İstanbul Esenyurt, Bakırköy, Tekirdağ, Çanakkale bölgelerinde 196 kişinin yedikleri ıspanaktan zehirlenmesi olayı TBMM gündemine taşındı.

HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde “Zehirlenmeye neden olan gıda ürünleri kontrol altına alınmış mıdır; Avrupa ülkelerinin ‘zehirli’ diyerek geri gönderdiği gıda ürünlerinin Türkiye’nin iç piyasasına sunulduğu iddiaları doğru mudur” diye sordu.

Filiz Kerestecioğlu’nun soru önergesi şöyle:

Dün, Esenyurt, Bakırköy, Tekirdağ, Çanakkale bölgelerinde yüzlerce yurttaş ıspanak yedikten sonra mide bulantısı, baş dönmesi ve kusma şikayetiyle hastanelere başvurmuştur. İstanbul Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, yaptığı açıklamada zehirlenmeye ıspanaklara karışan patlıcangiller familyasından, atropin ve scopalamin içeren yabancı otların neden olduğunu öne sürmüştür.

Ancak konuyla ilgili açıklama yapan uzmanlar, bu kadar çok ve yaygın bir zehirlenme söz konusu olduğunda, vakaların hepsine yabancı bitkilerin karışmış olma ihtimalinin düşük olduğunu, sulama suyuna, çevredeki ilaç endüstrisi kaynaklarından atropin ve scopalamin karışması sonucu veya Salmonella ve E.coli gibi bakterilerin bulaşmasıyla zehirlenmelerin yaşanmış olabileceğini ifade etmektedir. 

Gıda zehirlenmeleri, gerekli önlemler alınmaz ise ölüme sebebiyet verebilen, çok ciddi bir sorundur. Geçtiğimiz günlerde 4 yaşında bir çocuk Kayseri’de yol kenarından satın aldığı bir nardan zehirlenerek hayatını kaybetmiş, 2 gün önce ise Kırıkkale’de 40 yurttaş dönerden zehirlenmiştir. Sağlık Bakanlığı verilerine göre; ülkemizde her yıl yaklaşık 5 milyon kişi besin zehirlenmesi problemiyle karşılaşmaktadır. Yaşanan zehirlenme vakaları ve Türkiye’den ihraç edilen gıda ürünlerinin standartlara uymadığı gerekçesiyle ard arda ülkemize geri gönderilmesi, gıda güvenliği ve halk sağlığı için yeterli önlemlerin alınmadığını göstermektedir.

Türkiye’den Rusya’ya ihraç edilen 370 ton mandalina, içinde canlı haşere çıktığı için Rusya’dan geri gönderilmiş; aynı durum çilek, domates gibi birçok tarım ürününde de yaşanmıştır. Üstelik geri dönen ürünlere ne yapıldığı yurttaşlara gerekli açıklamalar yapılmadığı için bilinmemekte; iddialara göre, birçok ürün iç piyasada tüketilmektedir.

Bu bağlamda;

Hangi illerde, kaç yurttaş ıspanak yedikten sonra zehirlenmiştir?

Zehirlenme şikayetiyle hastanelere başvuran yurttaşların sağlık durumu nasıldır?

Zehirlenmeye neden olan bitkiler nerede üretilmiştir? Söz konusu tarlalarda en son ne zaman denetim yapılmıştır?

Zehirlenmeye neden olan gıda ürünleri kontrol altına alınmış mıdır?

Zirai ilaç kalıntılarının, çevredeki ilaç endüstrisi kaynaklarından atropin ve scopalamin gibi kimyasalların veya Salmonella ve E.coli gibi bakterilerin gıdalara bulaşması nedeniyle yurttaşların zehirlenmiş olabileceği iddiaları Bakanlığınız tarafından araştırılmış mıdır?

Zehirlenmeye neden olan ıspanakların kütle spektrometri cihazı ile yapılmış bir analiz sonucu bulunmakta mıdır? Eğer gerekli bu analiz yapıldıysa aynı raporda pestisit veya başka kimyasallar tespit edilmiş midir?

İklim krizinin de yol açacağı mikrobiyolojik gıda güvenliği sorunları, özellikle de salgın hastalıklara yol açan bakterilerle ilgili Bakanlığınızın bir yol haritası mevcut mudur?

Gıda uzmanlarının enfeksiyon hastalıklarının görülme sıklığının artacağına dair uyarıları dikkate alınarak, olası acil durumlar için neler yapılabileceği ve ne gibi önlemlerin alınması gerektiğine dair Bakanlığınızın bir çalışması var mıdır?

Avrupa ülkelerinin ‘zehirli’ diyerek geri gönderdiği gıda ürünlerinin Türkiye’nin iç piyasasına sunulduğu iddiaları doğru mudur?

Yurttaşların bilgi edinme hakkını gözeterek, gıda güvenliği konusunda kamuoyuna düzenli bilgilendirmeler yapmayı düşünüyor musunuz?