Osmanlı’nın bekarlık vergisi Cumhuriyet’te alınmadı …

Ben ülkemizde böyle bir verginin geçmişte beri uygulama alanı bulmadığı gibi şimdilerde de uygulama alanı bulmayacağı görüşündeyim ama; ‘’delidir ne yapsa yeridir.’’ Misali ‘’AKP’dir ne yapsa yeridir!’’diyorum.

Osmanlı bir tarım imparatorluğu olduğu için vergileme toprak ve rantı üzerinden alınmaktadır. Vergiler; İslam hukukuna göre alınan şerrî, Padişahın emri alınan örfi vergilerden oluşmaktaydıı. Bekarlık Vergisi de bir örfi vergi olarak Osmanlı’da fiili olarak çeşitli adlarla uygulanmıştır. Benzeri düzenlemeler Cumhuriyet’in ilk yıllarında nüfusu çoğaltmak amacıyla getirilme girişimlerde bulunulmuş ama uygulama alanı bulamamıştır.

OSMANLI’DA UYGULAMASI

Osmanlı’da toprak yönetimi ve kullanımı ile vergileme arasında sıkı bir bağ vardır. Yani arazinin kullanım hakkını elinde bulunduran seçkinler ve askerler toprağın kullanımı karşılığında halktan vergi toplarlardı. Timar ve sipahiler bununla giderlerini karşılarlardı. Bu konu başka uzun bir yazı konusu olacak kadar geniş ve kapsamlıdır.

Osmanlı’da vergiler inanç veya örfe göre ve hane bazında alınmaktaydı. Bekarlardan ve evlilerden alınan vergiler örfi vergilerdi. Evli erkeklerden alınan Bennâk Vergisi, Osmanlı Devleti’nde toprağı sürebilecek güçte olan evli erkeklerden alınan bir vergidir.

“Caba” ise; ‘’babasının yanında çalışan evlenmemiş reşid yani ergen şahısların ödediği vergilerdir.’’ Ekinlü ve caba Bennâk’lar vergilerini bağlı oldukları timar sipahilerine raiyyet yani teba yani halk statüsünde öderlerdi.

Ekinlü bennâk; kanunnâmelere göre, elinde “nîm çift” yani yarım çiftlikten daha az toprağı bulunan evli erkekleri ifade etmektedir. “Nîm çift” 30 dönüm araziye denk gelmektedir. Caba bennâk ise; ‘’işleyecek toprağı bulunmayan ve genellikle başkalarının toprağından işçilik yapan evli olmayan bennâklardan alınan vergiydi.’’

Toprak işlemeyen konar göçer yörüklerin evli olanları da bennâk resmi alınırdı. Öte yandan herhangi bir âfet sebebiyle çiftini bırakmak zorunda kalan raiyyetin yeri sipahi tarafından bir başkasına verildiğinde ondan sadece bennâk resmi istenirdi.

Bennâk kayıtlı raiyyet yani halk toprağa sahip olması halinde, hem bennâk resmini hem de toprağın ve yetiştirdiği mahsulün öşrünü de ödemekle mükellefti.

Sözlük anlamı 1/10 yani onda bir olan öşür vergileme dilinde; elverişli zıraat bölgelerinde üretilen tarım ürünleri üzerinden onda bir oranında Müslüman halktan alınan bir vergidir. 10’da 1 oranı 1800’li yıllarda 10’da 3 yani yüzde 30’a kadar yükseltilmiştir. Hatta yüzde 50’ye kadar çıktığı zamanlar da olmuştur.

MÜCERRED VERGİSİ YA DA RESMİ MÜCERRET

Osmanlı’da evlenmeyen erkek kişi mücerret yani soyut kabul edilmiştir. Mücerret vergileme açısında ise ‘’yalınız, tek’’ anlamına gelmektedir. Kadının ise zaten adı bile yok! Mücerret Vergisi ya da Resmi, Osmanlı’da Müslüman bekar erkeklerden alınan bir vergidir.

Tahrir defterlerine bekarlık vergisi olarak yazılmaktadır. Mücerred Vergisi 6 akçe olarak ödenmektedir. Vergi veren bekarın evlendiği takdirde vergisi derhal Bennâk Vergisine dönüştürülerek mücerret vergisi mükellefiyeti sonlandırılır.

EVLİLİK VERGİSİ ROMA İMPARATORLUĞU’NDA DA VAR

Evlilik Vergisi, tarihte Roma İmparatorluğu’ndan beri görülmektedir. İtalya’da faşist Mussolini döneminde de bu vergi tartışılmış ve 1927 ve 1932 yıllarında da yasalaştırarak uygulamıştır.

Yugoslavya, Yunanistan, Polonya ve Rusya’de geçmişte uygulaması var. Şimdilerde uygulanan bir ilke yok. Ama doğan çocuk için para verme şeklinde birçok ülkede uygulama tersinden devam ediyor.

TBMM VE CUMHURİYET HÜKÜMETLERİ DÖNEMİNDE BEKARLIK VERGİSİ TARTIŞMALARI

Yukarıda da belirtildiği üzere; Bekarlık Vergisi Osmanlı’da uygulanan örfi bir vergidir.. Osmanlı da uygulanmış, Cumhuriyet’in ilk yıllarında da nüfusu çoğaltmak girişim olarak çabalar olmuş ama uygulama alanı bulamamıştır.

TBMM’nin açıldığı ve Cumhuriyet’in henüz kurulmadığı dönemlerde ve Cumhuriyet Döneminde ‘’tarımda ve gerektiğinde savaşlarda nüfusun arttırılmasının için evliliği özendirmek için’’ yasal düzenleme önerileri kişisel olarak bazı milletvekilleri tarafından gündeme getirilmiştir. TBMM ve Cumhuriyet Hükümet’lerinin Bekârlık Vergisi veya benzeri bir düzenleme girişimleri olmamıştır. Bazı milletvekillerinin nüfusu çoğaltmak amacıyla hazırlayıp sundukları girişimler aşağıdaki gibidir. Buna göre;

- 19 Ekim 1920 tarihinde Canik (Samsun) Milletvekili Hamdi Bey, nüfusun çoğalmasını sağlamak ve evliliğe özendirmek için bekarlık vergisi kanun tasarısı,

- 22 Şubat 1921 tarihinde Erzurum Milletvekili Salih Efendi’nin; ‘’Mecburi Teehhül Hakkındaki Kanun Teklifi’’ yani ‘’Zorunlu Evlenme Hakkında Kanunu tasarısı,

- 1 Şubat 1923 tarihinde Karesi (Balikesir) Milletvekili Abdülgafur Efendi takriri yani bildirisi,

- 18 Mart 1929 Yozgat Milletvekili Süleyman Sırrı İçöz’ün 1931,1940 ve 1944 yılında ayni içerikte teklifleriyle ısrar ettiği ‘’Bekarlık Vergisi’’ teklifleri,

Yasalaşmamıştır. Bu tekliflerde genellikle; 20 yaşını doldurmuş olmasına rağmen hala evlenmemiş olan ya da evliyken her ne suretle olursa olsun bekar olan erkeklerden vergi alınmasını öngören düzenleme girişimleri şeklinde olmuştur.

Bolu Milletvekili Tunalı Hilmi Bey’in kabul edilen mazbatanın Kavanini (Kanunlar) Maliye Encümeni’ne sevk edilmiş, Maliye Vekili Ferit Bey teklifi Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye (Sağlık ve Sosyal Yardım) Encümeni’ne gönderilmesini istemiş, ancak kanun olarak kabul edilmemiştir.

Erzurum Milletvekili Salih Efendi’nin sunduğu kanun teklifinde; ‘’Evliliğin başlangıç yaşı 18, bitiş yaşı 25 olarak belirtilmiş, 25 yaşını doldurmuş olup da henüz evlenmemiş olan veyahut her ne suretle olursa olsun eşinden boşanan erkeklerden vergi alınmasını’’ öngören teklifi de yasalaşmamıştır.

1 Mart 1924 tarihinde Mustafa Kemal Paşa’nın ‘’Askeri ve tarımda çalışacak nüfus artışı ile ilgili konuşması da nüfusun arttırılmasına’’ yönelik olmasına karşın herhangi bir vergileme önerisinde bulunmamıştır.

AMA AKP ÇEVRELERİNDE TARTIŞILDI…

Sayın Cumhurbaşkanı 11.01.2020 tarihinde yaptığı Cumhurbaşkanı Sarayı’nda engellilere yaptığı konuşma gazete, televizyon ve internet sitelerde de canlı olarak yayınlandı. Farklı yorumlara neden olan konuşmasında;

- ''Maalesef gençlerimiz genç yaşta evlenmiyor. Çoğu 30'u aşkın evleniyor ya da çoğu evde kalıyor. Böyle bir şey olur mu ya? Evlilik dışı hayat biçimi özendirilmeye çalışılıyor. Aman bunlara dikkat edin.'' açıklamasında bulunmuştu.

Bunun üzerine; 12 Ocak 2020 tarihli birçok gazete ve internet sitesinde de AKP tarafından ''Evde Kalma Vergisi Kanun Teklifi'' hazırlandığı haberleri yayıldı. Sosyal medya da lehte ve aleyhte paylaşımlar yapıldı. Düzenlemenin içeriğinin "30 yaşını aşmayan ve bekar olan kişilerin her yıl bekar kalma vergisi ödeyeceği" şeklindeki olduğu tartışılmış ve mizah konusu olmuştu.

Ben ülkemizde böyle bir verginin geçmişte beri uygulama alanı bulmadığı gibi şimdilerde de uygulama alanı bulmayacağı görüşündeyim ama; ‘’delidir ne yapsa yeridir.’’ Misali ‘’AKP’dir ne yapsa yeridir!’’diyorum.