6'lı Masa'ya Kılıçdaroğlu'nun deneyimi ve sağduyusu hakim

Geçen hafta İYİ Parti Genel Başkanı Sayın Meral Akşener’in Habertürk TV’de Fatih Altaylı'ya yaptığı açıklamalar, sonrasında 30 Eylül günü Kılıçdaroğlu - Akşener görüşmesi gerçekleşti. 2 Ekim de yapılacak 6’lı masa öncesi bu görüşme önemliydi. Ancak, Cumhur İttifakı ve trolleri beklediklerini bulamadılar. Bu Pazar yapılan toplantıda cumhurbaşkanı adayının isminin gündeme gelmesi beklenmezken, iktidar ve yandaşlarının beklediği ve arzu ettikleri çatlak da oluşmadığı gibi; toplantıda, gelecek yıl yapılacak seçimlerin kazanılması halinde ülke yönetiminde gözetilecek temel ilkeler ele alındı.

SİYASET KULİSLERİNİ BİR MÜDDET DALGALANDIRDI

Sayın Akşener’in Habertürk TV’de Altaylı ile söyleşi sonunda zannedildi ki CHP’de buna karşılık verecek ve çarşı karışacak! Olmadı tabii.

En başta CHP Grup Başkan Vekili Sayın Özgür Özel yapıcı ve yatıştırıcı bir üslupla konuya yaklaştı. Adaylık konusunda;

-          ‘’6'lı masanın karar vereceğini,

-          Akşener’in Sayın Kılıçdaroğlu'nun söylemleriyle çelişen bir durumunun olmadığını,

-          Akşener'in ‘CHP'ye borcumuz yok. Varsa bile 31 Mart'ta ödedik, hatta alacaklı hale döndük. Kılıçdaroğlu'na olan vefa borcumu ayrı tutuyorum’ ifadelerinin dönem dönem partiler arasında düşünce ayrılıkları olabileceğini,

-          Bunun bir soruna dönüşmeyeceğinin,

-          Teminatı, liderlerimizin birbiriyle olan ilişkileri ve güvenleri olduğunu,’’

Değerlendirmelerinde bulunmuştu.

Bu yapıcı ve sorumlu üslupla Cumhur İttifakı ve trolleri CHP’den gelebilecek açıklamalarla ‘’çarşının karışabileceği’’ umutları suya düşmüş oldu.

HDP İÇİN KOPARILAN FIRTINA VE DEMİRTAŞ’IN DEDİKLERİ

Bir sağduyulu ses de HDP’den geldi. Türkiye’nin en fazla milletvekili ve belediye başkanı çıkartan 3’ncü partisi. Milletvekilleri ve partinin eski Eş Genel Başkanları tutuklu. Belediye Başkanları görevden alınmış. Görev yapan Vali ve Kaymakamlar belediye başkanlıklarına kayyum olarak atanmış.

Diğer partilerde çeşitli nedenlerle görevden alınanların yerine belediye meclisleri seçimle yeni belediye başkanı seçerken ama bu yasal kurallar HDP belediyeleri için uygulanmıyor.

Kayyum olarak atanan vali ve kaymakamlar, Belediyelerin kaynaklarını yasalar aykırı olarak keyfi harcıyorlar. Yolsuzlukları her gün manşetlerde.

HDP’nin önceki dönem eş başkanı Selahattin Demirtaş ve başta Sayın Mithat Sancar olmak üzere yeni yöneticileri demokratik siyaseti her alanda savunuyorlar.

Demirtaş;

-          ‘’Milyonların sessiz barış çığlığını hücresinde duyduğunu, halkın duygularına tercümanı olmaya çalıştığını, elbette bunun bedellerini de ödediğini belirtirken,

-          Konforlu alanlarından 'siyaset' yapanların çıtları çıkmazsa da, tek başıma bile kalsam inandığım doğruları savunmaktan asla vazgeçmeyeceğim. Tarih hepimizi, söylediklerimiz ve sustuklarımızla yargılayacak bir gün.’’

Mersin’deki terör olayı için;

-          Selahattin Demirtaş, “Mersin'deki silahlı saldırıyı kınıyorum. Siyasetin sorumluluğu, şiddet dışı çözümlerde ısrarcı olmaktır. Ölümleri durdurmaktır. Şiddetin her türlüsüne karşı çıkacağız, demokratik siyasette ısrarcı olacağız. Bunun herkes tarafından net olarak bilinmesini isterim" ifadelerini kullanırken;

-          Soylu ise, “Katil Demirtaş!” diyerek, Mersin’deki 'silahlı saldırıyı'(!) kınamış... "O kadar iğrenç ve aşağılıksın ki, birlikte fail olduğun PKK'yı burada bile temize çıkarıyorsun. Çünkü en güçlü ortaklık, suç ortaklığıdır...” paylaşımını yapmıştı.

-          PKK’nın yaptığı alçak terör eylemini politik çıkar aracı yapmak, CHP’yi ilişkili gösterme çabası sonuçta kısa zamanda ellerinde patladı.

Demirtaş, kendisi hakkında “Katil” ifadesini kullanan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya yanıt verdi. “Hayrola Kirli? Ellerini ovuşturup beklerken karanlık siyasi hesapların boşa mı çıktı? O yüzden mi bu kadar öfkelisin? Size rağmen bu ülkeye barışı, huzuru, kardeşliği getireceğiz. Beni, etrafındaki çakallarla karıştırma Kirli. Aslan, yattığı yerden belli olur” demişti.

MERSİN TERÖR OLAYINDA CHP’YE KUMPAS TUTMADI!

Mersin’deki menfur ve alçak terör eylemini gerçekleştiren intihar bombacıları üzerinde CHP’ye atılan iftira boşa çıkınca iktidar ve trolleri faka bastı. Bunun üzerine Sayın Kılıçdaroğlu ve Grup Başkan Vekili Özgür Özel’den sert açıklamalar geldi. Özel;

-          "CHP’nin; 2012 yılında yapmış olduğu, 2013 yılında kamuoyu ile paylaştığı; o dönem bütün siyasi partilere yolladığımız, halen daha da referans bir kaynak olarak gösterilen Tutuklu Gazeteciler Raporu’nun bir sayfasından CHP’ye hesap sormaya çalışan, iftira atan hadsizler var" derken,

-          Kılıçdaroğlu, “Ortada teröristlerle kahramanca çatışan ve onları polisevine sokmayan kahraman bir şehidimiz var ama iktidar bu olay üzerinden CHP’ye ve bana kumpas kurmakla meşgul” ifadesini kullandı.

-          “Şehit kanı üzerinden kumpas kuran bir Saray ve onun fotoromancısı var. Kumpas kurulan ben utanıyorum, bunlar utanmıyor. Şehidi bile kendilerine rant malzemesi yapmaktan çekinmiyorlar. CHP ve bana kumpas kurmayı, yandaş gazetelere, televizyonlara manşet atmayı şehitten daha çok önemsiyorlar. Bu utanmazlık, vicdansızlık, akılsızlıktır.” Dedi.

-          “Şehit kanı üzerinden kumpas kuran bir Saray ve onun fotoromancısı var. Kumpas kurulan ben utanıyorum, bunlar utanmıyor. Şehidi bile kendilerine rant malzemesi yapmaktan çekinmiyorlar. CHP ve bana kumpas kurmayı, yandaş gazetelere, televizyonlara manşet atmayı şehitten daha çok önemsiyorlar. Bu utanmazlık, vicdansızlık, akılsızlıktır.”

BU PAZAR YAPILAN 6’LI MASA TOPLANTISI

2 Ekim Pazar günü yapılan toplantıda ise;

-          Bizler, Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Mutabakat Metni'ni hazırlayan altı siyasi parti olarak, Cumhuriyetimizi demokrasi ile taçlandırmak, adaleti tesis etmek, farklılıklarımızı zenginlik kabul ederek bir arada özgürce yaşamak, toplumsal huzuru ve barışı sağlamak, tüm vatandaşların insan onuruna yaraşır bir hayat sürmesini güvence altına almak, çoğulcu, demokratik bir Türkiye inşa etmek ve gelecek nesillere bu değerleri emanet etmek için bir aradayız.’’ Şeklinde birlikteliklerini perçinlediler.

Ülkemiz otoriter tek adam yönetiminden; özlediği demokratik, çoğulcu demokrasi geçeceği tarihi bir toplantı geride bıraktı. Yaratılmak istenen kriz başta Kılıçdaroğlu ve diğer liderlerin özenli, deneyimli ve sağ duyulu tutumlarıyla ilerleyerek devam etmektedir.