CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, sokak satıcısı, esnaf, ayakkabı boyacısı ve müzisyenlerle parti genel merkezinin bahçesinde buluşarak Cumhurbaşkanlığı’na seslendi.

Ağbaba, “10 milyon 513 bin gerçek işsizimiz var, SGK’yı Kılıçdaroğlu kapattı. 17 milyon yoksulumuz var, SGK’yı Kılıçdaroğlu kapattı. 8 milyon emekli açlık sınırı altında maaş alıyor, SGK’yı Kılıçdaroğlu kapattı. İnsanlar çöpten ekmek topluyor, SGK’yı Kılıçdaroğlu kapattı. Türkiye, Avrupa’da en yüksek faizi veriyor, SGK’yı Kılıçdaroğlu kapattı. Ücretsiz izne çıkarılanlar açlığa mahkum edilmiş, SGK’yı Kılıçdaroğlu kapattı. Vatandaşın bankalara borcu 834 milyar lirayla rekor kırdı, SGK’yı Kılıçdaroğlu kapattı. Her gün ortalama 273 esnafımız kepenk kapatıyor, SGK’yı Kılıçdaroğlu kapattı. İş bulma ümidini kesenlerin sayısı bir buçuk milyonu aştı, SGK’yı Kılıçdaroğlu kapattı. AKP döneminde emeklilik yaşı 65’e çıktı, SGK’yı Kılıçdaroğlu kapattı.  Bunlar yalandan utanmıyor, bıkmıyor. Başınıza Kılıçdaroğlu kadar taş düşsün” dedi. Sokak satıcıları da tezgahlarını istediklerini söyleyerek, “İntihar etmek kolay yol, mücadele zor. Zaten geçim sıkıntısı yaşıyorduk artık yaşam sıkıntısı yaşıyoruz” diye konuştu.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, CHP Genel Merkez binasının bahçesinde sokak satıcısı ve esnafla birlikte basın açıklaması yaptı.

MÜZİKLİ PROTESTO

Basın toplantısının ardından müzisyenler, Aşık Mahsuni Şerif'in “Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana” eserini seslendirdi.

Ağbaba’nın konuşmasından satır başları şöyle:

Türkiye’de günde ortalama 8 bin 600 kişi işini kaybediyor. TÜİK verilerine göre eylül ayında 27 milyon 707 bin olan istihdamdaki kişi sayısı 27 milyon 440 bine geriledi. TÜİK verilerine göre iş bulma ümidini kesen sayısı bir buçuk milyonu aştı. Bu Manisa nüfusu ile eş değerdir. Türkiye’de toplam 10 milyon 513 bin kişi işsiz durumda. İşsiz sayımız dünyada 103 ülkenin nüfusundan daha fazla. Bir de ücretsiz izne çıkarılanlar var ki bunların durumu perişan durumda. Dün yapılan komik zamla, 47.7 TL zam yapıldı, adeta bu insanlarla dalga geçilir gibi. Açlık sınırı 2 bin 600 lira ama ücretsiz izne çıkarılan insanlara bin 420 lira parayla ‘geçinin’ deniyor. İş güvenliği verilerine göre 2020 yılında en az 2 bin 427 kişi hayatını kaybetti. Bu 8 tane Soma’ya bedel. Aileler geçimini sağlaması için çalışması gereken 22 çocuk da iş cinayetine kurban verilmiş durumda.

GÜNLÜK 273 KEPENK KAPANIYOR

Esnafımızın durumuna bakalım. Bugün salgının 310. günündeyiz. Salgın nedeniyle 2,2 milyon esnafımızın sesini duyurmaya çalıştık. CHP olarak ‘SGK, Bağ Kur prim borçları devlet tarafından ödensin, esnafımıza yönelik icra işleri durdurulsun, birikmiş faturalar devlet tarafından karşılansın, esnafımıza 2 bin 500 TL ile 3 bin TL arası destek sağlansın’ dedik. Bunların hiçbiri yapılmadı. Esnafımız en az 50 bin TL kaybederken sadece aylık bin TL laik görüldü. Faturasını ödeyemeyen esnafa icra gönderiliyor.  Günlük ortalama 273 esnafımızın kepenk kapatmaktadır. İktidarda bir Allah’ın kulu, kalkıp bir şey söylemiyor.

SOKAK ÇALIŞANLARINA TEK KURUŞ DESTEK VERİLMEDİ

Bugün iş güvencesi olmayan, açlığa terk edilen, hepimizin iç içe olduğu ama farkında olmadığımız bir kesimle beraberiz. Pazarcı, kağıt toplayıcısı, simitçi çiçekçi, el işçisi, ev temizlikçisi toplam 6 milyonu bulan sokak ekonomisine destek olan arkadaşlarımızla beraberiz. Ne sarayda ne AKP’de sesini duyan tek kişi yok. Toplam 6 milyon istihdam sağlayan, yıllık 200 milyar ekonomiye katkıda bulanan arkadaşlarımız koronayla bitmiş durumda. Devlet sokak çalışanlarına bir kuruş destek vermedi görmezden gelmeye devam ediyor. Milyonlarca seyyar satıcı, sokaktan ekmeğini çıkarmaya çalışıyor. Bu insanların çoğu kayıt dışı ve güvencesiz. Bunlar yetmezmiş gibi beş maskeyi dağıtamayan iktidar sokaktaki kağıt toplayıcısına ‘masken yok’ diye ceza yazıyor. ‘Evde kal’ demek virüsten ölmeyeceksen açlıktan öl demektir.

NEYLE EKMEK KAZANACAKLAR

Sokak ekonomisinde sokak çalışanlarında kafeler, lokantalar, nargile ve oyun salonları kapalı. Yaklaşık 2 milyon insan, gelirsiz kalmış durumda. ‘Ya tedbirler alınsın mekanlar açılsın ya bize insanca yaşayabileceğimiz destek sağlansın’ diyorlar. Müzisyenler için mekanlar kapalı, düğünler yasak, hafta sonu yasak. Bu insanlar ne yapsın. Miting serbest, müzik yasak. Sanki korona müzikle bulaşıyormuş gibi bir uygulamayla karşı karşıyayız. Müzik Sen verilerine göre salgın başladığından bu yana intihar eden müzisyen sayısı 100’ü buldu. Koronadan ölmediler, intihar ettiler. Bu insanlar ekmek teknesi olan aletlerini satarak, geçimlerini sağlamaya çalışıyorlar. Pandemi bittiği zaman neyle ekmek kazanacaklar?

KILIÇDAROĞLU KADAR TAŞ DÜŞSÜN

10 milyon 513 bin gerçek işsizimiz var, SGK’yı Kılıçdaroğlu kapattı. 17 milyon yoksulumuz var, SGK’yı Kılıçdaroğlu kapattı. 8 milyon emekli açlık sınırı altında maaş alıyor, SGK’yı Kılıçdaroğlu kapattı. İnsanlar çöpten ekmek topluyor, SGK’yı Kılıçdaroğlu kapattı. Türkiye, Avrupa’da en yüksek faizi veriyor, SGK’yı Kılıçdaroğlu kapattı. Ücretsiz izne çıkarılanlar açlığa mahkum edilmiş, SGK’yı Kılıçdaroğlu kapattı. Vatandaşın bankalara borcu 834 milyar lirayla rekor kırdı, SGK’yı Kılıçdaroğlu kapattı. Her gün ortalama 273 esnafımız kepenk kapatıyor, SGK’yı Kılıçdaroğlu kapattı.  İş bulma ümidini kesenlerin sayısı bir buçuk milyonu aştı, SGK’yı Kılıçdaroğlu kapattı.  AKP döneminde emeklilik yaşı 65’e çıktı, SGK’yı Kılıçdaroğlu kapattı.  Bunlar yalandan utanmıyor, bıkmıyor. Bu iktidar Türkiye’yi bitirdi. Ekonomik buhran var ama SGK’yı Kılıçdaroğlu kapattı. 22 yıl geçmiş, başınıza Kılıçdaroğlu kadar taş düşsün.

“DESTEK DEĞİL, TEZGAHIMI İSTİYORUM”

Toplantıya katılan Ankara Kızılay’da işportacılık yapan 35 yaşındaki Müjde, şöyle konuştu:

“Dört yıl boyunca çay sattım, eşimden ayrıyım, oğlum kalp hastası. Bugüne kadar kimseden destek almadım. Çay satarak iki çocuğuma baktım. Kızılay’ın çaycı ablasıyım. Çocuğumun tedavisini kucağımdan götürerek yaptım. COVİD döneminde bizi kaldırdılar. Ben tek kendi adıma konuşmuyorum, birçok arkadaşım adına söylüyorum. Biz geleceği olmayan, ertesi gün cebinde parası olmayan insanlarız. Ben devletten destek istemiyorum, tezgahımı istiyorum. Bin lira ile nasıl geçinebilirim? 800 lira kiraya veriyorum, 200 lira elektrik veriyorum. Bana kimse destek çıkmıyor. Ben destek de istemiyorum. Cezaevinde yıllarca yatan adam çorap satıyor. Kaldırıyorlar. Biz polisle, zabıtayla karşı karşıya kalmak istemiyorum. Geçinemiyorum. İş bulamıyorum, bulduğum zaman saatleri uymuyor. Ben ayaklarım üzerinde durmak istiyorum. Sokak deyip geçmeyin. Asıl hikayeler orada. Soğukta, karda, kışta çalışıyorum.”

Kızılay’da işportacılık yapan Zinnur, “Üç çocuk annesiyim. 16 yıldır işporta tezgahı açarak ailemi geçindirdim. Ben devletimizden yardım beklemiyorum, tezgahımı geri versinler. Biz 300 400 aile evimizde ölüme terk edildik. Biz Cumhurbaşkanı’mızdan el uzatmasını istiyoruz” dedi.

Ayakkabı boyacısı Murat da “Ekmek parasını zor kazanıyorum. Soğukta tir tir titriyoruz. 10 20 liraya akşama kadar dirsek çürütüyoruz. Bu düzenin değişmesini istiyoruz” dedi.

“İNTİHAR ETMEK KOLAY, MÜCADELE ZOR”

Çorap satıcısı Saffet Sen, “Şu anda çorap satıyorum. Önceden zabıtalardan kaçıyordum, şimdi komiserler geliyor, tezgahımızı alıyorlar zabıtayı çağırıyorlar, ceza veriyorlar cezayı yapılandırmaya verdim, ödüyorum. Polislerin yanıma gelmesinden utanıyorum, kaçmak da zoruma gidiyor. Eşim vefat etti. Ben kendim için yaşamıyorum, torunlarım için yaşıyorum. İbni Sina Hastanesi’ne gittim, fıtık ameliyatı olacağım, telefonu aldılar, sevindim, eve gittim, ‘inşallah beni çağırmazlar’ diyorum. Evde ne yiyecek torunlarım diye bu sefer nasıl yaşayacağımı bilemiyorum. İntihar etmek kolay yol, mücadele zor. Bunun da bilincindeyim” diye konuştu.

Çiçekçi Cemal Şahin, “Haftanın iki günü dükkanımızı kapatıyoruz. Üç ayda 24 gün yapar. Yaklaşık bir ay. Bir ay için bizden Bağ Kur, vergi istememezlik yapıyorlar mı? Gelir kaybına uğradık. Bin lira sadaka gibi. Sokaktaki herkes aynı şeyi söylüyor. 15 gün kapat. Sıfırladıktan sonra normale döndür. Yandaş müteahhitlere oluk oluk aktarıyorsun, burada kul hakkı yiyorsun. Kul hakkı yiyorsunuz” dedi.

“GEÇİM SIKINTISI YAŞIYORDUK ARTIK YAŞAM SIKINTISI YAŞIYORUZ”

Cafe çalışanı Ulaş, “İşyerlerimiz kapandı. Verilen destekler karnımızı doyuracak miktar değildi. Zaten geçim sıkıntısı yaşıyorduk artık yaşam sıkıntısı yaşıyoruz. Saraylarında yaşayanlar, bu sefaleti göremiyorlar ama biz gerçekten şu an yaşayamıyoruz. Verilen bin bin 500 lira parayla yaşayabilen var mı bilmiyorum. Zaten iki buçuk ay işyerlerimiz kapalıydı, borçlarımızı öderken yeniden kapandı. Tedbirler alınsın, işyerlerimiz açılsın diyoruz. Toplu taşımalarda bulaşmayan virüs, cafe ve barlarda mı bulaşıyor. Hayat eve sığmıyor. İnsanlar yaşam mücadelesi veremeyeceği için intihar ediyor” dedi.

Başkent Müzisyenler Kültür ve Sanat Derneği Başkanı Serkan Matoğlu, da şöyle konuştu:

“Müzik yaparken bizim üniformamız budur. Ben bu kıyafeti giymeyi özledim, 10 aydan beri giymiyorum. Biz bu ülkenin değerleriyiz. Mustafa Kemal Atatürk, ‘herkes sanatkar olamaz’ demiş. Dün bir müzisyen arkadaşımla konuştuk. ‘10 yıl çalıştım oğluma 12 bin liraya piyano aldım, dün 3 bin liraya sattım, evimde ekmeğim yoktu’ dedi. Banka gelin ödeme yapın diyor, biz hala çalışmıyoruz. Bu ülkenin üvey evlatları değiliz. Biz günlük kazanıyoruz. Türkiye’nin eğlence sektörünü biz temsil ediyoruz. Gece çalışıyoruz. Bize vereceğiniz ben lira destek için video istiyorsunuz, vermeyin.” (ANKA)