Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, kulübün eski futbolcusu ve kaptanı Emre Belözoğlu'nun sportif direktörlük görevine getirildiğini duyurdu

Belözoğlu ile düzenlediği basın toplantısında konuşan Koç'un açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

2018-2019'da Göksel Başkan'ın izniyle Emre Belözoğlu ile görüşme yaptım. Dertleştik, görüşlerini benimle paylaştı. Daha o zaman bize geleceği söz konusu bile değildi. Sen ne yapardın diye sormak için görüştük. Sen ne yapacaksın dedim. Sezonu bitirip sonra bir müddet İtalya'ya taşınmak, İtalyancasını geliştirmek ve Türkiye'nin en başarılı teknik direktörü olmak istiyordu.

Sezon bitti. Bazı arkadaşlar, teknik direktör Ersun hoca, Semih Bey, Emre'nin 1 sezonluk takımımıza kaptan olarak katılmasını, Samandıra'ya Fenerbahçelilik ruhunu taşımak, gençleri yetiştirmek gibi bir fikirle geldiler. Benim de kafama yattı. Emre de kabul etti. Göksel Başkan'la da konuştuk. Yeşil ışık yaktı. Geçen sene kaptanımız olarak geri döndü. İşler iyi gidiyordu, sezon sonuna bakınca 20. haftada şampiyonluğun en büyük favorisi Fenerbahçe, sezonu kötü bitirdi.

Pandemiyi yaşadık. Hocamızla yollarımızı ayırdı. Sıkı bir çalışmaya girmemiz gerekiyordu. Bu süreçte Emre sadece takım kaptanı değil, yeri geldiği zaman hoca, yeri geldiği zaman sportif direktör gibi sorumluluk aldı. Görüşlerini bizlerle paylaştı, hiç şikayet etmedi. Hoca arayış sürecini daha sonra daha detaylı anlatacağım.

En büyük eksiklik olarak doğru bir futbol aklımız yok dedi. Bunun için yola çıktık. Değişik bir transfer süreci... Hoca seçimimizde de beraber oturduk taşındık. Tek tek transferlerimizi yapmaya başladık. Hepimizin bildiği gibi mali sorunlar, limit sorunları... Manevra alanımız çok yoktu. UEFA'ya karşı sattığın kadar alabilirsin kuralı var... Dönüp bakınca Emre'nin şapkadan tavşan çıkardığını söyleyebilirim. Bu transfer sürecinin lideri Emre'dir. Bu bir ekip işidir. Emre'nin, hocanın, yönetimin istekleri vardı. Süreç içerisinde sessiz sedasız giderken bizimle alakası olmayan oyuncular yazıldı. Sessiz kalmaya çalıştık.

Emre bana taraftarken, yöneticiyken verdiği inanç, güven hissini bu süreçte fazlasıyla verdi. Emre değişik yerlerde futbol oynadı. Olabilir. Oynadığı yerlerde dostluklar kurmuş, bu kişiler Avrupa kulüplerinde çok önemli pozisyonlara gelmiş. Dostlukların bu kadar sene sonra devam ediyor olması, Emre'nin bu kapıları çaldığında fayda sağlayabilmesi beni çok etkiledi.

Şuna hep inanmışımdır. Türk futbolunda futbolun kalbinden gelen insaların yönetimde olmasının ne kadar doğru olduğunu gördük. Bunu federasyon için de söylüyorum. Sportif direktör formülüne ne kadar inandığımı hep söyledim. Bugün geldiğimiz noktada Emre Belözoğlu'nu sportif direktör olarak göreve getirdiğimizi açıklıyoruz. Çok geniş sorumlulukları var.