AKP ve kurmayları sık sık alkole karşı olduklarını açıklıyorlar. Alkollü yerlerin açılmasını zorlaştırmak her türlü zorluğu göstermektedirler. Alkol fiyatlarına en yüksek vergiler koyarak edinimini, içilmesini zorlaştırmak için her şeyi yapıyorlar. Ama AKP’nin bütçesi alkollü çıktı nasıl mı? Bütçe içindeki alkollü içki vergileri yüzde 5’ten yüzde 20’ye çıkmış!  Bundan önce TEKEL’in içki ve sigara ile ilgili bölümlerinin satışlarına kısa bir girizgâh yapalım.

TEKEL’İN ALKOLLÜ İÇKİ FABRİKALARININ SATIŞI

Bilindiği gibi, alkol ve tütün üretimi başlangıçta monopol (Tekel) yani devletin tekelindeydi. İspirto dahil tüm alkollü maddeler ile tütün ürünlerini Tekel İşletmeleri Genel Müdürlüğü üretip satmaktaydı. Bu konuda Devletin tekeli vardı.

TEKEL’in alkollü içki bölümü 17 fabrikası, içindeki hammaddeleri, stok ve varlıklarıyla, 2004 yılında 292 milyon dolara (Nurol-Limak-Özaltın-Tütsab ortak girişim grubu) MEY İçki Sanayi ve Ticaret AŞ’ye, MEY İçki’de iki yıl sonra 2006 yılında bu kez 810 milyon dolara ABD’de kurulu bir ortak grup olan Texas Pacific Group satıldı.

İki yıl sonra satılmanın da bir esprisi var! Vergi İstisnası. Bilindiği gibi Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5/e maddesi şirket hisselerinin edinildiği tarihten itibaren 2 yıl geçtikten sonra satanlara vergi istisnası vardır. Yani vergi vermemek için iki yıl bekleniyor!

Bu kez 2011 yılında Amerikalılar MEY İçki’yi 2 milyar 100 milyon dolara, Dünyaca ünlü, içkide dev firma olan İngiliz DİAGEO Şirketine satıldı. 

TEKEL’İN SİGARA FABRİKALARININ SATIŞI

TEKEL'in Adana, Malatya, Tokat, Bitlis ve Samsun’da bulunan ve şehir içinde kaldıkları için arsa olarak çok değerlenen 5 sigara fabrikası arsalarıyla 1 milyar 720 milyon dolara British American Tobacco’ya satıldı.

Bu fabrikalardan sadece Samsun Ballıca'nın yıllık faaliyet kârı 600 milyon TL idi. Sadece Samsun Ballıca fabrikasının 4 yıllık kârı karşılığı, 5 fabrika arsalarıyla yabancıya verilmiş oldu.

Tekel Sigara’nın British American Tobacco’ya satılmasının ardından Türkiye’deki sigara pazarı 5 yabancı şirketin eline geçmiş oldu. Bu firmalar, Philip Morris Sabancı (Philsa), Japan Tobacco International (JTI), British American Tobacco (BAT), European Tobacco ve Imperial Tobacco. Koreli KT&G firması da geçen sene İzmir’de fabrikasını kurdu.

Konu ile ilgili olarak bütün medyada ve özelliklede ODA TV’nin eski sayfalarında bu talanın yani özelleştirme adı altında Milletin malının nasıl haraç mezat satıldığını, Mahkemelerin ve Rekabet Kurumu’nun bu talana nasıl göz yumduğu uyanık halkımızın zaten bilmektedir. Bilmeyenler de hala Amerika’nın AKP’ savaş açtığı yalanına derin bir uyku ile uyumaya devam etsinler!

TÜRKİYE BÜTÇESİNDE ALKOL ORANI YÜZDE 5’TEN YÜZDE 20’YE ÇIKTI

AKP’den önce Devletin satış gelirleri ve vergileri ile Devlet’in en önemli gelir kaynağı olan TEKEL’in haraç mezat satışından sonra alınması gereken vergiler de ihmal edilmedi!

Sürekli olarak belli bir kesime hakaret ederek siyasi söylemlerini sürdüren Sayın Cumhurbaşkanı milyonların önünde; "Alkol ve sigarada devamlı artırıyoruz, bundan dolayı çok rahatsızlar. Yani suludan artırıyoruz hem de sigara falan artırıyoruz. Bundan dolayı çok rahatsızlar. Fakat hayret. Aç geziyor ama rakıyı, birayı almaktan geri durmuyorlar" diyerek bir de hakaret etti.

Vergi Uzmanı Sayın Dr. Ozan Bingöl’ün Vergiye Dair İnternet Sitesindeki yazısı çok dikkatimi çekti. Yazının başlığı; "Yirmi Yılda Bütçede Alkol Oranı Yüzde Beşten Yüzde Yirmiye Çıktı" şeklinde.

Alkollü içkiler ile tüttün ürünleri yüksek oranlı ÖTV alındığı, yetmiyormuş gibi satış bedeli ile ÖTV toplamı üzerinden ayrıca yüzde 18 katma değer vergisi alındığını, bu ürünlerin lokanta ve benzeri yerlerde ayrıca tiryakilerce tüketilmesinin gelir, kurumlar ve katma değer vergilerine tabi olduğunu biliyorduk da bütçe içindeki bu orandın bu derece yüksek olduğunu Sayın Dr. Ozan Bingöl’den öğrenmiş olduk!

 Ozan Hoca çok özgün ve okuyucunun dikkatini çekecek bir saptama yapmış. Benzeri yazıları ben de geçmişte yazdım ama Hoca’nın tespiti başka bir perspektiften bakmamıza neden oldu.

Sağlığa zararlı olduğu tıbben de bilinen İçkiyi burada övecek veya tavsiye edecek değiliz. Ama halkımızın büyük bir kısmının kullandığı, dört tarafı denizlerle çevrili Dünya’nın cenneti, önemli bir turizm ülkesi olan Ülkemize milyonlarca turist geldiği, gelen turistlerin de alkol kullandığı bilinmektedir.

Ozan Hoca, konuyu en iyi açıklayan sepiriyi bulmuş! “Bütçenin alkol oranı mı olur? demeyin. Bakın nasıl oluyor ve nasıl da hızlı artıyormuş.’’ Diyerek şöyle devam ediyor: "Alkollü içecekler üzerinden iki temel vergi alınmaktadır. Bunlar özel tüketim vergisi (ÖTV) ve katma değer vergisi (KDV)‘dir.’’ Bu 2 vergi de mal ve hizmet üretim veya edinimi anında ödenen birer dolaylı vergi türüdürler. 

Markette veya bayide bir tüketici 70’lik bir şişe rakının bayi karı ve tüm maliyet giderleri için 94,12 TL öderken, 189,78 TL ÖTV + 51,10 TL = 240,88 TL vergi ödemektedir. Vergilere rakının vergiler hariç bedelini de eklediğimizde 335,00 TL etmektedir.

Bayide tüketiciye 335,00 TL’den satılan 70’lik rakının içindeki alkolü, ambalajı olan şişe ve kapağı, bayi karı satış bedelinin içindeki payı yüzde 28’iken, vergilerin payı ise yüzde 72’dir.

Sevgili Ozan Hoca’nın dediği gibi; “20 yılda alkollü içeceklerin bütçe içindeki vergi oranı yüzde 5’ten yüzde 20’ye çıkmış!”

Sevgili hemşehrim Deniz Zeyrek’in dediği gibi; ‘’muhafazakar iktidarımızın suluyla işi olmaz ama, suludan gelen vergiyi tepe tepe harcarlar!”

Buna göre AKP bütçesi alkol duvarını aşmış!