Türkiye'de bir dönem genel müdürlüğünü de üstlendiği KONDA'da gerçekleştirdiği kamuoyu araştırmalarıyla tanınan Bekir Ağırdır, Gazete Oksijen’de kaleme aldığı yazıda, ilk defa oy kullanacak olan seçmenlerin davranış eğiliminden ve AKP’nin geleceğini etkileyecek faktörlerden bahsetti.

2022’de bir erken seçim ihtimalinin gündemden çıktığını belirten Ağırdır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2023 başından itibaren ekonomide iyi gidişat beklediğini vurguladı.

“Türkiye doğalgaz ve petrolde dışa bağımlı ve hatta doğal gazda Rusya'ya daha da bağımlı” diyen Bekir Ağırdır, Türkiye’nin olası Suriye operasyonunun Rusya tarafından olumlu karşılanmadığını, Türkiye’nin Batı ile gerilimlerinin ise AİHM kararını uygulamama ve Ege’deki Yunanistan’la yaşanan sorunlarla birlikte arttığına dikkat çekti.

“PUTİN’İN DOĞALGAZ FİYATLAMASI SEÇİMLERİN GİDİŞATINI ETKİLEYECEK”

Doğalgaz fiyatlarına dikkat çeken Ağırdır, “Putin'in Türkiye'ye bakışına göre şekillendireceği yeni doğalgaz fiyat ve politikası çok belirleyici olacak. Putin'in doğal gaz fiyatlaması önümüzdeki kışın doğal gaz faturaları ya da ısınma sorunu üzerinden seçmenlerin iktidara bakışını ve seçimlerin gidişatını etkileyecek” ifadelerini kullandı.

ADAY KILIÇDAROĞLU

Muhalefetin adayının Kemal Kılıçdaroğlu olarak belirginleştiğini kaydeden Bekir Ağırdır, Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın artık CHP’nin listesinde olmadığını söyledi.

GENÇLER KARARSIZ

“Örneğin gençler KYK kredilerinin faizlerinin silinmesinin primini Erdoğan'a mı Kılıçdaroğlu'na mı verecek?” sorusunu ortaya atan Bekir Ağırdır, yanıtın önemini ise şöyle anlattı:

“Bu sorunun cevabı seçim sürecini etkileyecek unsurlardan birisi olacak. Çünkü önümüzdeki seçimlerde kabaca 6.5 milyona yakın genç seçmenin ilk kez cumhurbaşkanlığı seçimi için oy kullanacağını tahmin ediyoruz. 2023'te yaklaşık 62 milyonu aşkın yurt içi seçmen olacak. Bunların 20 milyonu 30 yaş altı seçmenlerden ya da 9.5 milyonu 25 yaş altı seçmenlerden ve hatta 6.5 milyonu bugün 17-22 yaş aralığında olan seçmenlerden oluşacak. Son seçimlerden bu yana gerçekleştirilen araştırmaların bulgularından yola çıkarsak, 17-18 yaş aralığındakilerin çok büyük kısmı, 18-24 yaş aralığındakilerin yarısı, 25-30 yaş aralığındakilerin üçte biri ya kararsız olduğunu ya da oy kullanmayacağını söylüyor. Ya da bugünün kararsız ve oy kullanmayacağını söyleyen seçmenlerinden bakarsak bu kümenin yarısı gençlerden oluşuyor.”

GENÇLER UMUTSUZ VE ÖFKELİ: EN ÖNEMLİ KABUL ÜLKEDE YAYGIN BİR ADALETSİZLİĞİN, EŞİTSİZLİĞİN VE YOKSULLUĞUN OLDUĞU

“Son derece karamsar bir gençlik var” diyen Ağırdır gençlerin kendilerini güvensiz ve umutsuz hissettiğini kaydetti. Gençlerin öfkeli olduğunu ve ‘yukarıdan’ gelen müdahalelere tepkili olduğunu belirten Bekir Ağırdır, “En önemli algı, kabul ve duyguları ülkede yaygın bir adaletsizliğin, eşitsizliğin ve yoksulluğun olduğu. Hayalleri de eksiliyor her gün. İdolleri de yok. Yaşanan adaletsizliğin kuşaklar arasında da yaşanıyor olduğunu ve kendi kuşaklarına karşı da yoğun adaletsiz davranıldığını düşünüyorlar” ifadelerini kullandı.

Ağırdır, yazısını şöyle sürdürdü:

“Umutsuzluk ve öfke bir yandan ülkenin sorunlarının siyaset marifetiyle çözülemeyeceği inancını pekiştiriyor, diğer yandan hukukun üstünlüğüne, alın teriyle çalışmanın erdemine inanç azalıyor. Yani gençler siyasete dünden değil, yarından bakıyor ve gördükleri de umutsuzluk çoğaltıyor.

Bugün bildiğimiz, hemen tüm kamuoyuna açıklanan araştırmalardan belirgin biçimde ortaya çıkan görüntü, gençlerin yarısının siyasetten ve siyasi aktörlerden umutsuz oldukları. Siyasi tercihi olanlar arasında ise iktidar blokunun oy oranlarının ülke ortalamalarının da yarıları mertebesinde olduğu ve muhalefet bloku parti tercihlerinin görece daha yüksek olduğu yönünde.

Seçimin sonucunu belirleyecek ana dinamiklerden birisi siyasetten umutsuz ya da bugün kararsız olan 10 milyonu aşkın gencin sandığa gidip gitmeyecekleri ve gittiklerinde hangi partiden yana oy kullanacakları. Tekrarlayayım ki gençler dünden değil yarından oy verecekler, eşitsizlik ve adaletsizlikle mücadele konusunda hangi lider güvenlerini kazanırsa, hangi lider onların önüne inandırıcı bir umut koyarsa sandığa gelecek ve o lidere, partiye oy verecekler.”