Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, katıldığı bir programda Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Doğu Perinçek arasındaki bağlara ilişkin çok konuşulacak bir iddiada bulundu.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, İnternethaber'de Gazeteci Hadi Özışık ile Gürkan Hacır'ın sorularını yanıtladı. 

Davutoğlu, program sırasında Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan ve Doğu Perinçek arasındaki bağlara ilişkin bomba iddialarda bulundu.

"PERİNÇEK'İN SERMAYE BAĞLARI İLE ERDOĞAN'IN SERMAYE YAKINLIKLARINI GÖRECEKSİNİZ"

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan'ın, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'i finanse ettiğini iddia eden Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, "28 Şubat’ın ideoloğu Doğu Perinçek bugün Cumhurbaşkanı’nın kankası… Beraberler…

Perinçek’in desteklenen şirketleri ve o şirketler üzerindeki bağlarını bir araştırın. Perinçek’in sermaye bağları ile Erdoğan’ın sermaye yakınlıklarını göreceksiniz.” ifadelerini kullandı.

“Cumhurbaşkanı ile aramı açtılar”

Kendi savunduğu başkanlık sistemi ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uyguladığı başkanlık sistemi arasındaki farka dikkat çeken Davutoğlu, “2014'te ben Sayın Cumhurbaşkanına baş başa görüşmelerde parlamenter sistem daha uygun dedim. Hatta şunu da teklif ettim kendisine...

'Parlamenter sisteme geçelim' ben kongrede görevi size teslim edeyim, bütün yetkiler sizde olarak başbakanlık yapın. Ben öyle bir konjoktürde başbakanlığı güçlendirecek bir şeyi savunuyor olmaya devam etseydim Cumhurbaşkanına karşı şahsi bir hesap içine girdiğim gibi bir vehim oluşacaktı. Bunu yapmadığım halde bile bu fitneyi çıkaranlar en sonunda Cumhurbaşkanı ile benim de aramı açtılar” dedi.

Davutoğlu, “Ben kukla bir başbakan olmam dedim. Gelin Muhalefet ile anlaşıp parlamenter sisteme geçelim, sonra ben size genel başkanlığı tevdi edeyim, seçime gidelim kazanırız. Siz tüm güç elinizde olarak gerçek bir parlamenter sistemin başbakanı olun. Ben de sizin başdanışmanınız olayım. Benim sizinle hiç bir mevki kavgam yok ama bu böyle yürümez dedim” ifadelerini kullandı.

“Benim makam davam yok”

Genelcek Partisi lideri, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teklifini ise, “Güçlü bir başbakanlık olsun tüm yetki sizde olsun ben de tekrar çanta taşıyayım. Hiç önemli değil. Benim makam davam yok” şeklinde anlattı.

Bu sözler üzerine Hadi Özışık’ın “Bütün bunları neden o dönemde kamuoyu önünde söylemediniz” sorusuna karşlılık Davutoğlu, Ecevit örneğini verip şunları söyledi:

“Rahmetli Ecevit, Sezer ile yaptığı kavgayı MGK'da sürdürdü, ne oldu ertesi gün Türkiye krize girdi. Rahmetli Ecevit kötü bir insan mıydı. Dayanamadı içerideki kavgayı dışarıya yansıttı ülke bir türbülansa girdi belini doğrultamadı. Rahmetli Ecevit'te bir daha iktidar yüzü görmedi. Ben içerde verdiğim bu kavgayı dışarı yansıtsaydım, o kervan yürüyemezdi. Bun Cumhurbaşkanı ile aramızda çıkan tartışmaları dışarı yansıtsam zaten AK Parti o zaman azınlık hükümetiydi, bir sonraki seçimde AK Parti iktidar yüzü görmezdi.

Biz yapmak için varız yıkmak için değil. Şimdi niye söylüyorum. Çünkü şu anda ülkeyi iyi yönetmediler. Ülkeyi iyi yönetselerdi bugün ben köşeme çekilip kitap yazardım. Bu ülkeye yazık ediyorlar. O gün bana karşı birleşip, kapalı kapılar arkasında beni başbakanlıktan etmek için dümen çevirenler bugün birbirleriyle kavgalı. Hiç birisi de huzurlu değil. Hiç birisi bulunduğu yerden memnun değil ama ben bulunduğum yerden memnunum. Vasfım ünvanım yok ama halkın içine rahatlıkla giriyorum.”

“Sayın Erdoğan'dan bana daha yakın dost mu vardı”

“Türkiye'deki bütün siyasiler benim dostumdur yeter ki nezaket diliyle konuşsunlar” diyen Davutoğlu, “Sayın Erdoğan'dan daha yakın dost mu vardı bana. Ama bana dolandırıcı dedi. Hayatımı vakfettim. 7.5 yıl danışmanken hiç bir makam beklentim olmadan hiç bir ek maaş almadan üniversitedeki maaşımın yarısıyla 7.5 yıl ben kendi çantamı taşıyarak dolaştım. Bir kuruş boğazından haram geçmemiş bir insana dolandırıcı dedi sayın Erdoğan...” diye konuştu.

Ahmet Davutoğlu, “Pelikan dosyası diye alçakça bir dosya çıkardılar, öyle bir ah aldılar ki şimdi hiç biri iflah olmuyor. Ben sayın Erdoğan'a ayrılırken de söyledim öyle bir fitne tohumu attılar ki bu partiye artık herkes, herkes hakkında dosya toplayacak” ifadelerini kullandı.

“Bugün AK Parti'nin bakanlara liderlere endeksli trol çeteleri var” diyen Davutoğlu, “Kim zarar gördü. Ben insani ve aile hukuna riayet ettim. Peki onlar bu hukuka riayet ettiler mi? AK Parti ve Cumhurbaşkanı hakkında 3 yıl boyunca hiç bir şey konuşmadım. Bir bilim adamıyım kitaplarımın dağıtımını engellediler, konferanslarımı yasakladılar, eşimin konferansını da yasakladılar. Benimle çalışan profesörleri lise mezunu düzeyine düşürdüler” yorumunda bulundu.

“Bıraktığım partiyi ben bölmedim”

 “Bıraktığım partiyi ben bölmedim. Biz mi kaybettirdik İstanbul'u, Ankara'yı... Biz partiyi bölmedik biz partiden ihraç edildik” diyen Gelecek Partisi lideri, “Türkiye'de AK Parti'nin çöküşü yolsuzluklar sebebiyledir. Şatafatlar sebebiyledir. AK Parti yolsuzlukla mücadale için vardı yolsuzluğun her türlüsünü meşrulaştırdılar. Yoklukla mücadele için vardı yoksulluğu ülkenin kaderi haline getirdiler” diye konuştu.

Gelecek Partisi’nin kimlerle ittifak yapacağı meselesine de değinen Davutoğlu, “Her siyasi partiyle görüşürüz, bunun ittifak olarak görülmesi doğru değil. Biz kendi doğrularımızla iktidara gelmeyi hedefliyoruz. Anketlere güvenmiyorum, kendi gözlerime güveniyorum” dedi.

“Kanal İstanbul ateşle oynamaktır”

Recep Tayyip Erdoğan’ın “çılgın projem” olarak adlandırdığı Kanal İstanbul’a da değinen Davutoğlu, “Meclis Başkanı hele hukukçuysa ifrattan misal vermez. Makuldan misal verilir. Meclis Başkanı'nın görevi meclisin haklarını hukukunu korumaktır. Sayın Şentop Cumhurbaşkanına yaranmak için meclisin görevlerini sınırlamıştır o konuşmasıyla...” diye konuştu.