Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan, dünkü köşe yazısında 'ışıklar yanıyor' polemiğinin ardından açıklama yapan eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in sessizliğini bozmasını eleştirmişti.

Ahmet Hakan, bugünkü köşe yazısında ağır eleştiriler aldığını dile getirdi.

"Öyle bir tepki aldım ki... Kıyamet gibi" diyen Ahmet Hakan, "Madem Ahmet Necdet Sezer... Bu denli seviliyor, bu denli takdir ediliyor, bu denli benimseniyor, bu denli korunuyor... Niye Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayı olarak adı bile geçmiyor?" ifadelerini kullandı. 

Ahmet Hakan'ın yazısının ilgili bölümü şu şekilde:

“Sustu, sustu, sustu... Işık olayında konuştu” diye bir eleştiri yazdım dün Ahmet Necdet Sezer için.

Ağır bir eleştiri değildi ha!

İmbat rüzgârı gibi hafif bir eleştiriydi.

*

Hatta eleştiri bile sayılmazdı yazdıklarım.

Minnacık bir yadırgama denilip geçilecek cinstendi.

*

Öyle bir tepki aldım ki...

Kıyamet gibi.

“Sen kimsin ki Ahmet Necdet Sezer ağamıza laf ediyorsun” tonunda tepkiler bile geldi.

*

Tepkileri görünce...

Aklıma “Millet ittifakının olası cumhurbaşkanı adayları” listesi geldi.

*

O listede...

Abdullah Gül var, Ali Babacan var, Ekrem İmamoğlu var, İlhan Kesici var, Mansur Yavaş var, Muharrem İnce var.

*

Peki ama niye Ahmet Necdet Sezer yok?

*

Madem Ahmet Necdet Sezer...

Bu denli seviliyor, bu denli takdir ediliyor, bu denli benimseniyor, bu denli korunuyor...

Niye millet ittifakının Cumhurbaşkanı adayı olarak adı bile geçmiyor?

*

Denilebilir ki...

“Ahmet Necdet Sezer’in böyle bir arzusu, emeli, hedefi yok. O nedenle adı geçmiyor”.

*

Sezer’in böyle bir kararı varsa...

Tabii ki saygı duyulur.

*

Ama hiç değilse kapısı çalınamaz mı? “Bahtı kara mader” olayına girerek ikna edilmeye çaba gösterilemez mi? Hiç değilse denenemez mi?