AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçen yıl kendisine Ayasofya'nın yeniden ibadete açılması konusunda yapılan çağrılara 'ben bu oyuna gelmem, önce Sultanahmet'i doldurun' yanıtı verirken bir anda Ayasofya'nın ibadete açılmasına neden karar verdiği sorusu gündeme geldi.

Hürriyet Ankara Temsilcisi Hande Fırat, bugünkü yazısında bunun nedeninin bir anket olduğunu öne sürdü.

Hande Fırat'ın yazısı şöyle:

O GÜN ÖYLE DEDİ, BUGÜN NİYE İBADETE AÇTI?

Ayasofya’nın ibadete açılması kararı ardından, en çok Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daha önce söylediği “Yan tarafta Sultanahmet’i dolduramayacaksın. Ayasofya’yı dolduralım diyeceksin. Büyük Çamlıca Camisi yaptık. 4-5 tane Ayasofya eder. Bu oyunlara gelmeyelim” sözleri tartışma konusu oldu. 2019’daki bu sözler için “Ne oldu da bir yılda değişti” yorumları yapıldı. Kimine göre erken seçim, kimine göre taban konsolidasyonu idi. Ancak konunun seçimle bir ilgisi olmadığını, erken seçimin de gündemde bulunmadığını AK Partili yetkililer söylüyor. Bu eleştirilere yanıtlara gelince:

Konu bir milli egemenlik meselesidir. Ayasofya konusunda Türkiye yıllardır bir baskı ile karşı karşıya idi. Ancak bu baskıyı göze alınca, başa çıkabileceğini, gücü yetebileceğini düşününce, 2019 söylemi geride bırakıldı. Kısacası Erdoğan, Ayasofya’nın cami statüsünü alması için konjonktürü uygun buldu.

Ayrıca 2016 yılında açılan davada karar günü yaklaşınca, AK Parti anket çalışması yaptırdı. Ayasofya’nın açılması isteğinin yüksek çıktığı o anket MYK’da Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sunuldu ve Kariye Camisi örneği hatırlatıldı.

ATATÜRK İLE Mİ HESAPLAŞIYORLAR?

Kararla AK Parti’nin Ulu Önder Atatürk ile hesaplaştığı, laiklik ilkesinden uzaklaştığı gibi iddialar da dile getirildi. Bu iddialara AK Partili yetkililer tepki gösteriyor:

Atatürk’ün ilke ve inkılapları ile hesaplaşma iddiaları yalandır.

Devletler farklı konjonktürlerde farklı kararlar verebilirler. Kararları zamanın şartları ile değerlendirmek gerekir.

KİLİSE NEDEN CAMİYE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ?

Bu soru, bazı yazılarda ve sosyal medyada karara yönelik eleştirilerin başında geliyor. Gelelim bu eleştirilere verilen yanıtlara:

Kiliseyi camiye dönüştüren, İstanbul’un fethinin ardından Fatih Sultan Mehmet. O tarihten beri Ayasofya, cami. Yani Cumhurbaşkanı Erdoğan bir kiliseyi camiye çevirmiş değil.

TAPUDAKİ İMZA

Üstelik Ayasofya 1934 yılında müze statüsünü alırken, 1936 yılında çıkarılan tapuda “cami” yazıyor. Tam ifadesiyle “Ayasofya Kebir Camii Şerifi”. Bir ayrıntıya daha dikkatinizi çekeyim: Belgede imzası olan Tapu Müdürü Fikret Sinirlioğlu. Türkiye’nin BM Daimi Temsilcisi Feridun Sinirlioğlu’nun babası...