Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, kabine toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu.

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:

Virüs taşıdığını bildiği halde sokağa çıkan herkes, hem yasal olarak suç işlemekte hem de büyük bir vebal altına girmektedir

Türkiye, salgının en başından itibaren küresel çapta örnek gösterilen ülkeler arasında yer almıştır. 

Kendi aşımızı üretme yolunda hızla ilerliyoruz. 

İnşallah önümüzdeki yılın ilk aylarında aşımızı milletimizin hizmetine sunmayı planlıyoruz. 

Hamdolsun devletimiz her bakımdan güçlüdür. Vatandaşlarımız bireysel sorumluluklarını yerine getirdikleri müddetçe Allah'ın izniyle bu işin altından kalkarız.

Tarih boyunca bize büyük mücadeleleri zaferler neticelendiren milletimizin inşallah bu sağlık krizini de yeneceğine tüm kalbimle inanıyorum.

Bu çerçevede şu hususları kamuoyumuzla paylaşmak istiyorum:

Maske ve mekan denetimlerinde uygulanan cezaların bazı kamu kurumlarında yapılacak işlemler öncesi ödenmiş olması mecburi hale getirilecek. 

İl Hıfzısıhha kurulları gerektiğinde karar alıp uygulayabilecek,

Kafe ve restoranların denetimi sıklaştırılacak. 

İzolasyonda olan kişilerin kurallara uyup uymadıkları daha yakından takip edilecek.

Çeşitli ülkeler tarafından geliştirilen ve son aşamaya gelen aşıların Türkiye'deki çalışmaları yakından takip edilmektedir. 

İl bazında 65 yaş ve üzeri vatandaşlarımızın ulaşımı için sınırlama yapılabilecektir. 

Karşılaştığımız tabii afetler sonrası milletimize verdiğimiz sözleri birer birer yerine getiriyoruz. 

Yol medeniyettir. Yolu olmayan medeniyetten bahsetmesin. 

Ekonomimize yönelik sinsi tuzakları birer birer boşa çıkartıyoruz.

Yarın BM 75. Genel Kurulu başlıyor. BM tarihinde ilk defa ülkemizden bir isim, eski bakanlarımızdan Volkan Bozkır Genel Kurul Başkanı olarak görev yapıyor. Bu vesileyle Sayın Bozkır'a görevinde başarılar diliyorum. Şayet salgın sıkıntısı olmasaydı biz de yarın genel kurulda ülkemizi temsil edecek heyetin başında olacaktık. 

BM, salgın sürecinde sınıfta kaldı. Salgının varlığını dahi ancak haftalar sonra kabul eden BM, salgınla mücadele için gereken tedbirlerin alınması, ihtiyaçların karşılanması konusunda hiçbir varlık ortaya koyamadı. 

Ekonomimizi yıkmak için oynanan sinsi oyunları tespit ettikçe gerekli tedbirleri süratle aldık. 

Demokrasimize 15 Temmuz'da sahip çıkarak, ardından yönetim sistemimizi tarihimizde ilk defa meşru yöntemle değiştirerek bu alandaki rüştümüzü ispatladık. Son olarak salgında ülkemizin hizmet altyapısının kendisi ve dostları için ne derece önemli olduğunu gösterdik. Artık hiç kimse 2053 vizyonu, 2071 vizyonu dediğimizde bunu geçiştirmiyor. Türkiye'nin bu vizyonlarını bir şekilde hayata geçireceği inancı dostlarımızda da düşmanlarımızda da giderek güçleniyor.