Lezzetin Hafızası ve Bir Şehrin Kimliği

Geçtiğimiz günlerde sekizincisi düzenlenen Uluslararası Gastro Afyon Turizm ve Lezzet Festivali vesilesiyle bir kez daha Afyonkarahisar’daydım. Her gittiğimde coğrafyanın sert iklimi ile insanının ve mutfağının cömertliği arasındaki o zarif denge beni etkilemeyi başarır.

A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Bu yılki Gastro Afyon köklü bir geçmişin günümüz ölçeğinde nasıl yorumlandığını gözler önüne sermesi bakımından ayrı bir öneme sahipti.

Festivalin bu seneki “Lezzetin Hafızası: Anadolu” ana teması oldukça yerinde bir seçimdi.

Bir coğrafyanın damak hafızasını, geçmişten devralınan üretim zanaatını ve insan ilişkilerini anlamadan bir mutfak kültürünü kavramak imkânsızdır.

Lezzetin Hafızası ve Bir Şehrin Kimliği - Resim : 1

Üç gün boyunca şehre yayılan hareketlilik ve yüz binleri bulan ziyaretçi kitlesi, gastronominin toplumsal birleştirici gücünü bir kez daha kanıtladı.

Etkinlik kapsamında hazırlanan ve 81 ilin lezzetlerini bir araya getiren sofra, kolektif paylaşım duygusunun simgesel bir ifadesiydi.

Lezzetin Hafızası ve Bir Şehrin Kimliği - Resim : 2

Kırılan dünya rekoru ile Afyon’un Guinness Rekorlar Kitabı’na bu yıl üçüncü kez girmesi ne kadar önemliyse, kurulan o masanın etrafında şekillenen Anadolu’nun bir arada yaşama kültürünün görünür olması da bir o kadar kayda değerdi.

Farklı coğrafyalardan gelen şeflerin, mutfak araştırmacılarının ve gastro diplomasi temsilcilerinin aynı çatı altında buluşması, yerel bir birikimin küresel bir dille nasıl konuşabileceğini bir kez daha kanıtladı.

Lezzetin Hafızası ve Bir Şehrin Kimliği - Resim : 3

Afyonkarahisar mutfağı, sadece sucuk, kaymak ve lokumdan ibaret sığ bir paranteze sıkıştırılamayacak kadar derinliklidir.

UNESCO Gastronomi Şehri unvanının arkasında, yüzyıllara dayanan çetin bir tarım ve hayvancılık birikimi yatıyor.

Coğrafi koşulların şekillendirdiği bu mutfak, dayanıklılığı ve israf etmeme ilkelerini odağına almasıyla dikkat çekiyor.

Bu noktada patlıcandan yirmiye yakın farklı yemek çıkarabilen bir mutfak zekâsından söz ediyoruz.

Bölge mutfağının ana karakterini et, hamur işi ve haşhaş oluşturuyor.

Lezzetin Hafızası ve Bir Şehrin Kimliği - Resim : 4

Göce ve nohutla çömleklerde uzun saatler pişen Şuhut keşkeği, fırınlanmış hamurun hafiflikle buluştuğu haşhaşlı bükmeler, ağzı açıklar ve ilibada (labada) dolması bu mutfağın özgün kimliğini yansıtıyor.

Manda sütünden elde edilen kaymağın o eşsiz lezzeti ve dokusu ise hayvanların beslendiği haşhaş küspesinden gelen coğrafi bir armağan.

Afyon’da sofra kurmak bir ritüeldir; düğünlerde ve özel günlerde kurulan geleneksel "sıra yemekleri", çorbasından bamyasına, Afyon kebabından tatlısına kadar belirli bir edep ve dizilimle sunulur.

Festivalin arka planında yer alan organizasyon gücü ve yerel üreticinin coşkusu her türlü takdiri hak ediyor.

Bu noktada Afyonkarahisar Valisi Dr. Naci Aktaş, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal, Afyonkarahisar Profesyonel Aşçılar Derneği Başkanı Hamza Kalkan ile festivale emeği geçen herkesi bir kentin yerel kurumlarının koordineli çalıştıkları zaman kendi değerlerine nasıl sahip çıkabileceğini gösterdikleri için can-ı gönülden tebrik ediyorum.

Lezzetin Hafızası ve Bir Şehrin Kimliği - Resim : 5

Kent esnafının ve küçük üreticinin bu buluşmadaki heyecanı gözden kaçmayacak kadar önemliydi ve bence diğer gastronomi festivali yapan şehirlere örnek olmalı.

Yine de bu tür uluslararası buluşmalarda göz ardı edilmemesi gereken noktalar var.

Kırılan dünya rekorlarının ve yoğun festival kalabalıklarının ötesinde, bu lezzet mirasının sürdürülebilirliği üzerine daha fazla düşünmeliyiz.

Yerel üreticinin yılın geri kalanında da pazar bulabilmesi, unutulmaya yüz tutmuş reçetelerin yazılı arşivlere aktarılması ve genç kuşaklara öğretilmesi temel hedef olmalı.

Gastronomi turlarının yılın tamamına yayılması ve bilimsel verilerle desteklenen turizm stratejilerinin geliştirilmesi, Afyonkarahisar’ın bu güçlü potansiyelini kalıcı kılacaktır.

GastroAfyon, Anadolu mutfağının zenginliğini hatırlatması ve yerel ile küresel arasındaki bağı kurması açısından kıymetli bir adım.

Şehrin bu birikimini daha nitelikli, koruyucu ve sürdürülebilir bir anlayışla geleceğe taşıması dileğiyle.