kuruluşlarında çalıştı. Terörizm ve Orta Doğu konularında yayımlanmış çok sayıda makalesi bulunuyor.

Etiketler
Kuzey Irak PKK Türkiye çatışma