İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Adalar'da son verilen fayton uygulamasının ardından atları Hatay’ın MHP’li Dörtyol ilçe belediyesi de olmak üzere çeşitli kurumlara sahiplendirmişti. 100 at Dörtyol Belediyesi’ne 13 Ağustos 2020 ve 18 Ağustos 2020 tarihinde hibe edildi.

İBB’nin kaybolmasınlar diye üzerlerine çip taktığı atlardan 99’u çiplere rağmen kaybolmuş, ardından adli ve idari soruşturma başlatılmıştı. Sonrasında yaşanan süreçte MHP'li Belediye Başkanı Fadıl Keskin görevinden istifa etti.

ERDOĞAN İBB'Yİ SUÇLADI

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan "81 İlimizden 560 Genç ile En Uzun İftar Sofrası" programında 81 ilden gençler video konferans yöntemi ile buluştu. 

Erdoğan, kaybolan atlarla ilgili gelen soruya yanıt verdi. Erodoğan, MHP'li başkanın kaybettiği atlara ilişkin verdiği cevapta İBB'yi suçladı.

Erdoğan'ın açıklaması şöyle:

Her şeyden önce Adalar'daki atların bir canlıya yakışmayacak şartlarda çalıştırılması ve muhafazası uzunca bir süredir bizim de gündemimizdeydi. Bu konuda eski büyükşehir belediye başkanlarımız rahmetli Kadir Topbaş ve Mevlüt Uysal çeşitli çalışmalar yapmıştı. Ancak bu hazırlıklar uygulanamadn İBB'de yönetim değişti.

Ardından da hala ne olduğuna dair tatmin edici bir açıklamanın yapılamadığı müesif hadise yaşandı. Hayvan hakları konusunda ortalığı tozu dumana katanların bu hususta hiç ses çıkarmamaları da ayrı bir iki yüzlülük örneğidir. Haydi konuşsanıza niye konuşmuyorsunuz, sesinizi çıkarsanıza. Bu işin ideolojik boyutu olamaz. ,

Hayvanlara acımanın ideolojik boyutu tam aksine olmalıdır. Nedir o? Hayvanı seveceksin ve ızdıraptan kurtulmaları için ne gerekiyorsa onu yapacaksın.

Bize haber geldi İçişleri Bakanım beni aradı İBB Başkanı da yanındaydı, ben dedim ki 'Ne gerekiyorsa yapalım.' Söykedikleri burada elektrikli araçlar kullanabilir miyiz? Hayırlı olsun kullanın, yeter ki bu hayvan bu ızdırabı çekmesin.

İstanbul'un atlarına dahi sahip çıkıp, hesabını veremeyenlerin diğer konularda neler yaptıklarını düşünmek bile istemiyoruz.

Hiç şüphesiz tüm bu olup bitenleri İstanbul hakkıyla birlikte milletimiz görüyor. Günü geldiğinde bunların hesabı sandıkta, feraset sahibi tüm İstanbullular tarafından sorulacaktır. Ben buna inanıyorum.