CHP Parti Meclisi (PM) üyesi Aylin Nazlıaka, CHP 37. kurultayında Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıkladığı ‘İkinci Yüzyıla Çağrı Beyannamesi’nin evrensel değer taşıdığını belirterek “Bu beyanname içerik olarak tarihi önem taşıyor. Kamucu, halkçı sosyal devlet anlayışını bugünün dünyasına göre yeniden tarif ediyor. Bir kişinin iki dudağı arasından çıkan her söze kutsiyet atfedildiği tekçi bir anlayıştan kurtulup eşit, adil ve demokratik bir sosyal devlet düzenine geçmek hiç de hayal değil. Şu son birkaç aylık tablo dahi, tarihi manifestomuzun ihtiyacına işaret etmektedir” dedi.

‘ANALİZ SÜRECİ YAŞANDI’

CHP’nin iktidar vurgusu yaptığı 37. olağan kurultayında, Kemal Kılıçdaroğlu’nun anahtar listesinde yer almamasına karşı 515 oy alarak PM’ye giren Aylin Nazlıaka, Cumhuriyet’e konuştu.

Pandemi koşullarında gerçekleştirilen kurultayın yine de heyecanlı geçtiğini söyleyen Nazlıaka, “Partililerimiz ve kurultay delegelerimiz yoğun bir analiz süreci yaşadı. Kime neden oy vereceğini değerlendirerek partimizin yönetim kadrolarını seçti. Kurultayımız, içerik olarak sadece ülkemize değil tüm dünyaya da mesaj niteliğindedir. Türkiye’nin üzerine bir karanlık gibi çöken, kendisinden olmayan herkesi ve her kesimi yok sayan AKP iktidarına karşı, CHP’nin halkın umudu olduğunun ve iktidara geldiğinde uygulayacağı politikaların ilanı oldu. Bundan sonra bizlere ve örgütümüze düşen görev; ilk seçimlerde partimizi iktidara taşımaktır” ifadelerini kullandı.

Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun açıkladığı ‘İkinci Yüzyıla Çağrı Beyannamesi’ne de değinen Nazlıaka, “Genel Başkanımızın açıkladığı bu beyanname içerik olarak tarihi bir önem ve anlam taşıyor. Kamucu, halkçı ve sosyal devleti bugünün dünyasına göre yeniden tarif ediyor. Bir kişinin iki dudağı arasından çıkan her söze kutsiyet atfedildiği tekçi, köhne, gerici bir anlayıştan kurtulup hep birlikte nefes aldığımız, ayrılığın gayrılığın olmadığı, kadınla erkeğin eşit temsil edildiği, nefret suçlarının olağanlaştırılmadığı, gençlerin gelecek kaygısı duymadığı, işçimizin, emekçimizin sömürülmediği bir sosyal devlet düzenine geçmek hiç de hayal değil. İşte tam da burdan hareket ile ‘İkinci Yüzyıla Çağrı Beyannamesi’ yeni bir anayasa ve güçlendirilmiş demokratik parlamenter sistemle başlıyor ve hemen ikinci maddede, Türkiye’nin toplumsal barışı, huzuru, bütün kimliklerin özgürce kendisini ifade edebildiği bir ülke olması ile devam ediyor. Aslında bu iki maddeye bakmak dahi ana çerçeveyi gösteriyor” diye konuştu.

‘KARŞILIK BULACAK’

Kılıçdaroğlu ile birlikte Türkiye’ye gerçek demokrasiyi getireceklerini anlatan Nazlıaka, şunları söyledi: “Ülkemizde kimse; kimliğinden, kökeninden, cinsiyetinden kaynaklı ötekileştirilemez. Bu tam da ihtiyacımız olan şeyin ilanıdır! AKP iktidarı, ceberrut anlayışıyla yıllardır kendinden olmayanı ötekileştiriyor. Kadın milletvekilleri aracılığıyla kadınlara hakaret edecek kadar acziyet içerisine düşmüş durumdalar. İstanbul Sözleşmesi’nin tartışılması, ucube yazarları kanalıyla hilafeti tartıştırmaları, sosyal medyayı yasaklamaları, kişisel hak ve özgürlüklerimize saldırıları tam da bu tükenmişliklerinin ürünüdür. Düşünün; AKP Genel Başkanı sosyal medya üzerinden dislike edildi diye günlerdir, haftalardır gençlerimize ve gençlerimizin ilgi alanlarına doğrudan müdahale ediyor. Şu son birkaç aylık tablo dahi, tarihi manifestomuzun ihtiyacına işaret etmektedir. Bizlere düşen görev, manifestomuza sahip çıkmak ve tüm Türkiye ile buluşturmaktır. Tarihi bir sorumluluk üstlendik. Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun liderliğinde CHP, ülkeyi yeniden gerçek demokrasiye kavuşturacaktır. Millet İttifakı ile yerel seçimlerde nasıl başarı elde ettiysek, şimdi üzerine daha da koyarak iktidara geleceğiz. Bu ittifak, özlenen sosyal devlet yapısını ülkemize armağan edecektir. Yerel seçimlerde Millet İttifakı’na oy veren, güvenen halkımız pandemi sürecinde doğru karar verdiğini gördü ve yaşadı. Bu dönemde belediye başkanlarımızı çalıştırmamak için her türlü zorbalığı yapan AKP iktidarı ve ortakları gördü ki halkımızın iradesinden daha büyük bir gerçeklik yoktur. Şimdi bizlere düşen görev, yerellerden aldığımız bayrağı genelde iktidara taşımak ve halkımıza umut olmaktır” ifadelerini kullandı.