Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, tutuklu eski MİT mensubu Enver Altaylı hakkında “casusluk ve örgüt yöneticiliği” suçlamasıyla dava açtı. İddianamede, Altaylı’nın, 2008’de Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) lideri Fethullah Gülen’e “Muhterem Efendim” diyerek yazdığı mektuplar da bilgisayarında ortaya çıktı.

 

 

Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, bugünkü köşe yazısında söz konusu olaya değindi. Selvi, Necip Hablemitoğlu cinayeti ve Hakan Fidan'ı örnek göstererek, "Her üç olayın kesişme noktasının MİT olması size tuhaf gelmiyor mu?" diye sordu. 

 

Selvi'nin yazısının ilgili bölümü şu şekilde:

ESKİ MİT’çi Enver Altaylı’nın Kaşif Kozinoğlu hakkında FETÖ’ye yazdığı mektup ortaya çıktı. Altaylı, Kozinoğlu’nun MİT müsteşarı olmaya çalıştığını belirtip “Eğer böyle bir şey olursa felaket olur” diyor. Peki bu mektuptan sonra ne oluyor? Cezaevine sağ olarak giren Kozinoğlu’nun dışarıya ölüsü çıkıyor.

Bu mektup çok önemli. Neden? FETÖ’nün AK Parti’ye yönelik ilk operasyonu neydi? 7 Şubat’ta MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ı içeri almak istemişlerdi. Hakan Fidan içeri girse bakalım sağ çıkabilecek miydi? Bir soru daha. AK Parti dönemindeki ilk faili meçhul cinayet neydi? Necip Hablemitoğlu suikastı değil mi? Peki Hablemitoğlu neyle mücadele ediyordu? Gülen’le. Hablemitoğlu’nun da MİT müsteşarı olmak istediği söyleniyordu. Her üç olayın kesişme noktasının MİT olması size tuhaf gelmiyor mu?