28 Şubat 1997'de "Milli Güvenlik Kurulu Bildirisi" FETÖ'cüler tarafından "post modern darbe" olarak adlandırıldı. 28 Şubat davasının başlamasından bitmesine kadar; görev alan neredeyse tüm savcı ve hâkimler FETÖ'cü çıktı.

- FETÖ'cülükten ihraç savcılar;

Hüseyin Ayar, Hüseyin Görüşen, Mustafa Bilgili (Kozmik Oda'dan mahkûm) Fikret Seçen (firari) Kemal Çetin, Yıldırım Bayyurt, Cemil Tuğtekin ve Adnan Çimen:

- FETÖ'cülükten ihraç İstanbul 12. Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi hâkimleri;

Mehmet Hamza Çebi, Mehmet Erdoğan, Vedat Dalda:

- Sanıklar için ilk tutuklama kararını verip yargılayan FETÖ'cülükten mahkûm ve ihraç olan hâkimler:

Haydar Kol ve Hakan Oruç. Mustafa Karatay, Muhammed Alabaş, Ali Ertan:

- Tutuklamaları devam ettiren FETÖ'cülükten ihraç ve mahkûm hâkimler:

Kadriye Çatal, Ahmet Korkmaz ve Nihal Uslu:

Dündar Örsdemir (firari) Halil İbrahim Kütük ve Abdullah Bahçeci:

Müşteki ifadelerini alan FETÖ'cülükten ihraç ve tutuklu savcılar;

İbrahim Ethem Kuriş, Ayşenur Arıcan, Ümit Zafer Çolak, Sinan Taşkın, Durmuş Yiğit (firari) Hüseyin Baklacı, Selim Korkut

- Savcılığa sahte belgeleri hazırlayan, imzalayan, gönderen ve FETÖ'den ağırlaştırılmış müebbet hapsi alarak TSK'dan ihraç edilenler:

Hava Kurmay Albay Emin Mert, Tuğamiral Mustafa Zeki Uğurlu, Tuğgeneral Şener Topuç, Hava Korgeneral Hasan Hüseyin Demiraslan, Jandarma Kurmay Albay Murat Koçyiğit, Tuğgeneral Mustafa Özsoy, Kurmay Albay M. Serdar Sevgili, Binbaşı Bülent Sevindik, Kurmay Albay Deniz Ay, Yarbay Gökhan Eski...

Sonuç olarak 28 Şubat Davası'nda rol alan;

- 16 savcı, 14 hâkim, 12 polis, 3 TÜBİTAK bilirkişisi, 12 asker olmak üzere 57 kişi FETÖ davalarından ihraç edildiler.

Değerli okurlarım;

Dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan ile bakanlarının da imzaladığı MGK kararlarındaki şu hükümler FETÖ'cüler başta cemaat ve tarikatları çok kızdırdı:

- "Kur'an kursları Diyanet İşleri Başkanlığına bağlanmalı, kaçak kurslar önlenmeli, tarikatların faaliyetlerine son verilmeli…"

İYİ Parti lideri olan Meral Akşener dönemin İçişleri Bakanı olarak 28 Şubat Milli Güvenlik Kararları (MGK) sonrası yayınladığı 28 Mart 1997 tarihli "irtica ile mücadele" genelgesini özetliyorum:

- "Atatürk ilke ve inkılaplarına aykırı hareket eden,

- Devletin, ülkenin ve milletin bölünmez bütünlüğünü bozma doğrultusunda faaliyet gösteren,

- Bölgecilik, ırkçılık propagandası yapan ve dini veya dini hissiyatı veya dince mukaddes tanınan şeyleri alet ederek faaliyette bulunan, kurumlar hakkında tabi oldukları mevzuat hükümlerine göre kapatılma işlemlerine mahallin en büyük mülki amirince derhal işleme başlanması yasal hükümdür.

Bu cemaat, dernek veya vakıflarca dini duyguları istismar edici, bölücü ve yıkıcı faaliyetler yürütülebileceği ayrıca ehliyetsiz kişilerin menfaat temini amacıyla bu tür işlere girebileceği hususları da göz önünde bulundurulmalıdır.

- Özel yurt ve vakıf okullarının denetim altına alınması, kanuna uygun olmayanların kapatılması ve sorumlular hakkında işlem yapılması,

- Güvenlik güçlerince durum izlenerek Cumhuriyet Başsavcılıklarına intikal ettirilecektir.

- Ülkemizi çağ dışı bir rejimden ve din istismarının sebep olabileceği muhtemel bir çatışmadan koruyabilmek amacıyla komşu ülkelerin yıkıcı ve bölücü faaliyetlerini önleyici tedbirler paketi oluşturulması,

Ülke sorunlarının çözümünü "millet" kavramı yerine "ümmet" kavramı bazında ele alarak sonuçlandırmayı amaçlayan ve bölücü terör örgütüne de aynı bazda yaklaşarak onları cesaretlendirici girişimler önlenmelidir."

Değerli okurlarım,

Elazığ Tıp Fakültesi öğrencisi Enes Kara'nın tarikat evinde hayatına son vermesi irticai faaliyetlerle ilgili mücadele için Erbakan hükümetinin de imzaladığı 28 Şubat MGK bildirisi ile Akşener genelgesinin önemini bir kez daha açıkça ortaya koydu.

Atatürk ve "Laik, demokratik, sosyal, hukuk devleti" olan Türkiye Cumhuriyeti aleyhine yasa dışı faaliyette bulunan cemaat ve tarikat yurtları, evleri ve dershaneleri, son 20 yılda AKP iktidarı tarafından himaye edilmektedir.

O gün irticai faaliyetlere dikkat çeken 14 kahraman Türk generali ne acı ki "darbe" suçlaması ile FETÖ kumpası ile siyaseten müebbet hapse mahkûm edildiler.

14 şerefli general müebbet hapse mahkûm edildi, FETÖ'cüler ve AKP'liler çok mutlu oldu…

İrtica ile mücadele edenler hapiste, koruyanlar ise iktidarda…

Yeter, yeter, yeter;

- Enes'ler ölmesin…