Annesinin ölümünden sonra kendini engelli kardeşine adayan Tuğçe, yazar oldu

BURSA'da henüz 13 yaşındayken annesi ölen bu nedenle de o tarihte 8 yaşında olan serebral palsi hastası kardeşine bakmak zorunda kalan Tuğçe Çakır (25), hem üniversite okudu hem de kardeşinin bakımından arta kalan zamanlarda hikayeler yazdı.

Annesinin ölümünden sonra kendini engelli kardeşine adayan Tuğçe, yazar oldu

İnternet ortamında yayınladığı hikayelerin bir yayınevi tarafından fark edilmesi üzerine yazarlığa adım atan Çakır, 'Seni Allah için Sevdim', 'Tövbe' ve 'Cennet Kuşu' isimleri kitapları çıkardı. Cennet Kuşu'nda kardeşiyle olan hayatını kaleme alan genç kız, "Doğurmadan anne oldum. Ömrüm boyunca kardeşime bakacağım" dedi.

Tuğçe Çakır, henüz 13 yaşında iken 2007 yılında annesini kaybetti. Annesinin ölümüyle de 8 yaşında olan serebral palsi hastası kardeşi Tufan’a bakmaya başladı. Tufan'ın yemek yemesinden tuvaletine kadar tüm ihtiyaçlarıyla ilgilenen Çakır, bir yandan da eğitimini tamamladı.

Anadolu Üniversitesi Çalışma Ekonomisi Bölümü’nden açık öğretim yoluyla mezun olan Çakır, bakıma muhtaç kardeşini bırakamayacağı için çalışma hayatından vazgeçti. Genç kız, kardeşi ile ev işlerinden arta kalan zamanlarında ise kendini yazmaya verdi. Kaleme aldığı hikayeleri internet ortamından yayınlayan Çakır, yüz binlerce takipçiye ulaştı. Yayınevlerinin de dikkatini çekti. İlk kitabı ‘Seni Allah için Sevdim’ 2017 yılında çıktı.

1 yıl sonra da 'Tövbe’ isimli kitabı basıldı. Çakır'ın son kitabı ise kardeşi ile yaşantısını anlattığı ‘Cennet Kuşu’ oldu.

Annesini kaybettiği zamanın hayatının en zor dönemi olduğunu söyleyen Tuğçe Çakır, "Bir anda annesiz kaldım. Kardeşimle beraber kaldık, kendimi yalnız hissettim, derslerim çok kötüydü. Büyük bir boşluğun içindeydim. Sonra kendimi toparladım. Kendime, ‘Tuğçe ayakta durmalısın. Anneni kaybetmiş olabilirsin ama bakıma muhtaç bir kardeşin var’ dedim. Annem ölmeden önce ‘Kardeşine çok iyi bak’ diye vasiyet ederdi. Büyüyüp, olgunlaştıkça kardeşime olan inancım daha da arttı. Eğitim hayatım boyunca okuldan çıkıp, direk eve gelirdim. Yemek ve temizlik yapıp, kardeşimle ilgilenirdim. Hayatım ev işerini, kardeşimin bakımı ve eğitimim ile sürdü. Bu kadar yoğunluk arasında çok şükür dört senelik üniversite mezunu oldum" dedi.

'KENDİMİ YAZARAK İFADE EDEBİLİYORUM'

Yazmayı çok sevdiğini belirten Çakır, "Yazmana günlük yazarak başlamıştım. İlk ciddi yazılarımı 21 yaşlarındayken yazmaya başladım. Kendi hayatımı da içine katarak roman yazmak istedim ve böylece ilk kitabımı yazdım. Daha sonra bu yazılarımı internet ortamında bir sitede yayınladım. Orada okuyucu kitlem epey yükseldi. Bu internet sitesine yüklediğim yazılar sayesinden bir yayınevi benimle irtibata geçti. Kendimi, duygularımı en iyi yazarak, ifade edebiliyorum" diye konuştu.

'KİTAPTAN İLK KAZANDIĞIM PARAYLA KARDEŞİME OYUNCAK VE HAMBURGER ALDIM'

Tuğçe Çakır, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Üniversite eğitimimi bitirdikten sonra çalışmak istemedim. Çünkü kardeşim yüzde yüz bakıma muhtaç. Aynı zamanda babama da evdeki işlerde destek olmak istedim. 'Yazar olmak istiyorum' dedim. Yazarak insanlara faydalı olmayı amaçladım. Kısacası oturduğum yerden milyonlarca insanın yüreğine dokunmak istedim. Böylelikle mesleğim yazarlık oldu. Kitaptan ilk kazandığım parayla kardeşime çok sevdiği oyuncak ve hamburger aldım. Çok para kazanamıyorum. Asıl amacım paradan çok insanların yüreğine dokunmak. Aile bütçemize destek de oluyorum."

'GERÇEK HAYAT HİKAYELERİ HER İNSANI ETKİLER'

İlk kitabı olan ‘Seni Allah için Sevdim’de kadın ve erkek üzerinden ilahi aşkı, ‘Tövbe’ de bir kadının, tövbe ederek dinini tekrar yaşamasını anlattığını kaydeden Çakır, "Üçüncü kitabım ‘Cennet Kuşu’ bizim kendi hayat hikayemiz. En fazla geri dönüşü bu kitabımda aldım. Çünkü gerçek hayat hikayesi her insanı etkiler. Bu kitapta kardeşimden, annemin ölümünden, yaşadığımız zorluklardan, hayata karşı nasıl durduğumdan, sorumluluklarımdan bahsettim. İnsanlara fayda sağlayacağını düşüneceğim bir kitap oldu" dedi.

Kardeşi ile olan fotoğraflarını da sosyal medyada paylaşan ve 10 binlerce takipçiye ulaşan Tuğçe Çakır, "Sosyal medyada ‘kucukanne.t’ ismiyle bir hesabım var. Kardeşimin bakımını üstlendiğim için ‘küçük anne’ diyorlar. Doğum yapmadan anne oldum. Çoğu zaman insanlardan gelen mesajlarda hayatımı kardeşime adadığım için iyi dileklerde bulunuyorlar. Bu mesajlar benim için gurur verici. Ben kardeşime severek, bakıyorum" diye konuştu.

'ÖMRÜM BOYUNCA KARDEŞİME BAKACAĞIM'

Çakır sözlerini şöyle tamamladı:

"Elbette çok zorlandım. Çünkü küçücük yaşta annesiz kaldım ve tüm sorumluluklar omuzlarıma bindi. Kardeşimin en büyük problemi hastalığından dolayı boğulma durumu. Yemek yerken veya gülerken sürekli boğuluyor. Kardeşime severek, bakıyorum. Hiç isyan etmedim. Ben ona ‘cennet kuşu’ diyorum. Kardeşim benim Allah’a olan inancımı arttırdı. Ömrüm boyunca da ona bakacağım."

Etiketler
Bursa Üniversite