Lübnan'da meydana gelen, 158 insanın yaşamını yitirdiği ve 6 binden fazla insanın yaralandığı patlamanın ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Beyrut'a gitti.

Sözcü gazetesi yazarı bu ziyareti, 'şov' olarak değerlendirdi. 

Çölaşan, "Bizimkiler bu parasal kazanca talip olduklarını şimdiden açıklıyor!" diye konuştu.

Çölaşan, yazısında şunları kaydetti:

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, iktidarın eline geçen şov fırsatını değerlendirmek amacıyla hemen Beyrut'a gittiler.

Gösterinin en önemli ayağı orada hazırlanmıştı:

Sokakta kendilerini 30 kişilik büyük (!) bir kalabalık karşıladı.

Bazılarının eline Türk Bayrağı tutuşturulmuştu…

Nasıl bağıracakları önceden öğretilmişti…

Bağırmaya başladılar:

“Şükran Turkiya, en büyük Tayyib!..”

Ortada fol yoktu yumurta yoktu ama arkadaşlar bağırtılıyordu!

★★★

Neyse, iki değerli büyüğümüz aynı gün Türkiye'ye dönüş yaptılar…

Ve medyaya konuştular.

Fuat Oktay: “Lübnan'da gönülden gönüle duygu seli yaşadık. Coşkulu bir Tayyip Erdoğan ve Türkiye sevgisi gördük. Yaraları birlikte saracağız.”

Mevlüt Çavuşoğlu: “Yaraların sarılması ve yeniden kalkınma için Türkiye ile çalışma yolunda büyük istekleri var.”

Sonra şunu söylüyorlar…

Mersin ve İskenderun limanlarını, işlemez hale gelen Beyrut Limanı yerine kullansınlar…”

★★★

Sevgili okurlarım, bu sözleri duyunca insanın aklına ister istemez bazı sorular geliyor.

Diyelim ki bu iki limanı Lübnan halkının kullanması için açtınız. Bu işten para alacak mısınız?

Evet…

Mutlaka alacaklar.

Bunların parasız bir iş yapması asla mümkün değildir.

Olay soğuyunca Lübnan hükümetine çağrıda bulunup “Şimdi pamuk eller cebe beyler, limanı kullanan parasını verir” diyecekleri kesin.

Yani bu işi öyle Kızılay menfaatine falan yapacak değiller.

★★★

İkincisi, harabeye dönüşen Beyrut'ta yapılması gereken bir sürü iş var.

Altyapı yapılacak, yollar açılacak, enkaz kaldırılacak, binalar onarılacak falan filan…

Bizimkiler bu parasal kazanca talip olduklarını şimdiden açıklıyor!

Ama unutmasınlar, orası Kaddafi'nin Libya'sı değil.

Zamanında Libya'nın parası boldu, büyük yatırımlar dışında bizim uyanık tüccarları paraya boğuyordu.

Hatta bir seferinde Libya, bir tek firmadan 12 milyon adet deri cüzdan, 16 milyon adet deri kemer satın almıştı!

Rüşveti veren malını kakalıyordu.

★★★

Türkiye'yi şu anda yönetmekte olan sözüm ona tüccarlar şunu iyi bilmeli…

Dünya artık eski dünya değil.

Elin oğlu Lübnan'ın zaten kıt olan olanaklarını öyle önüne gelene yedirmez.

ABD, Fransa, İngiltere, Çin, Japonya, Rusya, Arap ülkeleri ve belki de İsrail, şimdi hepsi aç kurtlar gibi sırada…

Bu işler öyle üç beş kişiyi ellerine Türk Bayrağı verip bağırtarak, nutuk atarak, yandaş medyaya demeçler vererek, gelecek paraların hayali ile “Limanlarımız Lübnan'ın hizmetindedir” diyerek çözülmez.

Bu palavraları bizde birileri yiyebilir de, elin oğlu pek yemez.