Kondar Genel Müdürü Bekir Ağırdır, Cumhuriyet'ten İpek Özbey'e konuştu. 

Ağırdır, açıklamalarında kritik analizler yaparak MHP'nin 2021'in Mart ayında gerçekleştireceği kurultayına dikkat çekerek, "O kurultaydan sonra Türkçü kanadın billurlaşmış siyasi ideolojisi olan kısmının MHP’de ve İYİ Parti’de nasıl bir pozisyon alacaklarına dair bir karar üreteceklerini sanıyorum. İslamcılarla ya da bu iktidarla mı devam ediyoruz, başka türden bir ittifakın, başka bir hayalin peşine mi düşüyoruz" diye konuştu. 

Ağırdır'ın açıklamaları şu şekilde:

14 MADDELİK MANİFESTOYU KAÇ VEKİL BİLİYOR?

- Türkiye, insanların birbirine en az güven duyduğu ülkelerden biri. “Başkalarına güvenir misiniz?” sorusuna vatandaşların yüzde 90’ı olumsuz yanıt veriyor. Neden?

Tam bu noktada az önce sorduğunuz Kemal Kılıçdaroğlu’nun sözlerini bir vaka analizi olarak konuşabiliriz. Güveni inşa etmeniz gerekiyor. Siz doğruyu söylediniz diye bir anda güvenilir olmuyorsunuz. Doğruyu hangi kelimelerle, nasıl anlattığınız, karşı tarafın hangi duygularına değdiğiniz gibi güven inşasının bin tane katmanı ve unsuru var. Ama Türkiye insanı o noktada özellikle şuna bakıyor. Sahici misiniz? Adil misiniz? Bir vizyonunuz var mı? CHP’nin meselesi toplum ve bunu söylediği insanlarla yeni bir ilişki üretememesi. Kemal Kılıçdaroğlu daha önce de 14 maddelik bir manifesto hazırladı.

Çoğuna katılabiliriz, tartışabiliriz de… Ama mesele şurada ki: Bugün CHP’nin milletvekillerine sorsak yüzde 10’u bile Kemal Bey’in o 10 maddesini sayamayacaktır. 81 il başkanına sorsak 14 maddenin 5’ini doğru sayacak 10 il başkanı bulamayabiliriz. Ama yereldeki insanlar o il başkanına bakıyor. AKP’nin bugün geldiği tıkanıklık da budur. Sokaktan beslenen, sokaktaki ihtiyaca politika üreten bir parti yerine bir liderin iktidarını sürdürmesi uğruna her şeyi yukarıdan aşağı tasarladıkları ve gerçek hayattan koptukları bir noktadalar. Onun için maharetleri sınırlı, çünkü ne yapacaklarını da bilmiyorlar, ne yapılması gerektiğine dair ihtiyacı da duymuyorlar. 

- İttifakları konuşalım istiyorum. Özellikle MHP’nin Cumhur ittifakındaki yerini…

Karşımızda bir zihni ittifak var. Türk-İslam sentezi. Böyle okuduğum için İstanbul Sözleşmesi kavgası İslamcıların, “Türkçüler fazla öne geçti, hep onların dedikleri oluyor” hamlesidir. Tayyip Erdoğan istediği için değil onların bir ön alma isteğiyle baskı üretmesi sonucu gündeme geldi.

Hatta bana sorarsan Ayasofya da öyle. Tayyip Erdoğan bunları yapmak ister, o ayrı. Ama bir siyaset insanı olarak da o kararların üreteceği olasılıkları bilir. Türkiye’deki kadın hareketinin farkında olmayan bir siyasetçi olduğunu sanmıyorum. Ama İslamcı kanat bastırdı. Dolayısıyla Türkiye’nin geleceğini belirleyecek hikaye iktidar ittifakındaki bu çatlağın ne zaman ve hangi gerekçeyle çıkacağı. Mart 2021’deki MHP kurultayını beklemek gerekir diyorum. 

- Neden?

O kurultaydan sonra Türkçü kanadın billurlaşmış siyasi ideolojisi olan kısmının MHP’de ve İYİ Parti’de nasıl bir pozisyon alacaklarına dair bir karar üreteceklerini sanıyorum. İslamcılarla ya da bu iktidarla mı devam ediyoruz, başka türden bir ittifakın, başka bir hayalin peşine mi düşüyoruz. 

- Üçüncü bloktan mı bahsediyorsunuz?

Belki üç, belki beş, bilemem. Ama İYİ Parti’yi de kapsayan yeni bir tartışmanın başlayacağını düşünüyorum. Dolayısıyla orada iktidar blokunun desteği azalıyor. MHP ile İYİ Parti arasında siyaseten kaygıları, korkuları ortak olsa bile aralarında sosyolojik bir fark var. İYİ Parti seçmeni seküler dünyayla iç içe ve metropollerde yaşayanlar… MHP seçmeniyse muhafazakar dünyayla iç içe ve geleneksel kentlerde yaşayanlar… İYİ Parti o yüzden birdenbire yüzde 11 ile vücut bulabildi. Ve hayat metropolleşmeye devam ettiği için MHP’den İYİ Parti’ye kayma sürüyor. 

- MHP, iktidar ortağı olmaktan neden vazgeçsin?

Yeniden iktidar ortağı olabileceği bir başka düzene dair emare vardır ortada… 

- MHP’nin oyu kaç?

Baraj riski yok. Seçim yapsak yüzde 13-15 aralığından söz edebiliriz. 

- Muhalefet bloğu bir arada durmayı başarır mı?

Muhalefet ittifaklarının geleceğini belirleyecek şey bence CHP’nin nasıl yöneteceği… Oy üstünlüğü açısından CHP’yi pozisyonluyorum. Şu ana kadar her şeye rağmen kurumsal akıl ittifakı geniş tutmaya çalışıyor. Meral Hanım, yani İYİ Parti de orada ağırlığı olan bir aktör. Muhalefet şunu anlatmalı. Parlamenter sisteme geçeceğiz diyorlar. Ama seçime bu sistemle gireceğiz. Seçilecek başkan bir yılda ya da dört yılda gücünden nasıl vazgeçecek? Ya da o süreçte parlamentoda hangi yasaları nasıl değiştirecek? İttifak içinde bu konularda bir fikir birliği sağlamalı ve anlatmalılar. Muhalefetin aday üzerinden konuşmaması gerekiyor. 

- Son olarak HDP'ye yapılan operasyon, erken seçim işareti veriyor mu?

Seçime dönük ama erken seçim anlamında değil. Kürt siyasetine diz çöktürüp, muhalefet blokundan çıkmak veya seçimi boykot etmeye zorlamak istiyorlar.