Uluslararası Af Örgütü'nden sınır dışı edilen Suriyeliler hakkında Türkiye'ye çağrı

"Mültecilerin Suriye’ye hukuka aykırı bir biçimde sınır dışı edilmesini durdurun ve güvenliğini sağlayın."

Uluslararası Af Örgütü'nden sınır dışı edilen Suriyeliler hakkında Türkiye'ye çağrı

Uluslararası Af Örgütü, Suriyeli altı erkeğin geçen hafta açık bir biçimde zorlanarak Kuzey Suriye’ye sınır dışı edilmesine dair açıklama yaptı. Gelişmelerin kaygı verici olduğunu belirten Uluslararası Af Örgütü Türkiye’ye, mültecileri, hayatlarının ve özgürlüklerinin risk altına gireceği bir yere geri göndermeye son verme çağrısında bulundu. Uluslararası Af Örgütü ayrıca Türkiye yetkililerini, sınır dışı edilen herkesin Türkiye’ye güvenli bir biçimde tekrar giriş yapmasına izin vermeye ve temel hizmetlere erişimlerini sağlamaya çağırmaktadır.

Suriyeli altı erkekten biri olan Maher* ve avukatıyla görüşmeler yapan Uluslararası Af Örgütü, Maher’in Türkiye’de koruma hakkı olduğunu doğrulayan belgeleri inceledi.

Maher’in anlatımına göre, Türkiye polisi, 15 Mayıs 2020’de Konya’da, Maher ile diğer beş Suriyeli erkeği durdurarak, Türkiye vatandaşlığına başvuruları hakkında soru sormak istedi. Uluslararası Af Örgütü’nün edindiği bilgilere göre, hepsinin Türkiye yetkililerince verilen Geçici Koruma Kimlik Belgesi vardı.

‘Rızamız dışında belge imzalamamız için baskı yapıldı’

Maher, diğer beş erkekle birlikte bir hafta boyunca Meram ilçesindeki bir polis merkezinde gözaltında tutulduklarını söyledi. Maher, Uluslararası Af Örgütü’ne, Türkiye güvenlik yetkililerinin onlara neden gözaltında tutulduklarını açıklamadığını ve bir avukatla iletişim kurmalarına izin vermediğini aktardı. Bu kişilerin Türkiye’de geçerli kimlik belgelerine el konuldu. Maher, Uluslararası Af Örgütü’ne, Suriye’ye geri dönmek istediklerini belirten ve Türkiye’de güvenlik ve kamu düzenine yönelik ‘tehdit’ oluşturduklarını kabul ettikleri bir belgeyi imzalamaları için kendilerine sözlü baskı yapıldığını söyledi.

“Güvenli olmadığı için Suriye’ye geri dönmeyeceğimi ve Türkiye’de yasal olarak kaldığımı söyledim. ‘Bir suç mu işledim’ diye sordum ama yanıt vermediler” diyen Maher, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kendimi mahvolmuş ve yapayalnız hissettim.”

Türkiye yetkililerinin, söz konusu belgeyi imzalamaya zorlamak için grupta bulunanlardan birini Türkiye’nin güneyindeki bir kampa götürmekle, orada aylarca tutmakla ve en sonunda sınır dışı etmekle tehdit ettiği bildirildi.

Maher, Uluslararası Af Örgütü’ne, Türkiye yetkililerinin, Suriyeli altı erkeği, 22 Mayıs 2020 sabahı, sivil bir araçla Konya’daki polis merkezinden Hatay’daki Bab El-Hava sınır kapısına götürdüğünü söyledi. Sınırda, sivil giyimli Türkiye güvenlik güçleri, yeni bir belgeye parmak basmalarını istedi. Bu belge kendilerine verilmedi ve içeriğini bilmiyorlardı. Hiçbirinin pasaportu yoktu, yalnızca bazılarının üzerinde Suriye’de geçerli kimlik kartları vardı. Altı kişi, Suriye devletine bağlı olmayan silahlı güçlerden, sınır kapısını kontrol eden ‘Özgür Suriye Polisi’ne teslim edildi.

Sınır dışı edilen altı kişi o tarihten beri COVID-19’un yayılmasını önlemek için uygulanan yerel tedbirler kapsamında, İdlib’deki bir merkezde karantinada tutuluyor.

Suriye’de güvenliğinden endişe ettiğini belirten Maher, Uluslararası Af Örgütü’ne şunları söyledi:

“Şu an güvende değilim. Çevrede birçok kriminal grup var; beni kaçırabilir ve fidye isteyebilirler. Rejimin kontrol ettiği bölgeye de gidemem. Daha önce yaşadığım yer hükümet karşıtı gruplarla dolu olduğu için beni öldürürler.”

Herhangi bir kişinin Suriye’ye zorla geri gönderilmesi, sınır dışı edilen kişiyi ağır insan hakları ihlallerine uğrama tehlikesi altına soktuğundan, uluslararası hukuk gereğince geri gönderme yasağının (non-refoulement) ihlalidir. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK), bu durumu şöyle ortaya koyuyor:

“Suriye’nin tüm bölgelerinin bir ya da birden fazla çatışmadan doğrudan veya dolaylı olarak etkilendiği bildirildiğinden, BMMYK devletlere, Suriye vatandaşlarını veya daha önce Suriye’de ikamet eden kişileri Suriye’ye zorla geri göndermeme çağrısında bulunmaktadır.” [1]

Türkiye hukuku geri göndermeyi (refoulement) yasaklamaktadır. Ayrıca, COVID-19’un yayılmasını önlemek için yürürlüğe konulan düzenlemeler, tüm sınır dışı uygulamalarını yasaklamaktadır.1

Buna rağmen, Uluslararası Af Örgütü, Türkiye’nin Suriyelileri 2014’ten bu yana sürekli olarak, Mayıs 2020’deki uygulamaya benzer şekilde, hukuka aykırı bir biçimde sınır dışı ettiğini belgeledi. Uluslararası Af Örgütü en son 2019’da, Türkiye’nin dört bir yanında yüzlerce Suriyeli mültecinin alıkonulduğunu, gözaltına alındığını ve istemedikleri halde Suriye’ye sınır dışı edildiğini raporladı.

Türkiye’nin, mültecileri, hayatlarının tehlike altına gireceği Suriye’ye zorla geri göndermesi tehlikeli ve hukuka aykırı bir uygulamadır ve bu uygulamaya son verilmelidir.

Türkiye, 2011’den bu yana milyonlarca Suriyeli mülteciye barınma sağlamak için kayda değer bir cömertlik sergiledi ve büyük miktarda kaynak aktardı. Mevcut durumda, 3 milyon 600 binin üzerinde kayıtlı Suriyeli mülteci Türkiye’de yaşıyor. Ancak bu cömertlik, Türkiye hükümetini, geri gönderme yasağına uyma yükümlülüğü de dahil olmak üzere uluslararası yükümlülüklerinden muaf kılmamaktadır.

Ayrıca, Uluslararası Af Örgütü, uluslararası topluma, Türkiye’den gelen Suriyeli mültecilere ayrılan yeniden yerleştirme kotalarını büyük ölçüde artırma ve Türkiye yetkililerinin bu büyük nüfusa barınma sağlama çabalarına önemli miktarda mali destek sunma çağrısı yapmaktadır.

* Kişinin kimliğini korumak için takma isim kullanılmıştır.

Etiketler
Ağrı Suriye Türkiye