BÜYÜK Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Türkiye ivedilikle ve behemehal Yunan Cumhurbaşkanı'nın veya başka üst düzey yetkilinin ihtilaflı veya bize ait olan adalara Yunan ziyaretine izin vermeme yönünde adım atmalı" dedi.

BBP lideri Destici, partisinin genel merkez binasında düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmede bulundu.

Destici, İsrail ile Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn arasında varılan 'ilişkilerin normalleştirilmesine' yönelik anlaşmaların, İslam dünyası adına acı verici hadiseler olduğunu bildirdi.

Destici, "Bütün İslam alemi, kim gerçekten Müslüman'ın yanında, kim mazlumun yanında, kim işgalin karşısında, kim zalimin karşısında, kim zalimle beraber çok açık ve net bir şekilde gözüktü" dedi.

'BU ADALAR SİLAHLANDIRILAMAZ'

Destici, Oruç Reis gemisinin Antalya Limanı'na geri döndüğünü belirterek, "Gerekçe bakım, bunun yanında iyi niyet ve müzakere sürecine katkı olarak açıklandı. Yunanistan bu olayı aktif diplomasinin zaferi olarak değerlendirirken, aynı gün Türkiye'ye ait Karaada başta olmak üzere bazı ada ve adacıklara asker ve mühimmat yığmaya devam etti. Yunanistan Cumhurbaşkanı ihtilaflı ve Türkiye'ye ait adalara ziyaret düzenleyip, savaş çığırtkanlığına devam ediyor. Yapılması gereken şu; Türkiye ivedilikle ve behemehal Yunan Cumhurbaşkanı'nın veya başka üst düzey yetkilinin ihtilaflı veya bize ait olan adalara Yunan ziyaretine izin vermeme yönünde adım atmalı. Türkiye'nin hakkı olan Yunanistan'ın gasp ettiği ve etmeye çalıştığı 150 küsur kayalık ve adacıklar mevcut, bunlar burnumuzun dibinde. Bu adalar, Lozan'ın 16'ncı maddesine göre işlem görmek zorunda olan adalardır. Bu adalar silahlandırılamaz. Bu adalar üzerinde kimse hakimiyet ilan edemez" diye konuştu.

'FRANSA'DAN VE ABD'DEN ŞİKAYETÇİ OLMALIYIZ'

Destici, Türkiye'nin Yunanistan ile Doğu Akdeniz'de müzakere edeceği bir konunun olmadığını söyleyerek, şunları kaydetti:

"Yunanistan ile müzakere edersek; Türkiye ile Libya arasında imzalanan münhasır ekonomik bölge (MEB) anlaşması ortadan kalkar. Doğu Akdeniz politikamız, Allah korusun Libya politikamız çöker. Bu nedenlerden ötürü her şeyden önce Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni acilen toplantıya çağırmamız gerek. Fransa'nın provokasyonlarını ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin silahsızlanmasının kaldırılmasını kanıt olarak göstererek, Fransa'dan ve ABD'den şikayetçi olmalıyız. Diplomatik notalar sürecine bir an önce start vermeliyiz. Diplomasiyle saha çalışmasını birlikte yürütmemiz elbette doğru olan bir strateji. Ama önceliğimiz ve kırmızı çizgilerimiz üsteki kaygı ve önerilerimizde vurgulamaya çalıştığımız hususlar olmalıdır. Karşımızda AB, Arap Ligi, güvenilir olmayan sözde müttefik ABD ve sinsi Rusya gibi ülkeler var."