"Pelikan yapısı" ile ilgili açıklamaları nedeniyle 4. kez savcılık ifadesine çağrılan Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selim Temurci, ifade verdi. Temurci, daha önce takipsizlik kararı verilen soruşturma hakkında Boğaziçi Küresel İlişkiler Derneği Başkanı Süheyb Öğüt'ün aynı gerekçelerle yeniden şikâyetçi olduğunu, tek farkın bu kez Sabah yazarı Hilal Kaplan'ın da dosyaya şikâyetçi olarak eklendiğini belirtti.

TERÖR SUÇLAMASI

T24’ten Gözde Yel’in haberine göre; AKP'nin İstanbul İl Başkanlığı görevindeyken partisinden istifa ederek Gelecek Partisi'ne katılan ve Genel Başkan Yardımcılığı görevine getirilen Selim Temurci, "AKP içindeki Pelikan yapısı" ile ilgili açıklamaları nedeniyle Cumhuriyet Savcılığı’na ifadeye çağırıldı.

Temurci, "terör örgütü üyeliği", "terör örgütüne üye olmamakla birlikte propaganda", "iftira", "hakaret ve suç uydurma" suçlamalarıyla 4. kez savcılığa ifade verdi. 

Temurci, daha önce Süheyb Öğüt'ün başkanı olduğu Boğaziçi Küresel İlişkiler Derneği tarafından aynı iddia ve suçlamalarla hakkında şikâyette bulunulduğunu ve takipsizlik kararı verildiğini hatırlattı. Temurci, söz konusu takipsizlik kararının savcılık tarafından da kesinleştiğine vurgu yaptı. 

Temurci, ifadesinde hakkında şikâyette bulunan Süheyp Öğüt'ün "iftira garabet ve hezeyanlarla dolu şikâyet ve iddialarına yargı mercilerince itibar edilmediğini" bu nedenle 12 Mart 2021'de yeniden şikâyette bulunduğunu belirtti. 

“YANINA TÜRK KAMUOYU TARAFINDAN İYİ BİLİNEN HATTA ÇOK ÇOK İYİ BİLİNEN HİLAL KAPLAN'I DA ALARAK ŞİKÂYETTE BULUNMUŞTUR”

Öğüt'ün aynı iddia ve beyanları tekrarladığını dile getiren Temurci, "Son şikâyet dilekçesindeki tek farklılık Süheyb Öğüt, yanına Türk kamuoyu tarafından iyi bilinen hatta çok çok iyi bilinen Hilal Kaplan'ı da alarak şikâyette bulunmuştur" ifadesini kullandı. 

Temurci, Kaplan ve Öğüt'ün "siyaseten kontrol edemedikleri kişileri; haksız, mesnetsiz, iftira ve yalanlarla dolu suçlama ve ithamlarda bulunarak sindirme amacında olduğunu" savurken, suçlamaları kabul etmediğini dile getirdi.

Öte yandan Kaplan ve Öğüt'ün, Temurci dışında, İsmail Saymaz, Ahmet Şık, Barış Terkoğlu, Barış Pehlivan, Aydın Ünal, Murat Ağırel, Cengizhan Çelik, Fırat Erez, Taha Ün, Cemile Bayraktar, Kenan Alpay, Kemal Özkiraz, Ali Tarakçı, Atılgan Bayar'ın arasında olduğu 33 kişiden daha şikâyetçi olduğu öğrenildi.

İFADEDEN SONRA AÇIKLAMA

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selim Temurci, savcılık ifadesinin ardından yaptığı açıklamada, “Aynen şarkıcı Tarkan kardeşimizin söylediği gibi bunlar geçecek, güzel günler gelecek. Biz bunu çok iyi biliyoruz. Onun için biz, kuş sürüleriyle, Pelikan'la mücadele etmeye devam edeceğiz ve adalet için bu mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz… Korkunun günü, onlar için seçim günüdür. Seçim günü yaklaştıkça Pelikan’ın etekleri tutuşacak” dedi.

Temurci, hakkında suç duyurusunda bulunanlar arasında TRT Yönetim Kurulu üyesi Hilal Kaplan ile eşi Süheb Öğüt’ün de olduğunu söyledi.

Savcılığa ifade verdikten sonra adliye önünde basın açıklaması yapan Selim Temurci, şöyle konuştu:

“PELİKAN ÇETESİNİ ÜZERİMİZE SALAN BİR YAPI VAR"

Bugün Çağlayan Adliyesi'nde yine hakkımızda yapılan bir suç duyurusuyla ilgili olarak ifade vermeye geldik. Doğrusu, şu anda bu konuştuğumuz yerde, 15 Temmuz'dan hemen sonra 15 Temmuz’u gerçekleştiren o alçak zümreye karşı burada suç duyurusunda bulunmaya gelmiştik. Demokrasiyi, hukuku, özgürlükleri korumak için arkadaşlarımızla birlikte o gün buradaydık, bugün de buradayız. Bugün tabii burada olma nedenimiz; yine kuş sürüsünü, Pelikan çetesini üzerimize salan, bizimle uğraşan bir yapı var.

PELİKAN ÇETESİ SİYASAL DARBE GERÇEKLEŞTİRMİŞTİR

Partimizi kurmadan önce başlayan bir süreç maalesef hala sürdürülüyor. Nedir bu süreç? Türkiye'de 1 Mayıs 2016 tarihi çok önemli bir tarihtir. Türk demokrasisi tarihinde, bir askeri darbeyle değil, bir cuntayla değil, bir gensoruyla değil, Pelikan bildirisiyle seçilmiş bir başbakan alaşağı edilmiştir. Pelikan çetesi ve örgütü, bu ülkede bir siyasal darbe gerçekleştirmiştir.

PELİKAN SUÇ ÖRGÜTÜNÜ DEŞİFRE ETMEYE ÇALIŞTIK

O tarihten itibaren ben ve benim kardeşlerim, bu ülkede demokrasiye inanan herkes, bu Pelikan yapılanmasını, bu Pelikan suç örgütünü deşifre etmeye çalıştık. Ve birçok açıklamalarımız oldu. Bu açıklamalarda yargımızdan, adalet sistemimizden tek bir şey istedik. Bu Pelikan Bildirisi'ni kim yayınladı? Bu ‘Pelikan’ dediğimiz çeteyi kim finanse ediyor? Ve bu Pelikan’ı ortaya çıkarması için yargımıza, bugün Çağlayan Adliyesi'nin önünden tekrar tekrar talepte bulunuyorum.

“‘PELİKAN’A PELİKAN DİYEREK BÖYLE BİR ÖRGÜT İCAT ETTİNİZ’ DİYORLAR

Ve biz, öncelikle 3,5 yıl önce başlayan süreçte, önce Çekmeköy Adliyesi'nde, daha sonra İstanbul Emniyeti’nde, terörle mücadelede Pelikan’la ilgili olarak hakkımızdaki şikayetlere gittik ve cevap verdik. Hakkımızda birileri şikâyette bulunmuş. O birileri bize, ‘FETÖ ‘Pelikan’ diyor. Selim Timurcu olarak siz de ‘Pelikan’ diyorsunuz. Dolayısıyla siz FETÖ ile birlikte hareket ediyorsunuz. Pelikana ‘Pelikan’ diyerek böyle bir örgüt icat ettiniz. Dolayısıyla terör örgütünü, Pelikan’ı siz kurduğunuz’ suçlamalarında bulundular. Biliyorum, gülümsüyorsunuz, çünkü bunlar deli saçması şeyler ama sonuçta biz bir şeyden vazgeçmeyeceğiz. Biz, taş taşlamaya, o Pelikan sürüsünü deşifre etmeye bu ülkede devam edeceğiz.

GEÇTİĞİMİZ YIL HAKKIMIZDA KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞI KARARI VERİLDİ

Ve zamanı geldiğinde biz, yine milletimizin önüne başımız dik, alnımız ak bir şekilde çıkıp, ‘Bu ülkede Pelikan var. Yargı Pelikan’ı ortaya çıkartacak adımları atsın’ demeye devam edeceğiz. Peki bizim süreç nedir? Bizim sürecimiz; en son terörle mücadelede ifade verdik, savcılarımız gerekli incelemeleri, soruşturmaları yaptılar ve geçtiğimiz yıl bizim elimize bir bildirim geldi. Yapılan incelemeler, soruşturmalar neticesinde bir kavuşturmaya yer olmadığı ve dava ile ilgili hakkımızda takipsizlik kararı verildi.

HİLAL KAPLAN İLE EŞİNİN İSİMLERİ EKLENEREK HAKKIMIZDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULDI

Peki takipsizlik kararı verilen bir dosyayla ilgili ben niçin bugün buradayım? Çünkü bu dosyada Süheyb Öğüt diye bir vatandaş vardı. Ona, Hilal Öğüt diye, maruf ismiyle Hilal Kaplan diye bir troliçenin ismi eklenerek tekraren hakkımızda suç duyurusunda bulunulmuş. Suçlamalar aynı. ‘Terör örgütü kurma’, ‘terör örgütüne destek verme’, ‘hakaret’, ‘iftira’. Arkadaşlar, biz şu ana kadar, ben ve arkadaşlarım, Sayın Genel Başkanımız başta olmak üzere sadece 1 Mayıs 2016’daki Pelikan darbesine işaret ettik. Ülkeyi yönetenlere ve yargıya bu darbeyi kim yaptı? En az bir 28 Şubat kadar önemli olduğunu, seçilmiş bir başbakanı alaşağı edecek bu güce ulaşan bu yapıyı deşifre etmeliyiz, ortaya koymalıyız. Ve Pelikan bildirilerini kim yayınladı? Devletin bunu ortaya çıkarması lazım. Yargının bunu ortaya çıkarması lazım dedik.

TÜRKİYE’DE BİR HUKUK VE DEMOKRASİ MÜCADELESİ VERİYORUZ

Şu ana kadar hiçbir kurum ya da şahsın ismini vermedik. İşte buradan, Çağlayan'dan bizi şikâyet edenlere, bize suçlamalarda bulunanlara sesleniyorum. Biz, sizin isminizi anmadık. Eğer üzerinize alınıyorsanız çıkın, adam gibi deyin ki ‘Pelikan Bildirisi’ni biz yayınlamadık’. Biz, şu ana kadar bunlardan böyle bir açıklama duymadık. Onların böyle bir açıklamayı yaptığını da biz söylemedik. Ama bu kadar üzerlerine alınıyorlarsa çıkıp bunu söylemeleri gerekiyor ve elbette biz burada savcımıza gereken açıklamaları yaptık, ifadelerimizi tekrar ettik. Ve her zaman şunu söylüyoruz: Türkiye'de bir hukuk ve demokrasi mücadelesi veriyoruz. Türkiye'de bizim ismimizi, partimizin ismini, arkadaşlarımızın ismini Pelikan çetesiyle, alçak çetelerle, FETÖ'yle aynı cümle içinde kullananlar alçaktır.

TARKAN KARDEŞİMİZİN SÖYLEDİĞİ GİBİ BUNLAR GEÇECEK, GÜZEL GÜNLER GELECEK

Bu mübarek cuma gününde bizi burada, kamuoyunu bu şekilde meşgul ettirecek şekilde bulunduranları Rabbime ve milletimizin vicdanına havale ediyorum. Ama sonuç olarak şunu söylüyorum. Aynen şarkıcı Tarkan kardeşimizin söylediği gibi bunlar geçecek, güzel günler gelecek. Biz bunu çok iyi biliyoruz. Onun için biz, kuş sürüleriyle, Pelikan'la mücadele etmeye devam edeceğiz ve adalet için bu mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz. Ve bugün bizi FETÖ ile suçlayanlar, maklubeye kaşık salıp FETÖ'yü methedenler bir gün burada, şu meydanlarda bizim gibi kendilerini savunacak yüzleri olmayacak. Milletin yüzüne çıkamayacaklar.

PELİKAN ÜLKEYE ÇÖREKLENDİ

Benim, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak bir hayalim var. 15 Temmuz'u savunurken de buradaydım, şu anda da bu ülkede Pelikan diye bir yapılanma var. Ülkeye çöreklendi. Ben bunu altı yıldır söylüyorum. Bu Pelikan, bakanları götürdü; bu Pelikan, devletin kurumlarını işgal etti; bu Pelikan, ülkeyi çökertti. Ben, bunları söylemeye devam edeceğim. Ve benim bir hayalim var. Bu meydanlar, bu mahkemeler, bu savcılarımız artık bu ülkede kokain tacirliği yapanlarla ilgilensin, onların hesap vereceği meydanlara dönsün bu meydanlar. Bu meydanlar, mafyadan ücret alıp henüz daha hesabını vermeyenlerin hesap vereceği meydanlara dönüşsün. Bu meydanlar, kendi bakanlığını dolandıran, yolsuzlukta zirve yapanların hesap vereceği mahkemeler olsun. İnşallah o Türkiye yakındır.

YOLUN SONU GÖRÜNÜYOR. KORKUNUN ECELE FAYDASI YOK

O Türkiye için mücadele etmeye devam edeceğiz. Ve Pelikan yapılanması ve bu yapıyla ilgili hassasiyeti olanlara da şunları da söylüyorum. Artık yolun sonu görünüyor. Artık korkunun ecele faydası yok. Korkunun adı, seçim günüdür. Seçim günü, tüm kuş sürüleri ve demokrasiye musallat olan herkes, mutlaka bu ülkede benim şu anda hesap vermiş olduğum savcılara hesabını verecek. Ve onlar, millete hesap veremeyecekler. Ve biz, her zaman milletin içinde bunları söylemeye cesaretle devam edeceğiz. Demokrasi ve hukuk kazansın diyorum. Demokrasi mücadelemiz sonuna kadar devam edecek.

FETÖ’CÜLERLE BİZİ AYNI LİSTELERİN İÇİNE KOYMAK BÜYÜK BİR ALÇAKLIK

İfadede dediğim gibi, FETÖ ve Pelikan arasında bir ilişki kuruluyor. FETÖ terör örgütü, Pelikan'a ‘Pelikan’ diyormuş. Onlar da bizim gibi Pelikan'ı eleştiriyormuş. Biz de eleştirdiğimiz için, terör örgütüyle aynı dili kullandığımız için, FETÖ'yle aynı cümle içinde kullanılıyoruz. Burada tabii bizi en fazla üzen şeylerden bir tanesi, FETÖ’cülüğüyle maruf, bilinen ve şu anda ülkede yaşamayan insanlarla bizi aynı listelerin içine koymak çok büyük bir alçaklıktır. Dolayısıyla buna cevaplar vermiş olduk. Sonuç itibariyle adalet hepimize lazım, adalet herkese lazım. Biz, adaletin kişiye göre farklı yorumlanan bir iş olduğunu düşünmüyoruz. Bir gün bizi suçlayanlara da bu ülkede adalet lazım. FETÖ'ye methiyeler düzen, ona âşık olduğunu söyleyen insanlar, bugün maruf ismiyle Hilal Kaplan şikayetçi olduğu için ben burada ifade veriyorum. Yoksa benim dosyam kapanmıştı.

DEVLETE ‘KATİL DEVLET’ DİYEN HANIMEFENDİ, DEVLETİN KURUMUNDA YÖNETİM KURULU ÜYESİ

Buradan devletimizi idare edenlere, başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere bu soruya istinaden cevap vermiş olayım. Düşünebiliyor musunuz? Devlete her türlü hakareti yapan, ‘Katil devlet’ diyen, FETÖ'ye methiyeler düzen bu hanımefendi, şu an devletin bir kurumunda yönetim kurulu üyesi olacak. İşte burada gördüğünüz, 15 Temmuz'da mücadele eden ekip burada yargılanacak, burada bunlar suçlanacak. 84 milyon, eğer buna gönlü razıysa ben herhangi bir şey demiyorum. Ama ben, bu milletin vicdanında bütün Pelikancılar ve onlara destek olanların mahkûm olduğunun altını çizmek istiyorum.

KORKUNUN GÜNÜ, ONLAR İÇİN SEÇİM GÜNÜDÜR

Dolayısıyla bunları ben birilerinin dediği gibi söylemiyorum. Ben, bunu çok dikkate alıyorum. Onlar şu an korkuyorlar. Korkunun günü, onlar için seçim günüdür. Seçim günü yaklaştıkça Pelikan'ın etekleri tutuşacak. Bu ülkede hukuksuzluk yapan herkes, kendine biraz daha çeki düzen vermek zorunda kalacak. Biz, seçim günü için çalışmaya devam edeceğiz. Ve inşallah bu adliyeler suçluların konuşulduğu yerler olur. Masum insanların buralara toplanıp kamuoyunu meşgul edeceği mekanlar olmaz.”