Yunanistan’da başladı, Türkiye’ye sıçradı! Sahiller halka kapanırken; 'havlu hareketi' büyüyor

Lüks otellerin ve ‘beach’lerin kıyıları hukuksuzca ücretli hale getirmelerine karşı komşu Yunanistan’da başlayan ‘havlu hareketi’ Türkiye’de sürüyor. Peki havlu hareketi nedir? Harekete katılan yurttaşlar ne istiyor?

Yunanistan’da başladı, Türkiye’ye sıçradı! Sahiller halka kapanırken; 'havlu hareketi' büyüyor

Zamlardan, geçim kaygısından ya da aşırı sıcaklardan bunaldığınız bir yaz günü, sevdiklerinizle size en yakın yerlerden birine yüzmeye gittiğinizde sizi karşılayan doğa harikası kıyılar, serin sular değil; sizi soymak için sıraya girmiş işletmeler oluyor.

Son yıllarda neredeyse her yerde ücretli plajlar, halkın kıyıya erişmesinin önündeki en büyük engel.

Ortada ise büyük bir soygun var. İşletmelere giriş ücretleri her geçen gün artıyor. Bazı işletmeler işi o kadar abartmış durumdaki asgari ücretin onda biri sahile giriş ücreti olarak isteniyor. Zaten zamlardan ve geçim kaygısından bir gün de olsa kaçmak isteyen bir emekçinin vereceği ücretle, bir kilo peynir, yarım kilo kıyma almayı mukayese etmemesi mümkün değil. İşletmelere vereceğiniz ücret, buzdolabınızda eksik olan bir ürünü alamamanıza neden olabilir.

ANAYASA NE DİYOR?

Oysaki kıyıların halk tarafından ücretsiz ve eşit kullanımı anayasal güvence altında.

Anayasa’nın 43. Maddesine göre, kıyılar özel teşebbüslere kapatılmış durumda. Maddeye göre, kıyılar devletin hükmü ve tasarrufu altında.

Kıyı Kanunu ise bu hükümlerin halk yararına kullanımını garanti altına alıyor.

Kanunu’nun 6. Maddesi şöyle:

Kıyı, herkesin eşitlik ve serbestlikle yararlanmasına açık olup, buralarda hiçbir yapı yapılamaz; duvar, çit, parmaklık, tel örgü, hendek, kazık ve benzeri engeller oluşturulamaz.

HAVLU HAREKETİ NASIL BAŞLADI?

Türkiye’ye de sıçrayan havlu hareketi, Yunanistan’da başladı.

soL Portal’da Ali Ufuk Arikan haberinde aktardı, Yunanistan’da Paros adasında yaşayan 70 yaşındaki Nikolas Stefanu, denize girmek için 70 avro isteyen bir işletmeye karşı başlattı havlu hareketini ve sonrasındaki tüm ülkeye yayıldı.

Önce Yunanistan’a sonra Türkiye’ye.

ÇEŞME’DEN AYVALIK’A

Havlu hareketi ilk kez İzmir’in Çeşme ilçesinde ortaya çıktı.

Doğal SİT alanı Gücücek Koyu’nun özel bir işletmeye verilmesine tepki gösteren yurttaşlar, gösterdikleri tepkileri ‘havlunu al gel’ eylemine dönüştürdü.

Denize girilebilecek kıyıların tamamının işletmeler tarafından işgal edildiği ve ‘beach’lere girişin 600 lira – 1500 lira arasında ücret ödenerek yapılabileceğini söyleyen yurttaşların eylemleri, ‘havlu hareketinin’ Türkiye’deki ilk eylemi oldu.

Muğla’nın Datça ilçesinde de yurttaşlar sahillerini savunmak için eylem yaparken; bu eylemleri yine İzmir’in Foça ilçesindeki eylemler izledi.

Yurttaşlar, sahillerin özel işletmelere devredilmesine karşı bir basın açıklaması yaptıktan sonra sahile havlu atıp oturma eylemine başladı.

Yurttaşların ellerindeki dövizler ise eylemden daha çok konuşuldu:

'Bu ne beach im iş'

Son olarak ise Türkiye’nin en uzun plajı olarak bilinen Sarımsaklı Plajı’nda yurttaşlar eylem yaptı.

Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde bulunan plajda yurttaşlar, “Kıyılar sermayenin değildir” sloganları atarak, kıyıların rant projelerine kurban edilerek betonlaşmasını ve işletmelerin plajları işgal etmesini protesto etti.

SARIMSAKLI’DA EYLEMLER NASIL BAŞLADI?

Ayvalık Sarımsaklı’da başlatılan havlu eylemlerinin çağrıcılarından Ayvalık Semt Evi adına konuşan Ali Adıgüzel, yurttaşların sahilde yürümesinin bile engellendiğini belirtiyor.

Adıgüzel, eylemlerin başlama sürecini şöyle anlatıyor: “İlk eylem Ayvalık Altınova’da gerçekleşti, geçen hafta Altınova’da eylemin ardından asıl sorunun Sarımsaklı’da olduğunu konuştuk. Orada hukuksuz bir şekilde setler çekilmiş. Sadece kıyıya kadar şezlong atma değil, normal vatandaşın kıyıdan geçemeyeceği bir duruma kadar demir, hasır setler çekilmiş. Orada yapmamız lazım dedik. Ayvalık Tabiat Platformu’nun çağrısı oldu, biz de çağrıcısı olduk Ayvalık Semtevi olarak.

Geçen cumartesi de buluşup kıyıda uzun bir yürüyüş yaptık, işgal edilen yerlerde oturma eylemi yapıldı.

Yunanistan’da, 70 yaşındaki bir kişinin 70 euro ödemeyi reddetmesi ile başlayan eylemlerin ardından Ayvalık özelinde işgallere karşı, Büyükşehirin yaptığı kiralama, kıyı şeridinin abluka altına alınmasına yurttaşların gösterdiği tepki, eylemlerin kuvvetlenmesine neden oldu.”

YURTTAŞLAR NE İSTİYOR?

Adıgüzel, eyleme katılan yurttaşların kanunların uygulanmasını istediğini ifade ediyor.

Kıyıların mafyatik insanlara kiralandığını, işletmelerin kiraladıkları alanı iki katına çıkardığını belirten Adıgüzel, “Herkes kanunun uygulanmasını istiyor. Bir yer kiralanabilir, kiralanan yerlerde halkın havlusunun atabileceği yerlerin ayrılması lazım. Kiralanan yerlerin etrafının çevrilmemesi, halkın girişinin engellenmemesi lazım. İşletmelerin kuracağı her şeyin sahil şeridinin 5 metre gerisine çekilmesi lazım. Halkın havlusunu koyabileceği yerlerin olması, işletmenin çevirdiği yerlere giren insanları tehdit etmemesi lazım.

Burada muhatap büyükşehir belediyesi. Burada mafyatik tiplere kiralıyorlar sahilleri. Bu tipler, bir yeri kiralamışlarsa, iki katı büyüklüğüne çıkarıyorlar işlettikleri yerleri. Bu da yetmiyor, şezlong ve şemsiyeleri denizin dibine kadar çekiyorlar. Bu da yetmezmiş gibi etrafı çeviriyorlar” sözlerini sarf ediyor.

Adıgüzel ayrıca halkın taleplerini üç başlıkta açıklıyor:

“Çevrilen alanın kaldırılması, işletmelerin denizden en az 5 metre geriye çekilmesi, şezlong ve şemsiyelerin belli aralıklarla konulması. “

İSTANBUL’DA ‘HAVLU EYLEMİ’ NEREDE YAPILIR?

Megakent İstanbul, plansız yapılaşması ve nüfus yoğunluğu ile emekçilerin için adeta bir cehenneme dönüştü. Kira zamları, ulaşım zamlarına bu yaz megakenti kasıp kavuran aşırı sıcaklar da eklendi.

İstanbullu emekçilerin, serinlemek için gidebilecekleri en yakın yer ise Adalar.

İstanbul’daki 5 adadan en büyüğü, Büyükada da işletmecilerin işgali altında. Ücretsiz girilebilecek tek bir plaj bile yok. Büyükada’ya giden İstanbulluların ücretsiz denize girebilmesi için uygun olan sadece birkaç tane koy bulunuyor. Bu koylara girmek için de yamaçlardan sahile inen tehlikeli yolları kullanmak gerekiyor. Yazları yangınları önlemek için getirilen ‘Ormana giriş yasağı’ ile bu koylara giriş de yasaklanmış oluyor.

ÖZELLEŞTİRMEYE KARŞI MÜCADELE BÜYÜYOR

Kıyılarda özelleştirme saldırısı büyüyerek sürüyor. Halka ait olan sahillerin, halk tarafından ücretsiz kullanması için verilen mücadelenin de özelleştirme saldırısı ile büyümesi olağan gözüküyor.

Etiketler
Havlu hareketi Ayvalık