Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki çatışmalar devam ederken ateşkes için uluslararası çağrılar da sürüyor. Avrupa Birliği dış güçleri Dağlık Karabağ krizine müdahale etmemeleri için uyardı, Rusya ise arabuluculuğa hazır olduğunu açıkladı.

Dağlık Karabağ’da Ermenistan ile Azerbaycan arasında pazar günü başlayan çatışmalar dün de sürdü. Gerilimde tansiyon düşmezken AFP’nin haberine göre toplam ölü sayısı 39’a yükseldi. Hayatını kaybedenler arasında sivillerin de bulunduğu belirtildi. Ermenistan Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Azerbaycan ordusunun tank ve ağır silahlar kullandığı iddia edildi. Azerbaycan ordusu ise Ermenistan güçlerinin Dağlık Karabağ sınırındaki Terter kentini bombaladığını ve Ermenistan’a “ölçülü karşılık verme” uyarısı yapıldığını bildirdi.

Her iki taraf da çatışmalan nedeniyle birbirilerini suçlamaya devam etti. Bukü ve Erivan ilk ateş açanın karşı taraf olduğunu savunuyor. Bakü, Erivan'ı saldırganlık ile suçlayıp ele geçirdiği köylerle ilgili "kurtarılan topraklar" derken Erivan ise Azeri yönetimini "savaş ilan etmek"le suçladı. Azerbaycan yönetimi önceki gün Nüzgar, Büyük Mercanlı, Kend Horadiz, Yukarı Seyid Ahmetli, Yukarı Abdurrahmanlı, Karahanbeyli ve Garvend köylerini "işgalden kurtardığını" açıklamıştı.

KARŞILIKLI SUÇLAMALAR

Her iki ülkenin de toprak kaygısı öne çıkarken kamuoyunda milliyetçiliğin beslendiği, karşılıklı açıklamalarda tutarsızlığın yer aldığı görüldü. Bunlardan ilki, her iki ülkenin ilk ateşi karşı tarafın açtığını savunması oldu. Ermenistan çatışmanın ilk gününde seferberlik, Azerbaycan ikinci gününde kısmi seferberlik ilan ederken, karşılıklı olarak askeri teçhizatların imhası ile ilgili yüksek sayılar açıklanması tartışmalı konulardan biri oldu.

"Hava ve füze saldırılarına yanıt verildiği, helikopter, İHA ve tankların vurulduğu, uçaksavar sistemlerinin imha edildiği" ile ilgili açıklamalar peş peşe gelirken kimi bilgilerde 'dezenformasyon' göze çarptı. Örneğin, Azerbaycan Savunma Bakanlığı, "Ermenistan birliklerine ait 22 tank, 15 OSA uçaksavar, 18 İHA imha edildi" derken Erivan bu bilgilerin gerçeği yansıtmadığını savundu. Azeri yönetim, askeri üstünlüğe sahip bir kanıt ortaya koyamazken bu verilerin kamuoyunda propaganda amaçlı olarak kullanıldığı görüldü.

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan “Güney Kafkasya’da sonucu belli olmayan büyük çaplı bir savaşın eşiğindeyiz” çıkışında bulunurken Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ise “Tovuz’da yaşanan olaylardan sonra Ermenistan’ı pis işlerinden vazgeçmemesi halinde pişman olacağı konusunda uyarmıştım” sözleri tansiyonu yükseltti.

DİPLOMASİ TRAFİĞİ

Dağlık Karabağ’ın sınırında yaşanan askeri hareketlilik, uluslararası aktörlerin itidal çağrılarına rağmen sönümlenmedi. Tarafların karşılıklı harareti yükselttiği görülürken başta ABD, Avrupa Birliği (AB), Rusya gibi Güney Kafkasya'da kritik rol oynayan özneler, bu bölgedeki krizin ağır sonuçları olacağını öngörerek ateşkes çağrısını yinelemeye devam etti. ABD Başkanı Donald Trump ''O bölgede çok iyi ilişkilerimiz var ve (çatışmaları) durdurabilecek miyiz bakacağız" açıklamasıyla yetindi. Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Dağlık Karabağ’daki çatışmalarla ilgili yaptığı açıklamada, “dışarıdan müdahalenin kabul edilemez” olduğunu belirtti.

Borrell, çatışmaların tüm Kafkasya bölgesinin istikrarı açısından “ciddi sonuçları olabileceği” uyarısında bulundu.

AB temsilcisi, bölgedeki aktörlerin, çatışmaların bir topyekûn savaşa dönüşmesini engellemek için “ellerinden geleni yapmaları” gerektiğini sözlerine ekledi.

Savaş ve çatışma çığırtkanlığına rağmen barış isteyenler de var

Azerbaycanlı barış savunucusu Giyas İbrahimov, internette savaş karşıtı açıklamalarda bulunduğu iddiasıyla Bakü’de gözaltına alındı. İbrahimov, videoda tutuklanma nedeninin sosyal medyadaki savaş karşıtı paylaşımları olduğunu söyledi. Hakkında yapılan şikayetler sonrasında evinde gözaltına alındığını kaydetti.

İbrahimov savaş karşıtı barışçıl eylemleriyle biliniyor. İbrahimov bundan önce Mayıs 2016’da, eski cumhurbaşkanı ve ülkenin şimdiki cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in babası Haydar Aliyev’in bir heykeline grafiti yaptıktan sonra aktivist arkadaşı Bayram Memmedov ile birlikte tutuklanmıştı.

İddialar havada uçuştu

Dağlık Karabağ'ın Ermenistan destekli yönetimi, "Sadece Azerbaycan değil, Türkiye de bizimle savaşıyor" suçlaması yönelterek operasyonlarda Türk İHA'larının kullandığını savundu. Ancak iddia bununla sınırlı kalmadı. Ermenistan'ın Rusya Büyükelçisi Vardan Toghanyan, Türkiye'nin Dağlık Karabağ'da savaştırmak üzere Suriye'den yaklaşık 4 bin silahlı militan gönderdiğini öne sürdü. Bu iddiayı jet hızıyla yalanlayan Bakü yönetimi ise başka bir iddiayı dile getirdi. Azerbaycan Savunma Bakanlığı Sözcüsü Yarbay Anar Eyvazov, "Ermenistan'ın kayıpları arasında Suriye'den gelen Ermeni asıllı paralı savaşçılar tespit edildi" dedi. Her iki tarafın da ortaya attığı iddiaları doğrulayacak bir bulguya rastlanmadı.

Peş peşe uluslararası şikâyet

Erivan yönetimi, "Azerbaycan'ın sivil tesisleri bombalamaya son vermeye mecbur edilmesi" talebiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvuruda bulundu. Açıklamada, "Sivil yerleşimlerin hedef alındığı" savundu. Azerbaycan ise Ermenistan'la ilgili özel bir uluslararası mahkemenin oluşturulması için aralarında BM Güvenlik Konseyi’nin de bulunduğu bir dizi uluslararası kuruluşa başvuracağını bildirdi. Azerbaycan Başsavcılığı, "Ermenistan'ın işgalci özünü açığa çıkarmayı sürdürmek, işgalci devlete karşı uluslararası hukukun öngördüğü yaptırımları uygulatmak istiyoruz" açıklaması yaptı.

Kayıplar belirsiz

Azerbaycan kamuoyunun iddiasına göre çatışmalar sırasında Ermenistan tarafında 550 kişi hayatını kaybetti. Bu iddia abartılı bulunurken, Ermenistan Savunma Bakanlığı’nın temsilcisi Artsrun Hovhannisya ise Azerbaycan'ın 200 can kaybı yaşadığını ileri sürdü. Bakü yönetimi ise hayatını kaybeden 31 askerin isim ve doğum tarihi bilgilerini liste olarak paylaştı. Dağlık Karabağ'ın Ermenistan destekli lideri Arayik Harutyunyan, "Artsakh'ın (Karabağ) güneyinde pozisyonları kaybettik. Düzinelerce ölü, düzinelerce yaralı var” dedi. Azerbaycan'ın saldırılarda beş sivilin, Dağlık Karabağ'ın ise iki sivilin hayatını kaybettiği iddiaları da belirsizliğini korumaya devam etti. Azerbaycan ayrıca Vardenis-Ağdara yolunun Azerbaycan kontrolünde olduğunu açıkladı. Ermenistan Savunma Bakanlığı bu bilgiyi yalanladı.

Kim, ne dedi?

ABD: Dağlık Karabağ’da temas hattında sivil kayıplara da neden olan büyük ölçekli askeri harekat son derece endişe verici. ABD, şiddetin tırmanmasını güçlü bir şekilde kınıyor.

Almanya: Dağlık Karabağ’daki durumu “tehlikeli” olarak tanımlıyoruz. Azerbaycan ve Ermenistan’a ateşkes ve müzakerelere başlama çağrısı yapıyoruz.
Çin: Umarız tüm ilgili taraflar itidal ve ihtiyatı muhafaza eder, farklılık ve çelişkilerini siyasi diyalog yoluyla çözmek için gerilimi azaltmaya yönelik önlemleri alır.

İran: Acil ateşkes, düşmanlığın terk edilmesi ve ikili müzakereler Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki krizin tek çözüm yoludur. Askeri yöntemler kalıcı bir çözüm sağlamaz.

Rusya: Tüm tarafları, özellikle de çatışan tarafları azami itidale ve askeri yöntemlerle hareket etmekten ve ileride durumun kötüleşmesini kışkırtabilecek adımlardan vazgeçmeye çağırıyoruz.

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: Bölgede Dağlık Karabağ’ın işgaliyle başlayan krize artık bir son verilmelidir. Ermenistan’ın işgal ettiği Azerbaycan topraklarını derhal terk etmesiyle bölge yeniden barışa ve huzura kavuşacaktır.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar: Ermenistan derhal saldırılarını durdurmalı, yurt dışından getirdikleri paralı askerleri, teröristleri geri göndermeli ve işgal ettikleri Azerbaycan topraklarını boşaltmalıdır. Böylece ateşkesin, barışın, istikrarın önü açılmalıdır.

AKP, CHP, MHP ve İYİ Parti’nin TBMM grupları: Bu son saldırı, Ermenistan’ın bölgede barışın ve istikrarın kalıcı tesisi önündeki en büyük engel olduğunu bir kez daha göstermiştir. Halkını korumak ve toprak bütünlüğünü tesis etmek amacıyla, Azerbaycan’ın gerçekleştirdiği savunmasını destekliyoruz.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ünal Çeviköz: Ermenistan tarafından uluslararası hukuka aykırı olarak gerçekleştirilen ateşkes ihlalini ve sivillerin ölümüne ve yaralanmasına neden olan saldırıyı kınıyoruz.