GERÇEK GÜNDEM - ELİF ÜNSAL / AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın BM Genel Kurulu'na katılmak için New York'a gitmesi siyasetin gündemini hareketlendirdi. Washington eski Büyükelçisi Faruk Loğoğlu, Erdoğan'ın ziyaretini ve yansımalarını Gerçek Gündem'e değerlendirdi.

Loğoğlu'nun; Erdoğan'ın her konuşmasında "dünya beşten büyüktür" diyerek işaret ettiği Birleşmiş Milletler'in binasının olduğu New York'ta kitabını tanıtmasından, yeni yapılan Türkevi'nin dış politikada yaratacağı etkilere sorduğumuz sorulara verdiği yanıtlar şöyle oldu:

- AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyük bir heyetle BM 76. Genel Kurul toplantılarına katılmak için New York'a gitti. Trump sonrası Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin zora girdiği kamuoyunda sıklıkla dillendiriliyor. Ancak NATO Zirvesi'nde İngiltere Başbakanı Johnson, Fransa Cumhurbaşkanı Macron ve Avustralya Başbakanı Morrison ile görüştü. Ama F-35, S-400, İdlib, Afganistan, Karadeniz gibi karşılıklı ajandası bulunan ABD’nin lideri Joe Biden ile bir araya gelmedi. Bu Türkiye ve Erdoğan için bir hayal kırıklığı anlamına gelebilir mi?

* Ben bir hayal kırıklığı olduğunu düşünmüyorum. Şu anlamda; bunun böyle olacağı belliydi. Biden ile çok az görüşmeleri oldu o da daha çok Washington'da oldu. Ve Türkiye ile ABD arasında Dışişleri Bakanları seviyesinde bir görüşme yapıldı. Elbette Türkiye heyeti Biden ile bir görüşme gerçekleşmesini isterdi, olmadı. Zaten bu bir ABD ziyareti değil, BM'nin 76'ncı Genel Kurulu'na katılmak için New York'a gittiler. Bu bakımdan ne beklediklerini bilemem, görünürde her şey tahmin edildiği gibi ilerledi. Türk heyeti içten içe hayal kırıklığı duymuş olabilir ancak planların gerçekleşmemesi anlamında bir hayal kırıklığı değil. Özellikle vurguluyorum bir ABD ziyareti değil, BM'nin 76'ncı Genel Kurulu için New York'a yapılan bir ziyaretti. Türk heyeti içten içe Biden ile çok görüşmek istese de olmayacağı belliydi. 

TÜRKEVİ BİNASI DIŞ POLİTİKAYA ETKİ ETMEZ

- New York'ta yeni açılan Türkevi, Türkiye'de çok konuşuldu. Bu yapının Türk dış politikasına, itibarına nasıl bir etkisi olabilir?

Hiçbir etkisi olamaz çünkü dış politikanın değerlendirilmesi o ülkenin binaları ile değil, görüşlerin içeriği ile ilgili bir durumdur. Dış politikanız sizin ulusal çıkarlarınıza hizmet etmiyor ve sizi yalnızlaştırıyorsa bir bina hiçbir şekilde etki etmez. Hayırlı olsun, güzel bir bina ama Türkiye'nin itibarını artıracağı, dış politikanın önemini yansıtan bir işlevi kesinlikle yok. Dış politika binalarla değil alınan sonuçlarla ölçülür. Bina fiziki bir mekandır, bunun Türkiye'nin itibarı ve dış politikasının başarısı ya da rasyonelliği ile uzaktan yakından ilgisi yoktur.

KİTAP YAZMAK KÖTÜ BİR ŞEY DEĞİL

- Erdoğan'ın kitabı ''Daha Adil Bir Dünya Mümkün'' Cumhurbaşkanı'nın hemen her hitabında ''dünya beşten büyüktür'' dediği Birleşmiş Milletler binasının bulunduğu New York'ta reklamının yapılması ve satışa sunulmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kitap yazmak kötü bir şey değil ama bunun tanıtılmasında ve dağıtılmasında sorun vardır. Eğer görüşlerin önemli yerlere ulaşmasını istiyorsanız güzelce paketleyip muhataplarınıza gönderirsiniz. Ama sanki ilk defa bu konuda bir kitap yazılmış gibi sansasyonel bir şekilde piyasaya sürmek sadece irtifa yaratır. Türkiye'de yaratılmasına çalışılan algılarla benzer algıların uluslararası kamuoyundaki etkileri çok farklı olur. Çünkü uluslararası kamuoyu daha pişkindir. Kitabı görmedim, içeriğini bilmiyorum ama pazarlama usulü bana göre yanlıştır.

ERDOĞAN-PUTİN GÖRÜŞMESİ

- Erdoğan, New York ziyaretinden sonra ay sonu Rusya'ya giderek Devlet Başkanı Putin'le görüşecek. New York temasları o ziyareti nasıl etkiler?

En önemli gündem Suriye, bu konuda Türkiye ve Rusya arasındaki mesafe giderek artıyor. Görünen odur ki Rusya, Esat yönetimini İdlib'i kontrol almasından rahatsızlık duyuyor. Görüşmede en önemli konu İdlib maddesi ve Afganistan olacaktır. New York'taki görüşmelerin Erdoğan-Putin görüşmelerine direkt bir etkisi olacağını sanmıyorum. Erdoğan'ın karşılıklı bir görüşmesi fazla olmadı. Daha çok Avrupa Birliği'nden ayrılmış ülkelerin başbakanları ile görüşüldü, önemlidir ancak çok da önemli değildir. Erdoğan'ın yaptığı görüşmeler sorunsuz ülkelerle yapılan görüşmelerdir, bu durumun Putin ile görüşmesinde bir etki yaratacağını düşünmüyorum.

PARİS İKLİM ANLAŞMASI OLUMLU BİR ADIM

- Paris İklim Anlaşması'nın 1 ay içinde TBMM'ye sunulacağı ifade edildi. Siz bu adımı olumlu buluyor musunuz? Bu konunun uluslararası yansımaları sizce nasıl olacak?

Bu çok olumlu bir adım ancak Avrupa Birliği'ne ve ABD'ye hoş görünmek dürtüsü de var. Bunu olumsuz anlamda söylemiyorum, olumlu sonuçlar veren dürtülere yanıt veren bir iktidar olsa bundan kazançlı çıkarız. Ben bir Tweet attım, dedim ki "bu olumlu bir adım ama Türkiye'de HES'ler, rant, maden arayışları için doğanın canına okunuyor." dedim. Derin bir çelişki var. Ama geç de olsa bu adımı atmak çok olumlu, bunu belirtmek istiyorum.

Faruk Loğoğlu'nun bahsettiği Twitter paylaşımı şöyle: