Akvaryumlarda ve kapalı havuzlarda yaşayan mürekkep balıkları, yemek yerken bir eğlenceye ihtiyaç duyuyor. Tıpkı birçoğumuzun yemeğe başlamadan önce kumandanın düğmesine basıp en sevdiği dizinin son bölümünü başlatması gibi, mürekkep balıklarının da biraz harekete ihtiyacı var.

Mürekkep balıkları etçiller ve balık, karides gibi türlerle besleniyorlar. Doğada avları canlı halde olduğundan, hareket de kendiliğinden geliyor. Ancak kapalı alanlarda yaşayan mürekkep balıklarının iştahının açılması için birilerinin karidesleri bir çubuğun ucuna takıp dans ettirmesi gerekiyor.

İşin asıl heyecan verici kısmı da burada başlıyor. Mürekkep balıkları karidesi dans ettiren çubuğun diğer ucunda bir insan olduğunu zamanla öğreniyor ve bir insan figürü akvaryuma yaklaştığı anda yemek zamanının geldiğini anlayıp hareketlenmeye başlıyor. Minnesota Üniversitesi'nde mürekkep balıklarının görme duyuları üzerine çalışan Biyolog Trevor Wardill, "İçeri bir insan girdiği anda hepsi akvaryumun ön tarafına yüzüp 'Bana yemek ver' diyor" diye konuşuyor.

Sekiz kısa bacakları iki de uzun duyargaları olan mürekkep balıkları uzaktan bakıldığında ışıldayan büyük yumurtalara benziyor. Bir de su püskürtmelerine yarayan ve sifon adı verilen organları var. Mürekkep balığının yemek beklentisini karşılamayan insanlar bu sifonlardan püsküren suyun hedefi olabiliyor.

Cambridge Üniversitesi'nden karşılaştırmalı psikoloji uzmanı Alexandra Schnell, daha önce birkaç kez yiyecek vermekte geciktiğinde üzerine su püskürtüldüğünü hatırlıyor. Bu da araştırmacıların bu hayvanlarla ilgili enteresan bir sonuca ulaşmasını sağlıyor: Mürekkep balıkları karakter sahibi hayvanlar.

Ancak maalesef akrabaları olan ahtapotlar ve kalamarlar kadar iyi tanındıklarını söylemek zor. Hatta mürekkep balıkları üzerine çalışan bilim insanlarından bazıları bile bu hayvanlarla çok geç tanışmış.

Örneğin Columbia Üniversitesi'nde görev yapan nörobilimci Tessa Montague, mürekkep balıklarıyla yüksek lisans çalışmaları sırasında bir akvaryum ziyaretinde tanışmış. Montague, "Ahtapotlar birçok çocuk kitabının kahramanlarındandır ama mürekkep balıklarının adını bile duymayız" diyor.

Üç kalbi var, kanı yeşil akıyor ve neredeyse hepimizden daha akıllı

ÜÇ KALP, YEŞİL KAN, OLDUKÇA BÜYÜK BİR BEYİN

Montague, Massachusetts'in Woods Hole şehrinde Deniz Biyolojisi Laboratuvarı'nda "kafadan bacaklılar gurusu" olarak nitelendirdiği Bret Grasse'ın bir konferansını dinledikten sonra hayatının değiştiğini de şu sözlerle anlatıyor:

"Üç kalpleri olduğunu, kanlarının yeşil aktığını ve omurgasız hayvanlar arasında en büyük beyinlerden birine sahip olduklarını söyledi. Üstelik kaybettikleri organlarını yeniden geliştirebiliyorlar ve kamufle olabiliyorlardı. 30 saniye içinde bütün hayat planımı yaptım. Öğle yemeği arasında Grasse'ın bu hayvanları ürettiği tesise gittim. Bilim dünyasındaki geleceğim gözlerimin önünden bir film şeridi gibi geçti. 'İşte bu' dediğimi hatırlıyorum, 'Uzun zamandır aradığım şey bu'."