Yaklaşık 140 milyon yıl önce Güney Avrupa’nın altına gömülen Büyük Adria, kıtanın güneyinde, Grönland büyüklüğünde bir kara kütlesiydi (soluk yeşil renkle gösterilen kısım). C: Van Hinsbergen et al. Gondwana Araştırması. 2019.

Bu yeni çalışmada yer almayan Sorbonne Üniversitesi jeologu Laurent Jolivet, analiz sonuçlarının, araştırmacıların gösterdiği “büyük emeği” yansıttığını belirtiyor. Bu kara kütlesinin tektonik hareketi genel hatlarıyla bir süredir bilinmesine rağmen, “Ekibin yarattığı sistematik olarak hızlandırılmış canlandırma ayrıntısı gerçekten eşsiz.” diyor Jolivet.

Büyük Adria olarak da bilinen kıtadan geriye kalanlar yalnızca kireçtaşları ve Güney Avrupa’nın dağlık bölgelerinde bulunan diğer kayalar. Bilim insanları, bu kayaların başlangıçta denizel çökelti olarak başladığını ve daha sonra kara kütlelerinin arasından sıyrılarak, tektonik levhaların çarpışmasıyla yukarı doğru çıktığını düşünüyor.

Jeolog Douwe van Hinsbergen, bu konuya aşina olmayanlar için Büyük Adria’nın zorlu ve karmaşık bir tarihi olduğunun altını çiziyor.

Araştırmacılara göre Büyük Adria, yaklaşık 240 milyon yıl önce Süper Kıta Pangea’dan kopan Gondwana’nın (günümüzde Afrika, Güney Amerika, Avustralya, Antarktika, Hint Altkıtası ve Arap Yarımadasını kapsayan bölge) güney kısmından koparak kuzeye doğru ilerlemeye başladı. Yaklaşık 140 milyon yıl önce ise tortular birleşerek yavaş yavaş bir kayaya dönüştü ve Grönland büyüklüğünde bir kara kütlesi haline geldi. 100 milyon ila 120 milyon yıl önce ise günümüz Avrupa kıtasıyla çarpışarak parçalara ayrıldı ve Avrupa kıtasının altına gömüldü. Çarpışmadan geriye Büyük Adria’dan yalnızca ufak parçalar kaldı.

Karşılaşılan bir diğer sorun ise Büyük Adria’nın parçalarının İspanya’dan İran’a kadar, 30’dan fazla ülkeye dağılmış olması. Bu nedenle parçaların kendisi gibi, elde edilebilecek veriler de dağıldı ve bu verilerin toplanması oldukça zor, diyor Van Hinsbergen.

Hinsbergen ayrıca, son on yıl öncesine kadar jeologların bu kadar detaylı bir canlandırmayı yansıtabilecekleri gelişmiş bir yazılıma sahip olmadıklarını belirtiyor. “Akdeniz bölgesinde tam anlamıyla bir jeolojik karmaşa yaşanıyor. Her şey ya eğilmiş, ya kırılmış ya da bir yere yığılmış durumda.” diyor.

Van Hinsbergen ve meslektaşları 10 yıldan uzun bir süredir bu çalışma için Büyük Adria’dan olduğu düşünülen kaya örneklerinin yaşlarını hesaplamak ve içlerindeki manyetik alanların yönü hakkında fikir edinmek için bilgi topladı. Çalışma, araştırmacıların kayaların yalnızca ne zaman değil aynı zamanda nerede oluştuklarını da anlamalarına yardımcı oldu.

Van Hinsbergen ve ekibinin yayımladığı rapora göre, Büyük Adria yalnızca kuzeye doğru devam etmedi, diğer tektonik levhalarla çarpıştığı için saat yönünün tersine doğru ilerledi. Van Hinsbergen, tektonik çarpışmanın yılda 3-4 santimetreden fazla hızda olmamasına rağmen, büyük çarpışmanın etkisiyle 100 km kalınlıktaki kabuğun parçalandığını ve büyük bir kısmının mantonun derinliklerine gömüldüğünü belirtti.

Çalışma yalnızca Büyük Adria’nın kaybolmuş bir kıta olduğunun göstergesi değil. Araştırmacılar aynı zamanda, mantonun derinliklerine gömülü bu kalıntıları sismik dalgaları kullanarak bilgisayarlı tomografik görüntülerle ortaya koydu. Araştırma sonuçları da Büyük Adria’nın bazı kısımlarının gezegenimizin yüzeyinin 1500 km kadar altına gömülü olduğunu gösterdi.(arkeofili)