GERÇEK GÜNDEM - AKP ve MHP'li milletvekillerinin imzasını taşıyan “Hakimler ve Savcılar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, TBMM Adalet Komisyonunda kabul edildi.

Teklifle, Hakimler ve Savcılar Kanunu'nda yapılan değişiklikle, yargıda hakim ve savcı yardımcılığı müessesesi getirildi. Hakim ve savcı yardımcılığı temel eğitim dönemi, görev dönemi ve son eğitim döneminden oluşacak. Temel eğitim ve son eğitim Türkiye Adalet Akademisi tarafından verilecek. Görev dönemi ise yargı mercilerinde fiilen görev yapmak suretiyle geçirilecek.

MUHALEFET ŞERH DÜŞTÜ

Yargı Paketi’nde yer alan bazı maddelere ise muhalefet sıralarından tepki gösterildi. CHP, HDP ve İYİ Parti, 24 maddelik “Hakimler ve Savcılar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”ne ayrı ayrı şerh düştü.

CHP’nin şerhinde, “FETÖ ile ortaklık dönemde yargıda açılan karadelikle yargıya güveni tarihin en düşük seviyelerine indiren ve yargı eliyle siyasi muarızlarını yok etme politikası izleyen AKP iktidarı, 15 Temmuz 2016 tarihli darbe kalkışmasından sonra 'yargıda reform’ söylemine sarılarak yaşanan sorunların kaynağı olduğunu gizlemeye çalıştı” değerlendirmesi yapıldı.

HDP’nin şerhinde ise “Mahkemeler, tutuklu muhalifleri serbest bırakmamak için AİHM kararlarına uymamaktadırlar” denildi.

YARGIDA KADROLAŞMA ORTAYA ÇIKACAK: ANAYASA’YA AYKIRI

Konuyla ilgili Gerçek Gündem’e açıklamalarda bulunan Eski Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, Yargı Paketi’nde yer alan maddelerin Anayasa’ya aykırı olduğunu ifade etti.

Eminağaoğlu, hakim ve savcı adaylığının adının “hakim ve savcı yardımcılığı” yapıldığına ve süresinin üç yıla çıkarıldığına dikkat çekti. Eminağaoğlu, söz konusu madde ile mesleki tecrübesi olmayanların atamasının gerçekleştirileceği ve kadrolaşmaya yol açabileceğini belirtti.

Eminağaoğlu, şunları ifade etti:

“Hakim ve savcı adaylığının adı hakim ve savcı yardımcılığı yapılmakta, süresi üç yıla çıkarılmakta. Hakim ve savcı adaylığı da, hakim ve savcı yardımcılığı da, hakim ve savcılık sınıfı içinde değil, devlet memurluğu sınıfı içinde, yani yürütme organına bağlılar. Hakim ve savcı yardımcılarına yargı yetkisi verilmiyor. Alım konusunda da yürütme organının yetkisi devam ediyor. Burada sadece isim değişikliği ile yetiniliyor.

Dönemlerinde ilk üçe girenler, diledikleri yere atanabilecekler. Hiçbir mesleki tecrübesi olmayanlar için getirilen bu hüküm açıkça anayasaya aykırı. Kaldı ki kadrolaşmaya da oldukça elverişli. Çünkü bu sınavlar yürütme etkisi ve güdümünde.”