AKP'den Onur Şener cinayetine ilişkin açıklama

AKP Sözcüsü Ömer Çelik MYK sonrası yaptığı açıklamada öldürülen müzisyen Onur Şener hakkında "Cinayet işlenir işlemez, kişilerin hangi bakanlıkta çalışmasının polemik konusu olması da bu acımasızlığın bir örneğidir" dedi.

AKP'den Onur Şener cinayetine ilişkin açıklama

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin MYK gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. 

Çelik, Rusya'nın Ukrayna'daki ilhakını reddettiklerini söylerken, "Bu ilhakın barışı daha belirsiz bir zamana ötelemiş oldu" dedi. 

Yunanistan'a da tepkileri sürdüren Çelik, Ankara ile Atina arasında en gerginliğin en büyük sebebinin Yunan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias olduğunu söyledi. Çelik, "Kendisi sürekli savaş kışkırtıcılığı yapan birisi. Yunan siyasetçilerle karşılaştığınızda "Bu Dendias'ı çok ciddiye almayın, iç politikada kendini öne çıkarmak için söylüyor" diye söylüyor. Gece gündüz kışkırtıcılık yapıyor. Sonra Türkiye isterse masaya otururuz. Türkiye'ye geldiğinde buraya kavga çıkartmaya geldiği herkes tarafından görüldü" diye konuştu. 

Öldürülen müzisyen Onur Şener'e ilişkin de açıklamada bulunan Çelik, "Cinayet işlenir işlemez, kişilerin hangi bakanlıkta çalışmasının polemik konusu olması da bu acımasızlığın bir örneğidir. Dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye'nin her yerinde hiç istemesek şu meslek grubundan, şu cinsiyetten, şu kökenden bazı insanların cinayetlere imza ettiğini görüyoruz. Lanetliyoruz" ifadesini kullandı. 

"İLHAKI REDDİYORUZ"

Çelik'in satır başları şöyle: 

Ukrayna krizi konusunda yeni bir aşamaya geçildi. Bu yeni aşama çok olumsuz. Barış umutları daha da belirsiz bir zamana ötelenmiş oldu. Bu ilhak yaklaşımını da reddettiğimizi ifade ediyoruz. 

Savaş hiçbir şeyi çözmez. Savaş insalar için acı, yıkım ve kayıplar getirir. Avrupa Birliği her zaman sorunların masada çözülmesi konusunda birikime sahip. Ancak son dönemde bu konunun gerisinde kalmışlardır. 

Özellikle Fransa Cumhurbaşkanı Macron, bunu çıkar meselesine dönüştürmeye çalışması diplomatik zaafın diplomatik kapasitesizliğin ortaya çıkmasını sağlamıştır.

YUNANİSTAN İLE GERGİNLİK

ABD Yunanistan'daki üslere silah yığarken ya da Güney Kıbrıs'ta silah ambargosunu kaldırırken Rusya'nın çıkardığı savaş ortamında NATO üyelerini tahkim etmek olarak gösteriyor. 

Ancak Yunanistan bunları Türkiye'yi tehdit etmek için kullanıyor. Her ne olursa olsun Ege'de Akdeniz'de Yunanistan'a bu şekilde hesapsız silahsız desteğinin bölge barışı için iyi sonuçlar doğurmayacağı açıktır. 

Yunanistan Ege'de insanları öldürüyor. Bundan daha vahim bir tablo olabilir mi? Nerede bahsedeceksiniz hukuktan? Niye sesiniz çıkmıyor? Bu katliama göz yummaktır. 

Türkiye bundan sonra KKTC'ye silah ve askeri desteğini daha çok çıkartır. Bütün bunların sebebi müteffiklerimizin Yunanistan'ı kışkırtmasıdır. Yunanistan'a verilecek mesaj masaya oturmasıdır. Türkiye'ye bir diplomasi devletidir. 

Onur Şener'in öldürülmesi:

Bu canavarlığı reddetmek, lanetlemek, bu cinayeti işleyen katillerin gereken cezayı alması konusundaki sorumluluğumuzu yerine getirmeye çalışacağız. Fakat cinayet işlenir işlemez, kişilerin hangi bakanlıkta çalışmasının polemik konusu olması da bu acımasızlığın bir örneğidir. Dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye'nin her yerinde hiç istemesek şu meslek grubundan, şu cinsiyetten, şu kökenden bazı insanların cinayetlere imza ettiğini görüyoruz. Lanetliyoruz. Bu acı karşısında siyasi polemik üretmeye çalışanların 'Bundan hükümet, bakanlık, şu kurum sorumludur' gibisinden yaklaşım içine girmesinin bu acıyı ve cinayeti istismar etmesinden başka bir yüzü yoktur. Buradan bütün kamu iradesini ilzam etmek, bu kadar mantıksız bir şey olabilir mi?

Burada gerek bunların çalıştığı Bakanlık ve kurum hukuki süreçten ayrı olarak da kendi işlemlerini gerçekleştirecektir. Bu canavarca hislerle gerçekleştirilmiş, lanetlenmesi gereken bir cinayet. Cumhurbaşkanımız, MYK'mız, bütün hepimiz bu acıyı paylaşıyoruz. Milletimizin hepsini sarsan bir tablo maalesef ortaya çıktı. Hayatını kaybeden kardeşimize Cenab-ı Allah'ta rahmet diliyoruz. Arkadaşlarımız ailenin yanında olacaklardır. Kurumların bahsettiğiniz çerçevede, kendi iç hukukları, tüzükleri bu tip olaylar karşısında takip edecekleri süreçler açısından gereğini yapacaktır.

Kılıçdaroğlu'nun Amerika ziyareti: Karşımızdaki ittifakı kast ederek söylüyorum; nasıl aday belirleyecekler, kaç defa daha toplantı yapacaklar, bizi ilgilendirmiyor. 

Kimin nereye gittiği bizi ilgilendiren bir durum değil ama şöyle de bir şey var: Siyasetin basireti diye bir şey var. Bir yıldan az kalmış seçime. Partisine sesleniyor yanımda mısınız? diye... Bu şekildeki bir ziyareti kamuoyu gözünde şaibeli hale getiriyor. Ben kimseye şuradan icazet alıyorsunuz diyemem. Biraz daha basiretli davranmak daha sağlıklı bir yaklaşım olabilirdi. 

Dendias'ın açıklamaları: Krizin en büyük sebeplerinden birisi Yunan Dışişleri Bakanı'nın söylemleri. Kendisi sürekli savaş kışkırtıcılığı yapan birisi. Yunan siyasetçilerle karşılaştığınızda "Bu Dendias'ı çok ciddiye almayın, iç politikada kendini öne çıkarmak için söylüyor" diye söylüyor. Gece gündüz kışkırtıcılık yapıyor. Sonra Türkiye isterse masaya otururuz. Türkiye'ye geldiğinde buraya kavga çıkartmaya geldiği herkes tarafından görüldü. 

Yunanistan 6 aylığına Dendias'a konuşma yasağı koysa aradaki gerilimi yumuşatmış olur. Yunan siyasetinin geleceğini düşünenler varsa alacakları tedbir Dendias'ın az konuşmasını sağlamak olmalı.

Tokat'taki 30 Ağustos resepsiyonu: Valiye yapılan saygısızlık kabul edilemez. Milli Savunma Bakanlığı soruşturma başlatmıştır. 28 Şubat dönemindeki çirkin anıları canlandıran bir olay. Gereği yapılacaktır. 

Silahlı kuvvetlerimiz üzerine düşen vazifeyi her yerde hakkıyla ifa ediyor. Silahlı kuvvetler mensuplarımıza bu fedakarlıklar için teşekkür ediyoruz.