Merhumlar Erdal İnönü, Turgut Özal ve Süleyman Demirel'in liderliğindeki ilk 3 partinin oyları 26 Mart 1989 yerel seçiminde şöyleydi;

-SHP: %28,69

-Doğru Yol: %25,13        

-ANAP: %21,80

1983'te yüzde 45,14 ile tek başına iktidar olan merhum Turgut Özal liderliğindeki Anavatan Partisi (ANAP) bu yerel seçimden 3. parti olarak çıkmıştı.

3 lider 17 Nisan 1989'da televizyonda açık oturuma birlikte çıktılar.

Eski SHP lideri Prof. Dr. Erdal İnönü özetle şunları söyledi:

-"İktidar partisi 3. parti durumuna düşürüldü.

Belediye başkanlarını vatandaşlarımız sevmedikleri için mi? Herhalde değil.

Muhtarlara kızdıkları için mi? Tabii değil.

6 yıldır ülkede yürürlükte olan ANAP politikaları sonucu bu pahalılık, bu geçim sıkıntısı vatandaşın dayanacak gücünü aşmıştır.

Enflasyon diyoruz.

Yüksek enflasyonun bütün yükünü vatandaşlara çektirmek, işte bu vatandaşlarımızın canına tak demiştir.

İşçimiz, çiftçimiz, esnafımız, memurumuz, emeklimiz hepsi bu enflasyondan perişan olmuştur.

Çiftçilerimizin toplantısına katıldım, tarım bakanını konuşturmadılar.

'Bizim alacaklarımızı vermiyorsunuz. Mazota gübreye verecek paramız kalmadı, borç içindeyiz' dediler.

İşçilerimizin yürüyüşlerini görüyorsunuz ama sanmayın sadece işçiler yürüyor.

O işçileri seyreden, esnafımız, memurumuz, çiftçilerimiz, emeklilerimiz zihinlerinde onlarla birlikte yürüyorlar.

İktidarı buradan uyarıyorum;

Bu pahalılık, bu enflasyon sadece vatandaşları sıkıntıya sokmamış, ekonomik hayatı da durgunluğa götürmüş, sanayi duraklamıştır.

Bunun ötesinde Türkiye'de hukuk devleti anlayışı ortadan kalkmıştır.

Yolsuzluklar, usulsüzlükler hepsi belgelendiği halde, hiçbirinin üzerine gidilmemiştir.

ANAP'ın, 'önce bazı insanlar zenginleşsin sonra o zenginlik herkese yayılır, millet zenginleşir, demokrasi gelişir' demesi hayaldir.

Millet 'illallah' diyor."

Dönemin başbakanı merhum Özal, TRT'ye ve katılan liderlere teşekkür ederek başladı ve özetle dedi ki;

-"1983'te iktidara geldiğimizde Türkiye'nin asırlık problemleri vardı.

En önemli gördüğümüz problem Türkiye'nin döviz dengesinin yokluğu yani döviz yokluğuydu.

Türkiye devamlı dışarıya avuç açıyordu.

Türkiye'nin cari işlemler dengesi tamamıyla negatif. İlk defa 1988'de 1,5 milyar dolar pozitife çıktı.

Türkiye istediği kadar kredi alır ama ihtiyacı yoktur.

Ben buna transformasyon diyorum.

Diğer ülkeler 100-150 yıl önce sanayileştiler. Biz 5 yılda sanayileşmeye büyük önem verdik.

1979-1980'de tarım ürünleri ihracı önde idi. 1984-1989 dönemi 5 yılda Türkiye sanayi ürünleri ihraç eden ülke oldu.

İhracatın ithalatı karşılama oranı çok yüksek oldu.

Türkiye'de elektrik kesintileri vardı, telefon kuyrukları vardı. Şehirlerin kanalizasyon, içme suyu sorunları vardı hepsi çözüldü.

Bugün Türkiye'de döviz, altın, faiz, ithalat, ihracat serbesttir, döviz ve mal kaçakçılıkları kalmamıştır.

Biz orta direği yani toplumun büyük kesimini güçlendirmeyi hedef almıştık ama 4 yıl yetmedi 5 yıla daha ihtiyacımız vardır.

Hedefimiz memleketi Avrupa Topluluğu'na sokmaktır."

Merhum DYP lideri Süleyman Demirel özetle dedi ki;

-"Büyük millet, iktidarın icraatını beğenmemiştir. Sayın Özal F-16'dan GAP'a kadar ve şimdi anlattıklarını anlatmıştır da millet anlamamış mıdır, yoksa beğenmemişler midir?

Ne olmuştur da iktidar partisi erimiştir?

Bal bitmiş petek kalmış, ANAP buçuk parti haline gelmiştir.

Vekaleti veren millet şimdi de azletmiştir. Yapılacak iş millet iradesinin üstüne oturmamaktır.

İşçiler 'bu düzen bozuktur, yıkılsın, açız' diye yürüyor.

Memur, çiftçi aldığı parayla geçinemiyor.

Alın teri, el emeği sudan ucuz.

Tencere başına dert olmuştur.

File başına dert olmuştur.

Sofra başına dert olmuştur.

Sayın Özal şimdi vatandaşlara, 'biz sizi iyi idare ettik' diyebilir mi?

Biz zamanlar dediği gibi, 'altın devri yaşattık' diyebilir mi? Diyemez.

İtiraf ediyor, 'yapamadık' diyor. 6 senede yapamadığınızı 5 senede nasıl yapacaksınız?

Vatandaş kendisine, "bu işi bırak yapamadın' diyor.

Sandığa gidersiniz sonucu alırsınız.

Böylesi erimiş bir iktidarı ayakta tutmanın hiçbir yararı yoktur.

Övünecek bir durum yoktur, acınacak bir durum vardır.

Millet baştan aşağı fukaralaşmıştır.

Sayın Özal Türkiye'yi;

Fukaralıkta birinci yapmıştır,

Pahalılıkta birinci yapmıştır,

Yoksullukta birinci yapmıştır,

İşsizlikte birinci yapmıştır,

Gelir dağılımının kötülüğünde birinci yapmıştır,

Yüzde 75 enflasyonla birinci yapmıştır,

Vergi adaletsizliğinde birinci yapmıştır…

Allah'tan korkmak lazım.

Vatandaş, 'açız' diyor…

Tok açın halinden ne anlar?

Burada bordrolar var, 125 bin liralık asgari ücretten ki sadece simit yese çay içse 4 nüfuslu vatandaşa bu para yetmez.

Allah'tan korkmak lazım.

Memuru, emekliyi, işçiyi sefalete mahkûm ettiniz.

Bunu hesabını millete vereceksiniz."

Değerli okurlarım,

AKP, MHP, BBP ve Vatan Partisi'nin Cumhur İttifakı, 2019 yerel seçiminde tıpkı 1989 yerel seçiminde olduğu gibi kaybetmiştir.

20 Ekim 1991'de yapılan milletvekili seçiminde bu üç partinin oyları şöyle oldu:

1.            DYP: Yüzde 27,03

2.            ANAP: Yüzde 24,01

3.            SHP: Yüzde 20,75

Ve ANAP muhalefete düşerken Demirel'in başbakanlığında DYP-SHP koalisyon hükümeti kuruldu.

1989'da muhalefet liderleri Demirel ve İnönü'nün yorumlarının bugünden ne farkı var?

2023 seçiminin de göreceksiniz farkı olmayacak.

6'lı birlikteliğin adayı 13. Cumhurbaşkanı olacak…

-Göreceksiniz; Tarih tekerrürden ibarettir.