Bağımsız Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz, "ABD, Kürt meselesini kendi beslediği taşeron şirketlerle kaşıyıp Türkiye'ye karşı bir silah olarak kullanmaya devam edecektir." dedi.

Yılmaz, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, Barış Pınarı Harekatı'na ilişkin Türkiye ile ABD arasındaki mutabakatın ABD'nin cingözlüğü sebebiyle sekteye uğramamasını ümit ettiğini söyledi.

ABD'nin terör örgütü PKK'yı bu kadar himaye etmesinin bölge için ciddi riskler taşıdığını ifade eden Yılmaz, "Şunu açıkça söyleyebiliriz ki Türkiye, ABD tarafından açıkça tehdit edilmiştir." diye konuştu.

Öztürk Yılmaz, uluslararası toplumun farklı kesimlerinin terör örgütü PKK'ya yardım konusunda bir araya gelmesinin, üzerinde durulması gereken bir konu olduğunu dile getirerek, "Türkiye, PKK ile askeri mücadelesini yaparken diplomatik olarak uluslararası toplumu aydınlatma noktasında başarısız olmuştur. Uluslararası toplum pek çok haberi PKK kaynaklı kanallardan aldı. Bu da Türk diplomasisinin ne kadar yetersiz olduğunu açıkça göstermektedir." değerlendirmesinde bulundu.

ABD Başkanı Donald Trump'ın mutabakat sonrasındaki "Milyonlarca insanın hayatı kurtulacak" paylaşımının son derece manidar olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Ne demek 'Milyonlarca insanın hayatı kurtulacak'? Türk askeri bölgedeki yerel halka zarar mı verdi? Terörle mücadele yapılmasın mı?" dedi.

Mutabakat anlaşması sonrasında ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence'in, "PKK'ya Suriye Demokratik Güçleri adını taktıklarını ve ilişkilerinin devam edeceğini" söylediğini belirten Yılmaz, şöyle devam etti:

"Bu mücadele o zaman benimle senin arandaki bir mücadele. Benimle senin taşeronların arasındaki bir mücadele. Özellikle Türkiye'nin, bu işin insani boyutuna harcadığı çabayı mutlaka uluslararası toplumun dikkatine sunması lazım. Suriye konusu çok uzun sürecek. Artık başka bir aşamaya geçilmiştir.

30 kilometre sınırımızın altında bir PKK yapılanması devam edecek. Suriye, şeklen bu bölgelerde var olacak, ABD ise sadece güvenli bölge denilen yerden çıktığını ilan edecek. Mutabakata baktığınızda güvenli bölgenin kontrolü Türkiye'de olacak ama 'Birlikte çalışacağız.' diyor. ABD oradan elini çekmiyor. Oradaki IŞİD'liler konusunda da 'Birlikte çalışacağız.' diyor. Ayrıca her ne kadar oradaki birliklerini çektiğini söylese de aslında çekilmiyor.

Ezcümle Türkiye yalnız kalmıştır. İç kamuoyunda bazı PKK sevicileri bu olayı farklı takdim etmişlerdir. Türkiye'nin bu operasyonu ABD'nin baskısıyla ya da korkusuyla durdurduğu algısı maalesef oluşturulmuştur. Türkiye'nin mutlaka ama mutlaka orada yaşayan Kürt kardeşlerimizin selameti ile ilgili yeni bir strateji oluşturup bu kartı PKK'yı taşeron olarak kullanan devletlerin elinden alması gerekiyor.

ABD, kim ki Kürtlere sahip çıksın. Biz bin yıldır aynı topraklarda yaşıyoruz. Bu vatanı birlikte kurmuşuz ama ABD, Kürt meselesini kendi beslediği taşeron şirketlerle kaşıyıp Türkiye'ye karşı bir silah olarak kullanmaya devam edecektir."