Gerçek Gündem -

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türk Ocakları İslam Dünyası Meseleleri ve Çözüm Yolları Sempozyumu'na katıldı.

Kılıçdaroğlu, "İslam hangi gerekçe ile olursa olsun adaletsizliğe, eşitsizliğe, otoriterliğe izin vermez. İslam hangi sistemle yönetilmemiz gerektiği değil nasıl yönetilmemiz gerektiğiyle ilgilidir. İslam tüm insanlığa adalet penceresizden bakmamız gerektiğini şart olarak önümüze koyar. İslam adaleti tesis etmemizi ve sürekli kılmamızı ister." ifadelerini kullandı. 

Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarının satır başları şöyle oldu:

Böylesine önemli bir buluşmada önemli bir isimden alıntı yapmak istiyorum. Bu ismi yadırgamayacağınıza inanıyorum. Alıntı yapacağım kişi Karl Marx. Marx, "Filozoflar dünyayı çeşitli biçimlerde yorumlamışlardır. Oysa sorun onu değiştirmektir" der.

Elbette filozof olan, bilim insanı olan sizlersiniz. Ancak bu cümlenin geniş yorumuna atfen şunu söylemek isterim: Sizlerle birlikte biz siyasetçilerin de öncelikli görevi ülkesini ve dünyayı daha iyiye ve güzele doğru değiştirmektir. Elbette bir sorunun teşhisi ve sorunun nedenlerini bilmek önemlidir. Ancak sorunun nasıl çözüleceğine ilişkin önermelerde bulunmak sorunun teşhis ve nedenlerini tespit etmek kadar önemlidir. 

Sizlerle birlikte biz siyasetçilerin de görevi ülkesini ve dünyayı daha iyi bir yöne doğru değiştirmektir.  Günümüz İslam dünyasının sorunlarını bilmeli, tartışmalıyız. 

“İslam hangi gerekçe ile olursa olsun adaletsizliğe, eşitsizliğe izin vermez. İslam hangi gerekçe ile olursa olsun kayırmacılığa, denetimsizliğe, otoriterliğe izin vermez. İslam’ın temel değerlerini savunuyormuş gibi görünerek zenginliği, kayırmacılığı, özgürlüğü, denetimsizliği kendisine bahşeden; gerçek bağlamından kopartılarak sunulan, sabır ve şükür tavsiyeleriyle de milyonlara yoksulluğu, dışlanmayı, baskıyı reva gören anlayışlara karşı ödünsüz bir şekilde adaleti savunmalıyız.

Günümüz İslam dünyasının temel problemlerini kaynağı adaletsizliktir. Dolasıyla günümüz İslam dünyasının temel problemlerinin tek çözümü de adaletti

Siz değerli ilahiyatçıların İslam dünyasının sorunlarına yönelik itirazlarını çok daha yüksek sesle dile getirebilmesi önemlidir. 

İslam hangi gerekçe ile olursa olsun adaletsizliğe, eşitsizliğe, otoriterliğe izin vermez. İslam hangi sistemle yönetilmemiz gerektiği değil nasıl yönetilmemiz gerektiğiyle ilgilidir. İslam tüm insanlığa adalet penceresizden bakmamız gerektiğini şart olarak önümüze koyar. İslam adaleti tesis etmemizi ve sürekli kılmamızı ister. 

İslamın öngördüğü adalette ama, fakat ile başlayan; adalet arayışını erteleyen, adaletin etkisini azaltan cümlelere yer yoktur. 

Adaletli olduğunuzda fikir ve ifade özgürlüğünü ödünsüz savunuyorsunuz demektir. Adaletli olduğunuzda hesap verebilir olmayı da kabul etmişsiniz demektir.

Bir ülkede adalet varsa onun etrafında biliniz ki; denetlenebilirlik, hesap verebilirlik, şeffaflık, kadın-erkek eşitliği, sosyal devlet, nitelikli ve kaliteli eğitim, doğa hakları vardır. 

Biliyor ve inanıyoruz ki İslam adaleti ve adaletin çevresinde dönenlerden yanadır.  Haksızlık karşısında susup dilsiz şeytan olmayı tercih edemeyiz. Dünyada çatışma alanlarının yüzde 60'ını Müslüman ülkeler oluştururken, her gün binlerce Müslüman, Müslümanlar tarafından öldürülürken kafamızı kuma gömemeyiz. 

Konuşmacı listesine baktığımda kadın akademisyen, kadın araştırmacı görmedim. Türkiye ilahiyat birikiminde kadınlar vardır. Sempozyumun kapsamında araştırma yürüten yüzlerce kadın akademisyen vardır. Kadınlar olmadan çözüm bulamayız. Bir sonraki toplantılarda kadınlara yer vermenizi istirham ediyorum. Dostane bir eleştiri olarak kabul edin.